Habertürk’te canlı yayına konuk olan Kemal Kılıçdaroğlu’na AKP’li isimler bağlandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk’te Fatih Altaylı’nın Teke Tek programının canlı yayın konuğu oldu. Kılıçdaroğlu’nun konuk olduğu program son dönemde rastlanmayan olaylara da neden oldu. Kılıçdaroğlu’nun bazı iddialarıyla ilgili canlı yayına önce Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop katıldı. Ardından da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu telefonla canlı yayına katılarak, iddialara cevap verdi.
Tele1’de yer alan habere göre, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk yayınında Teke Tek programında Fatih Altaylı’nın sorularını cevapladı. Programda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde başlatılan teftişe ilişkin Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun görevden alınmasına ilişkin soruya ise “Böyle bir ihtimal görmüyorum. AKP içerisindeki vicdan sahibi kişiler bile bunun olmaması gerektiğini söylüyor” yanıtını verdi.
Kılıçdaroğlu MEB ziyaretine ilişkin konuşurken, “TBMM Başkanı devreye girmeliydi” dedi, bunun üzerine TBMM Başkanı Mustafa Şentop yayına bağlandı. Şentop, “Siz çok özel bir şey planlamışsınız, yapın. Ama kalkıp planınıza malzeme olmayan Meclis Başkanı’nı suçlayamazsınız” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreteri olduğu dönemde yolsuzluk yaptığı iddia etti. Şentop’un ardından Karaismailoğlu da canlı yayına bağlandı. Karaismailoğlu, Kılıçdaroğlu arasındaki tartışmada tansiyon yükseldi, bakan yayından ayrıldı.
KARAİSMAİLOĞLU’NA YOLSUZLUK SUÇLAMASI
Kılıçdaroğlu, “Şimdi Ulaştırma Bakanlığı yapan kişi eskiden İBB’de Genel Sekreter Yardımcısıydı. İş olmuş gibi tutanak tutuyor, düzenliyor, adama para veriyorlar. İhale yok, bina da yok. İhale yapılmış gibi tutanağı tutup adama para veriyorsunuz. Bunun hesabı sorulacağına bu adamı bakan yapıyorsunuz. Belgeler var, imzası var. Getirdiniz, bakan yaptınız, ne oldu? Dokunulmazlığı oldu. Kimsenin hakkını yemek istemem. Müfettiş olmak kolay değildir. Herhangi partiye sempatisi olabilir. Müfettişin vicdan taşıması lazım. Olaylara bakacak, soru soracak, tabii ki Ekrem Bey’e değil; ilgili kişiye soracak. Olayların birilerinin beklediği noktaya ulaşacaklarını hiç sanmıyorum. Bunu AK Parti’nin içindekiler de söylüyor zaten. Ben müfettişlerin bir talimatla bu işi gidelim, soruşturma açalım, Ekrem Bey’i görevden alalım, böyle bir şey işin doğasına aykırı, mümkün değil” dedi.
ŞENTOP YAYINA BAĞLANDI: DOĞRU DEĞİL
Kılıçdaroğlu diyor ki, ‘ben Milli Eğitim Bakanı’ndan randevu istedim vermedi. Şentop araya girmeliydi, girmedi Saray’dan talimat aldı.’ Ben TBMM Başkanı’yım. Milletvekillerinin iç tüzük haklarının neler olduğunu çok iyi biliyorum. Ama milletvekillerinin yaptıkları işlerle ilgili her zaman Meclis başkanı yanında, taleplerini karşılayacak bir makam değildir. Meclis Başkanının günlük siyasi malzemeleri olarak kullanılmasından rahatsızım. TBMM Başkanı’ndan bu talepte bulunmak doğru değildir.
KILIÇDAROĞLU: BEN RANDEVU AYARLASIN DEMEDİM
Ben randevu ayarlasın demedim. Ben gerçek anlamda parlamentoda başkanlık yapan birinin milletvekillerinin haklarını koruması gerektiğini söylüyorum. Vatandaşlarımız randevu almadan gelebilir diye yazan TÜİK’e de gittim, almadılar.
ŞENTOP: SİZ ÇOK ÖZEL BİR ŞEY PLANLAMIŞSINIZ
Ben gerçek Meclis Başkanı’yım. Ben gerçek Meclis Başkanı değilsem, Kılıçdaroğlu’nun gerçek Genel Başkanı olup olmadığı tartışmalıdır. Sayın genel başkan daha önce birçok milletvekilinin gittiği görüştüğü bakanlıktan bahsediyoruz. Siz çok özel bir şey planlamışsınız, yapın. Yüzlerce milletvekili gitmiş. Kimseye engel olmamış ama siz özel bir planlama yapıyorsunuz. Ama siz kalkıp planmanıza malzeme olmayan Meclis Başkanı’nı suçlayamazsınız.
TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu canlı yayına katıldı. İşte yaşana diyalog:
ADİL KARAİSMAİLOĞLU DA CANLI YAYINA BAĞLANDI
Karaismaoğlu: Bir muhalefet lideri sayın Kılıçdaroğlu, kötü siyasete bizleri alet etmek istiyorlar. Kendi söylediklerinde çelişiyor. Genel Sekreter Yardımcısı tutanak tutmaz zaten. Bütün İstanbul beni tanıyor. Oturduğunuz yerden iftira atmak çok ayıp. Sizin temsil ettiğiniz kitle var. Siz belediye çalışanları için namus sözü vermiştiniz, onu hatırlatmak lazım. Yazıktır, kul hakkı vardır. Biz Anadolu çocuklarıyız, üzülüyorum. Milyonların önünde bu iftirayı atamazsınız. Bu iftiralar sayesinde hiçbir yere gelemezsiniz. Lütfen kendinize gelen. İstanbul Havalimanı 10 milyar Euro’ya yapılmıştır, devletin kasasından kuruş çıkmamıştır. 25 yıl devlete 22 milyon Euro kira verilecektir. Bunların hepsi açıktır. Bu işi yapabilecek olan firmaların müracaat edip, yarışma sonucu alınmıştır. İşletmeci teklifini verir. Finans maliyetini hesaplayarak teklif verir. Kamu menfaati açısından en iyi teklif kim verirse kabul edilir. Genel başkan benim büyüğümdür. Aslı astarı olmayan, belgesi olmayan bir şeyi söylemesi bizi üzmüştür. Dava edilmiştir geçtiğimiz cuma günü. Hesabına verecektir.”
Kılıçdaroğlu: Önümde bir yazı var. Uydurma muydurma bilmem.
Karaismailoğlu: Genel Sekreter Yardımcısı tutanak mı tutar? Lütfen beni kötü siyasetinize alet etmeyin. Biz SSK yönetmedik. 25 yıldır İBB’nin nereden geldiği ortada. Böyle bir şey olabilir mi? Genel Başkan o kadar hassas ise mevcut belediyeden hesap sorsun.
Kılıçdaroğlu: İçişleri Bakanlığı müfettişleri gelse savcıdan bu belgeyi alsa.
Karaismailoğlu: Bu bir iddiadır. Kendisi de söylüyor. Yolsuzluk yaptı diyor, yakışıyor mu bir genel başkana. Bu zaten iddia zaten.
Kılıçdaroğlu: Şimdi Saray da bizi dinliyor. Onun da bağlanmasını istiyorum. Ben belgesiz konuşmam. Elimde belge var. Bu belge uydurma,yanlıştır diyebilirler. Devletin bütün elemanlarını devreye koysunlar.
Karaismailoğlu: Siz gidin belediye otobüsleri neden yolda kalıyor, hastane yolunu niye yapmadın diye belediye başkanından hesap sorun. Levazım Tüneli niye duruyor diye hesap sorun. Şu anda Dolmabahçe Tüneli’nden 60 bin araç geçiyor. Bu tünel yapılınca o kadar araç geçecek.
Kılıçdaroğlu: Bu bir belgedir, iddia değildir. Tarih ve numara da vereyim. Sayın Bakan ona da baksın. Belgesi var tutanak var. İçişleri Bakanı gelsin el koysun. Niye el koymuyor. Bu netameli bir iş, birilerine dokunacak. Görevlendir müfettişe. Bu iddiayı taşıyan kişi bakanlık yapamaz. Olay savcılıkta. Mutlaka bir ödeme yapılmıştır, yapılmadığı takdirde suç işlenir. Yapılmayan işe para verirseniz olur mu? Siz İBB’nin Cumhurbaşkanlığına kaç araç tahsis ettiğini biliyor musunuz? AK Parti’ye, Bakanlara, vakıflara niçin araba tahsis edilir. Bu milletin, fakir fukaranın parası çarçur edilir mi? Efendim bunlar iddia. Ne iddiası kardeşim. Plaka var, tahsis var. Ne iddiası Allah aşkına! Çıksın saraydaki zat ‘Biz araç tahsisi istemedik’ diye söylesin. Plakaları tek tek önlerine koyacağız. Resmi yazı var. Bakanlıklara resmi yazı var.