HDP'den Abdulhamit Gül'ün görevi bırakmasına tepki geldi!

HDP'den Abdulhamit Gül'ün görevi bırakmasına tepki geldi!
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün görevden affını istemesine yönelik değerlendirme yaparak, "Görevden alınan, Adalet Bakanı değil adalettir. Bu ülkede adalet iş başında değildir" değerlendirmesinde bulundu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Adalet Bakanlığı'ndaki görev değişimine tepki göstererek, "Görevden alınan, Adalet Bakanı değil adalettir. Bu ülkede adalet iş başında değildir" dedi.

ANKA'nın haberine göre, Meral Danış Beştaş, bugün TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Beştaş'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

GÖREVDEN ALINAN ADALET BAKANI DEĞİL ADALETTİR

"Adalet Bakanlığı en çok tartışılan bakanlıklardan birisi. Burada görevden alınan, Adalet Bakanı değil adalettir. Bu ülkede adalet iş başında değildir. Adaletsizliğin sürdürülmesi için bakanlıklar değişiyor. Bu ne demek; adaletsiz düzen. Sistemin bakanlıklarla yürümediğini, yürütülmediğini biliyoruz. Adalet tesis edilecek mi edilmeyecek mi? Bu, adaletsizliğin devam ettirilmesi için değişikliktir. Mesele adaleti tesis etmek değildir. Adalet Bakanı değişti. Artık görevden alma da ‘af’ olarak değerlendiriliyor. Her gün öldürülen, şiddet gören kadınlar tartışılmıyor. Adil yargılama, artık sadece dilimizde kalan kavram. Tutuklu gazeteciler, tutuklu siyasetçiler tartışılmıyor. Bakan dayanmıyor bu sisteme. Biz, bu adaletsizliğin hüküm sürmemesi için mücadelemize sürdüreceğiz.

EMİRLERİNDEKİ BÜROKRATLARI GECE YARISI GÖREVDEN ALIYOR

Enflasyonla mücadeleyi, TÜİK Başkanı değiştirerek yaptığını sanıyorlar. Hormonlu rakamlar artık halka kabul ettirilemiyor. Türkiye ekonomisi faiz, enflasyon kıskacında kriz yaşamaya devam ediyor. TÜİK Başkanı’nın değişmesi de yalan düzeninin değiştirilmesinden başka bir şey değildir. Emirlerindeki bürokratları gece yarısı görevden alıyorlar. Burada dikkat çeken başka nokta da enflasyon rakamları açıklanmadan görevden alınıyor. Türk-İş’in ocak ayına ilişkin açlık ve yoksulluk rakamlarını da açıkladığını ifade edeyim. Bekar bir çalışanın yaşama maliyet 5 bin 587 liraya yükseldi.

ERDOĞAN KENDİSİNİ ANAYASANIN ÜZERİNDE GÖRÜYOR

Gece yarısı sadece bakanlar değişmiyor. Ucube bir genelge. Erdoğan kendisini Anayasa’nın üzerinde görüyor. Kendisini bağlı hissetmiyor. Bir darbe anayasasına göre bile temel haklar ile ilgili cumhurbaşkanı karar çıkaramaz. Cumhurbaşkanının kararname çıkarma yetkisi yoktur. Peki genelgede ne diyor. Canlı yayında dil koparan, küçücük çocuğa nefret üretenlerin milli ve manevi değerlere bir genelge yayınlaması da manidar. AKP’nin sözünü ettiğini milli ve manevi değerler, AKP’nin söyledikleri ve muhaliflerin söyledikleri… Bir çocuğa canlı yayında rakibine bir şeyler söyletilmesi, çocuk haklarına aykırıdır. Bunu kabul etmem mümkün değil. Asgari ölçülere göre de bu kabul edilemez. Basın yayın özgürlüğü ile ilgili şunu söyleyeyim. Yaptıkları hiçbir şeyin yayınlanmasını istemedikleri için bu genelgelerle yola devam etmek istiyorlar.

HEM BELEDİYELER HEM MERKEZİ YÖNETİM SINIFTA KALDI

Kar, kış koşulları devam ediyor. Hem belediyeler hem merkezi yönetim sınıfta kaldı. Daha dün büyük zararlar oluştu, şimdi de büyük felaketler yaşanıyor. İktidar halkı uyarıyor. Televizyonlardan ‘aman bu yola çıkmayın’… Tamam uyarıyorsun da işe gidecek, hastaneye gidecek, ekmek almaya gidecek olanlar ne yapacak. Üç günlük enerji kesintisinin 30 milyar lira kayba neden olduğunu halka söylenmiyor. Bu hafta sahaya gittim. ‘Doğal gaz var, niye yakmıyorsunuz’ diye soramadım. Kendileri söylediler. Çünkü ödeyemiyorlar. Bu konuda kayyumların yaptıklarını unutmayalım. İstanbul önemli ama Kürtlerin yoğun yaşadığı yerlere bakalım; çığ var, haber konusu bile olmuyor."

HABERE YORUM KAT
Keşfet