İsmail Saymaz: Taşıdığı nesnenin bomba olduğunu, patlama olduğunda fark eden kuryeyi andırıyor
İstiklal Caddesi'ndeki patlamaya neden olan Suriyeli bombacı Ahlam Albashir hakkında, Halk TV yazarı İsmail Saymaz dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Saymaz Albashir'in Suriyelilere benzemediğini söylerken, PKK ve IŞİD terör örgütü eylemci profiline de uymadığını belirtti.
Bugünkü yazısında Saymaz, şu değerlendirmelerde bulundu:
ALBASHİR İKİ ÖRGÜTÜN EYLEMCİ PROFİLİNE UYMUYOR
"PKK ya da IŞİD fark etmez. Albashir, iki örgütün eylemci profiline uymuyor. PKK’nın şehir eylemleri için kullandığı militanları çoğunlukla ya silahla çatışarak ya da üzerindeki bombayı patlatarak ölüyor.
TAŞIDIĞI NESNENİN BOMBA OLDUĞUNU PATLAMA OLDUĞUNDA FARK EDEN KURYERİ ANDIRIYOR
Yatağında ve silahına davranma olanağı bulamadan yakalanan Reina katili Abdulkadir Masharipov’u hariç tutarsak, IŞİD’çiler de öyle. Albashir pijaması, kamuflajı, silahı ve bir miktar parayla evde ele geçirildi. Çok korktuğu ve hiç direnmediği anlaşılıyor. Albashir, soğukkanlı profesyonel bir eylemciden çok, taşıdığı nesnenin bomba olduğunu, patlama olduğunda fark eden kuryeyi andırıyor.
TÜRKİYE'DEKİ SURİYELİ AĞINDA KAÇ ALBASHİR VAR?
Albashir’in dört ay yakalanmadan İstanbul’da kaçak yaşaması ve atölyede çalışması nasıl mümkün olabiliyor? Türkiye’deki Suriyeli ağında kaç Albashir var, biliyor muyuz? Ne zaman… Nerede patlayacaklar, haberdar mıyız? Orta Asya ve Kafkasya ağlarında uyuyan kaç hücre var, farkında mıyız? Değiliz. AK Parti’nin Suriye’de iç savaşa sorumsuzca taraf olmasının kanlı ve acı sonuçlarını daha ne kadar yaşayacağız?
KÖR TERÖR SÜRECEK Mİ, SANIRIM
Bu saldırı, görünürde askeri bir hedefe yönelmiyor, belirgin bir siyasi amaç taşımıyor. Varsa da ifadeler alındıktan sonra öğreneceğiz. Belki de hiç öğrenemeyeceğiz. Bakan Soylu dağda PKK’lı sayısının 120’nin altına düştüğüyle ve ayakkabı numaralarına kadar bilmekle övünedursun; şehirlerde bir ayda iki bombalı saldırı gerçekleştirildi ve en az yedi insanımızı kaybettik. Kör terör sürecek mi, bilmiyoruz. Sanırım… Yaşayıp göreceğiz."