Kemal Kılıçdaroğlu: Ülkenin ölen hayallerini seyretmeyeceğiz
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunarak partililerine seslendi. Gündeme ilişkin değerlendirmeler yapan Kılıçdaroğlu,
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme dair yaptığı değerlendirmelerde siyasetten, ekonomiye kadar konu başlıklarına yer verdi. AK Partili Mahir Ünal'ın "Açım aç" diyen çiftçiye karşı gösterdiği tepkiyi de eleştiren Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından önemli satır başları şöyle:
AÇIM MI DEDİ ATIN SALONDAN DIŞARI
"Millet aç diye defalarca söylemiştim. Her seferinde siz propaganda yapıyorsunuz, milletin durumu iyi diyorlardı. En nihayet bir AK Partili milletvekilinin yaptığı bir toplantıda AK Partili çiftçinin çıkıp 'Açım aç' demesi. Bu insanın dinlenmesi lazım. Yaşadığı sıkıntıyı dinlemesi lazım. Gerçekle yüzleşmeyi istemiyor. Yaptıkları için açım mı dedi atın salondan dışarı. Bu yenilgiyi kabul etmek demektir. İktidar olduğumuzda bütün eleştirilere açık olacağız. Bir vatandaşımız şikayet ediyorsa onu dinleyeceğiz. Her şikayet başımızın üstüne. Bunlar gibi yapmayacağız.
ÇİFTÇİ BAĞKUR ÖDEYEMİYOR
Son 1 yılda 67 bin 498 çiftçi BAĞ-KUR primini yatırmadı. 2002'de 900 bin 691 kişi sisteme para öderken, 2021 Ekim ayında 500 bin 66 kişiye düştü. Bunların, çocuklarının geleceği açısından büyük felaket.
AİLEDEN BİRİSİ MUTFAĞA GİRİNCE HÜZNE KAPILMAMALI
Devlet akılla yönetilir dedim. Önyargıyla yönetilmez, kinle, öfkeyle, denemeyle yönetilmez. Devlet hepimizin tepesindeki çatıdır. Devlet elinde sopa olan değil kucaklayan bir tüzel kişiliktir. Huzur içinde yaşamının yolu mutfaklarda bayramın olmasıdır. Aileden birisi mutfağa girince hüzne kapılmamalı. Sofraya ne koyalım dememeli, dolabı dolu olmalı. Buna ihtiyacımız var. Deneme sınama yöntemiyle devleti yönetmeye kalktılar. 5 puan düştü. Vatandaş sanıyor ki MB'de faiz düştü. Bütün bankalarda faiz düştü. Tam bir aldatmaca. Gidiyorsun düşük faizle MB'den alıyorsun parayı, yüzde 24'ten devlete satıyorsun. Taş atıp kolun bile yorulmuyor. Bu ne demek? Faize karşıyız. Daha fazla faiz ödeniyor. Hani Nas vardı? Faiz düştü diyorlar. İhtiyaç kredisi yüzde 29, mevduat faizi yüzde 26, taşıt kredisi yüzde 26, konut kredisi yüzde 17.89, ticari kredi yüzde 24'e yükseldi. Belki AK Parti'ye sempati duyan arkadaşlarımız diyebilir ki 'Böyle bir şey yok. Kılıçdaroğlu'nun haberi bile yok dünyadan.' En yakın bankaya gidip kredi çekmek istiyorum desinler. Faiz arttı mı artmadı mı sorsunlar. Devleti deneme tahtasına çevirirseniz Hazine'den büyük paraları bir avuç kişiye tahsis ederseniz yoksulluk artar. Türkiye'de gelinen nokta bu.
HAZİNE TAM TAKIR 60 MİLYAR'I NASIL ÖDEYECEKLER
Toplam kamu borcunun sadece yüzde 16'sı sabit faizdi. Yüzde 66'sı dövize endeksli. Yüzde 19'u da enflasyona endeksli. Türkiye'nin geldiği nokta açısından böyle bir tablo hiç yaşamamıştık. Sabah haberleri vardı MB normalde Nisan ayında yapacağı olağan genel kurulu Şubat ayına aldı. Bir hesap yapmışlardı 60 milyar MB kar etti diye. Hazine tam takır. 60 milyar lirayı nasıl ödeyecekler? Genel kurulu erkene aldılar. 60 milyarı hazineye verecekler. Önemli olan 60 milyar liraya muhtaç hale gelen hazinedir. Kimse umutsuzluğa kapılmasın. Oturulup konuşulur, kimseye çıkar sağlanmaz. O parayı millet için kullanırız.
ELEKTRİĞİ BEDAVA VERECEĞİMİZ BİRİLERİNİ ÇOK RAHATSIZ ETMİŞ
Elektriği bedava vereceğiz. Bedavayla kalmayacağız aynı zamanda buradan çiftçiler gelir elde edecekler, kar payı alacaklar. Birilerini çok rahatsız etmiş. Şanlıurfa'daki taşlık araziye enerji sistemi kuracakmış. Elektriği çiftçiye bedava verecekmiş. Elektriğin belediyelerin görev alanında olmamasına rağmen.' Dünyadan haberi yok. En azından kendi belediyesi şu anda Şanlıurfa. Akçakale'de güneş enerjisi elektrik üretilecek. Çalışıyorlar ama haberi yok. Kılıçdaroğlu akılcı politikalar üretiyor. Havadan atma değil. Her bir sözün mutlaka altyapısı vardır. Her bir projenin danışanları vardır. Büyükşehir belediye başkanlığını bize verdiğinizde göreceksiniz. Bütün Şanlıurfalı kardeşlerim yatırımın tutarı 1 milyar 524 milyon 57 bin 906 dolar. Güneş tarlaları olacak orada. Allah'ın verdiği güneşten elektrik elde edeceğiz. Bunu da çiftçiyi bedava vereceğiz. Bedava, bedava, bedava vereceğiz! Sadece güneş tarlaları kurmayacağız oradan elde edilen tarım ürünü de var. Fabrikalar kurup önleyeceğiz işsizliği. Genç nüfusun en yoğun olduğu yer Şanlıurfa.
MESELE ERDOĞAN DEĞİL MESELE TÜRKİYE
Erdoğan, Türkiye'yi öyle sisli puslu bir hale getirdi ki bu karanlıktan onu konuşarak çıkamayız. Düşündüm ki artık Erdoğan'ı konuşmanın pek bir anlamı yok. Zaten çirkin, küfürbaz dil onun dili. Biz o seviyeye inmemeliyiz dedim. Sade vatandaş da bunu görüyor. ülkeyi öyle bir hale getirdi ki artık sadece kendisini konuşmanın bir anlamı kalmadı. Tüm problemlerin kaynağı kendisi. Mesele Erdoğan değil mesele Türkiye. Türkiye'nin hayalleri öldü. Türkiye'nin geleceği için hepimiz korkuyoruz ve ciddi bir endişe içindeyiz. Ailemiz, evlatlarımız, onların geleceği için korkuyoruz. Bu endişe bana ait değil sadece. Aynı endişeyi bütün vatandaşlar taşıyorlar. Öyle bir hale geldi ki ülkemiz dünyanın en dinamik bölgesindeyiz ama nimetlerinden ülkemizde seçkin bir azınlık dışında kimse yararlanamıyor. Bütün kaynak seçkin bir azınlığa aktarılıyor.
ÜLKENİN ÖLEN HAYALLERİNİ SEYRETMEYECEĞİZ
Gönlü yaralı genç nesiller, mutsuz nesiller oluştu. Biz ülkenin ölen hayallerini seyretmeyeceğiz. Bu ülkenin geleceğini düşünerek Erdoğan'a hakkımızın helal olmadığını söylemekten daha çoğunu yapacağız. Onun en büyük suçu ekonomi değil. Daha büyük suçlar işlediğini biliyoruz. Onun en büyük suçu bu ülkenin hoşgörüsünü yok etmek oldu. Eskiden komşu komşunun külüne muhtaçtı. Farklı düşünsek bile öyleydi. Oturur konuşurduk, dertleşirdik, birbirimizin yüzüne bakardık, bayramlarda bir araya gelir sohbet ederdik. Artık kendisini bir kenara itip hoşgörüsüzlüğü azaltmaya yönelik adımlar atmanın zamanıdır. Bunun için helalleşelim dedim.
GİTTİĞİM HİÇBİR YERDE NE ERDOĞAN'I NE PARTİSİNİ KONUŞACAĞIM
Amacım yarın yöneteceğimiz devletin çeşitliliğiyle gurur duyacağımızı ve kapsayıcı olacağımızı halkımıza anlatmak. Farklılıklarımızı zenginlik olarak görmek. Gittiğim hiçbir yerde ne Erdoğan'ı ne partisini konuşacağım. Samimi şekilde barışmaya geldi diyeceğim ve diyeceğiz. Bu ülke harika olmadı hiçbir zaman. Ancak bu ülke hiçbir zaman bu kadar adaletsiz de olmadı. Hiç yaşamadık böyle bir dönem. Bu ülkede fakir bir ailenin zengin çocuğu bu ülkenin en iyi okullarında okuyabiliyordu. Erdoğan'ı konuşmanın anlamı yok. Nasıl bir adalet sistemi getireceğiz onu konuşmamız lazım. Bu ülke hiçbir zaman bu kadar verimsiz olmadı. Erdoğan'ı konuşacağımıza verimliliği nasıl artıracağımıza yönelik adımları atma zamanı."