Kemal Kılıçdaroğlu: Emperyal güçlerin Orta Doğu'daki maşası Recep Tayyip Erdoğan'dır
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunarak, iktidara yönelik tepkisini dile getirdi. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "emperyal güçlerin maşası" olduğunu ifade ederek, ülkeyi yönetemeyeceğini iddia etti.
TBMM'de düzenlenen grup toplantısında konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, partililerine seslenerek şunları söyledi:
DEVLET ŞAHSİLEŞTİRİLEMEZ, KİŞİYE İNDİRGENEMEZ
"Her birimizin düşünceleri endişeleri var ama endişelerimizi yok etmek, düşüncelerimizi iyiliğe yönlendirmek zorundayız. Ülkemize barışı getirmek zorundayız. İçinde bulunduğumuz karamsar atmosferden çıkarmak zorundayız. Biz neyi nasıl yapacağımızı, hangi araçları nasıl kullanacağımızı geniş kitlelere anlatıyoruz. Çünkü devlet şahsileştirilemez, kişiye indirgenemez. Her birimize ama her birimize düşen sorumluluklar var.
BÖYLE BİR DEVLET YÖNETİMİ HİÇ OLMADI TÜRKİYE'DE
Program üzerine program açıklıyorlar ama bir kişinin programı. Her açıklanan programla ekonomi biraz daha kötüye gidiyor. Çünkü 'Ben ekonomistim'" diyen kişinin ekonominin 'e'sinden anlamadığını hep beraber gördük. Suriye ve sığınmacılar konusu. Bu konuda partimiz çok iddialı. En tutarlı söylemde bulunan 2011 tarihinden bu yana en tutarlı söylemi dillendiren partinin adı cumhuriyet Halk Partisi'dir. Ve biz komşumuzda olan bir savaşın bize yansımalarının tehlikeli boyutlarını dile getirdik. Biz dile getirdikçe egemen güçlerin talebi üzerine bizi suçladılar. Artık sokaktaki vatandaş da hangi partiden olursa olsun elini vicdanına koyduğunda evet CHP doğruları söylemiştir diyor. Suriye'de iç savaş çıktığı günden beri en tutarlı söylemleri söyleyen parti CHP’dir. CHP'nin 432 soru önergesine bugüne kadar cevap verilmedi. Tek adam rejimi olursa her şey hızlı olacak diyorlardı. Hala cevap yok. Böyle bir devlet yönetimi hiç olmadı Türkiye'de.
AB TÜRKİYE'NİN GÖÇMEN DEPOSU OLMASINI İSTİYOR
BM'ye Suriyeli'deki savaşın bitmesi gerektiğini söyledim. İnsanların öldüğünü söyledim. Erdoğan yapamadı bunu. Niçin. Patrondan izin alamadığı için. Emperyal güçlerden izin alamadığı için. AB 'göndermeyin 3 milyon euro vereceğiz bize göndermeyin' diyor. Biz de diyoruz ki 'biz size 6 milyon euro verelim siz tutun' rest mi rest. İnsan para karışığını iradesini satar mı ya. Sığınmacılar için Türkiye hapishaneleri oldu. AB Türkiye'nin göçmen deposu olmasını istiyor. Geri kabul anlaşması başımıza bela oldu niye demiyorsun? Bunu imzalayan zatın adı ne?
PARLAMENTOYA GELİP BİLGİ VERME TENEZZÜLÜNDE BULUNMUYORLARDI
Olayların çıktığı tarih 2011'den Mayıs 2022'ye kadar 91 meclis araştırma önergesi ver CHP. Her olayın yansımalarını değerlendirmek ve parlamentonun bilgilendirilmesi için. Parlamentoya gelip bilgi verme tenezzülünde bile bulunmuyorlardı. Bu kadar kibirle devlet yönetilmez.
TÜRKİYE'NİN ÇÖZÜM ÜRETMESİ LAZIM ÜRETEMİYOR
6 genel görüşme önergesi, 336 soru önergesi verdik ve yanıt alındı. Ama 432 soru önergesine bugüne kadar yanıt verilmiş değil. Tek adam rejimi olunca her şey çok hızlı olacak diyorlardı! Niçin yanıt vermediler? Cevabını bilmiyorlar. İlk kez böyle garip bir tablo ile karşı karşıyayız. Nisan 2012'de Arap Baharı Konferansı düzenledik İstanbul'da. Arap dünyasının yaşadığı ciddi sorunlar vardı. Biz Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak Arap dünyasının yabancısı değiliz. İktidarın yapamadığını yaptık Arap baharı konferansını topladık. 24 Ağustos 2012'de olaylar büyüdü. Türkiye'nin çözüm üretmesi lazım üretemiyor.
AKLI BAŞINDA İNSAN MİLLETİN HUZURUNA DAHİL ÇIKAMAZ
Bunun üzerine Erdoğan'a bir mektup yazdım. Mektupta şunu söyledim; 'Sayın başbakan komşu Suriye'deki gelişmeleri ülkemizin başka güvenliği olmak üzere, ekonomisi, sosyal huzuru, turizm ve taşımacılık alanları dahil çok geniş kapsamda artarak olumsuz etki yapmaya devam etmektedir. Lütfen hükümet olarak bir uluslararası Suriye konferansı toplayın. Ve Suriye'de yaşanan dramı masaya yatırın.' Tabii olmadı. Ama Erdoğan 5 Eylül 2012'de meşhur lafını söyledi; 'Emevi Camii'nde namazımızı kılacağız.' Düşünebiliyor musunuz, devlet yönetimindeki şahsileşmeyi görüyor musunuz? Bu anlayış Türkiye'yi bugünkü haline getirdi. Aklı başında bir insan bugünkü tablo karşısında milletin huzuruna dahi çıkamaz, utanır!
PATRONDAN İZİN ALAMADIĞI İÇİN SURİYE'Yİ MASAYA YATIRAMADI
2013'te dedim ki 'Kabahat Suriyeli'de değil kabahat sınırı kontrol edemeyen ülke yönetimindedir.' Kabahat sınırı yok edende. Kim? İktidar sahipleri. Şubat 2013'te mutlaka bir Suriye çalışma grubu oluşturun dedik. Bir Suriye çalışma grubu oluşturduk yine CHP olarak. Bunların yapamadığını yapmaya çalışıyoruz. Yetmedi ben Mart 2013'te BM Genel Sekreteri'ne mektup gönderdim. Türkiye'deki olaya dikkati çektim. Savaşın bitmesi gerektiğini söyledim, BM'nin ağırlığını koymasını istedim. Erdoğan yapamıyor ama bunun yanlış olduğunu biz söylüyoruz. Yeri gelince üfürüyorsun ama bir mektup yazamadın mı sen? Birleşmiş Milletler'e gidemedin mi, orada Suriye'yi masaya yatıramadın mı sen? Yatıramadı. Niçin? Patrondan izin alamadığı için.
EMPERYAL GÜÇLERİN MAŞASI ERDOĞAN'DIR
Yetmedi biz 2016 haziranda bir komisyon kurduk. Bir rapor hazırladık ve kamuoyu ile paylaştık. Bürokrasinin yapamadığını yine tarihin bize yüklediği sorumluluk olarak CHP yerine getirdi. Bir süre sonra Amerika desteğini çekti, Suriye'de Türkiye'ye yönelik desteğini tercihini başka yerden yana koyup çekti. 5 Aralık 2017, tarihi bir itiraftır, tarih açısından Türkiye'nin yüz karası olan bir cümledir: 'Ya biz özgür Suriye ordusunu ey Amerika seninle beraber kurduk ya bunun adımını senden önceki Obama yönetimi ile beraber kurduk.' Ne demiştim, emperyal güçler ateşi elleriyle tutmazlar, maşa kullanırlar. Emperyal güçlerin Orta Doğu'daki maşası Recep Tayyip Erdoğan'dır.
RÜZGAR GÜLÜNDEN LİDER OLMAZ
Rüzgâr gülünden lider olmaz. Yine sorunlar çıkıyor. Gencecik fidan gibi Suriyeliler geziyorlar. Yine ben söylüyorum, Nisan 2017; 'Bizim gencecik pırlanta gibi çocuklarımızı El-Bab'a göndereceğiz, Suriye'nin gençleri Türkiye'de volta atacak.' Biz kendi evlatlarımızı gönderiyoruz evlatlarımız şehit ediliyor. Bu ülkeyi yöneten kişi şehitlerin hesabını soracağına koşa koşa gidiyor Putin'in kapısında dakikalarca bekliyor. Bahçeli'ye bir parantez açmak boynumun borcu. Sen Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir zaman devleti yöneten bir kişinin bir başka devleti yöneten kişinin kapısında dakikalarca bekletildiğini gördün mü? Görmediysen, hangi yüzle, hangi ahlakla, hangi milliyetçilikle destek veriyorsun!"
KAYNAK: Haberciniz