Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener 1.5 saat görüşüp ortak açıklama yaptı
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP Genel Merkezi’nde ziyaret etti.
Görüşmede CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, CHP Genel Başkan Yardımcıları Bülent Kuşoğlu, Oğuz Kaan Salıcı ve Muharrem Erkek, İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı ve İYİ Parti Teşkilat Başkanı Koray Aydın da bulundu. Yaklaşık 1 buçuk saat süren görüşmenin ardından Kılıçdaroğlu ve Akşener, ortak basın toplantısı düzenleyerek basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
“BÜTÜN SORUNLARINDAN TÜRKİYE'Yİ KURTARACAĞIZ”
ANKA’nın haberine göre, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin her alanda çok ciddi sorunları var. Bu sorunlardan Türkiye'nin arınması lazım. Kendisine yeni bir yol haritası çizmesi, daha güçlü, dinamik bir yapıya ulaşması lazım. Bunun için de istişarelerde bulunduk. Karşılıklı görüş alışverişlerinde bulunduk. Zaman zaman sayın Genel Başkan ve arkadaşları; zaman zaman ben ve arkadaşlarım düşüncelerimizi aktardık. İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile ilgili olarak da bize bir çalışma verdiler. Kendilerine bu güzel çalışma dolayısıyla da teşekkür ederim. 6 siyasi partinin genel başkan yardımcıları bu konuda bir çalışma yapıyorlar. O konuda da arkadaşlar bilgi verdiler. Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorun yoktur. Bu konuda sorumlu bizler bütün sorunlara kenetlenmiş vaziyetteyiz. Bütün bu sorunlarından Türkiye'yi kurtaracağız. Güzel, yaşanabilir, huzur için bir Türkiye'yi hep birlikte inşa edeceğiz” dedi.
“EKONOMİ, DIŞ POLİTİKA BAŞTA OLMAK ÜZERE İSTİŞAREDE BULUNDUK”
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise, “Biz iyileştirilmiş, güçlendirilmiş parlamenter sisteme dair bir çalışma yapmıştık. Yaz tatili gelmeden önce de kamuoyuyla paylaşmıştım. Partimiz adına bu çalışmayı diğer siyasi partilere de takdim etmek üzere bir ziyaret sistemi oluşturduk. Bugün de CHP'ye hem bu çalışmamızı resmi olarak takdim ettik hem de Sayın Kılıçdaroğlu ve arkadaşları ile Türkiye'ye dair belirli konularda, ekonomi, dış politika başta olmak üzere istişarede bulunduk. İstişarenin Türkiye açısında çok önemli olduğuna fikir teatisinin, dilin ortaklaşmasına dair çözümlerin somutlaşması açısından çok önemli olduğuna inanıyoruz. Türkiye'de uzun zamandır istişare kavramı kayboldu. Millet İttifakı'nın, 31 Mart seçimlerine göre 2 partisi, 24 Haziran'a göre 4 partisinin istişare kavramını tekrar Türkiye'nin gündemine getirmesini önemli buluyorum. Bizi yönetenlere de "ben yaptım oldu" fikrinin Türkiye'yi getirdiği nokta açısından onların da dönüp istişare kavramını tekrar hayatlarına almasına örnek olması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.
“SOROS İLE MASAYA KİM OTURDU”
Kılıçdaroğlu ve Akşener, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. ABD, Almanya ve Fransa dahil 10 ülkenin büyükelçisinin iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluğu ile ilgili açıklamalarının sorulması üzerine Akşener, “Osman Kavala sizin tanımınıza göre Soros’cu. Peki Soros ile masaya kim oturdu? Ben ve sayın Kılıçdaroğlu değil, sizi hiç hatırlamıyorum, ben hiç oturmadım. Dolasıyla Dışişleri Bakanlığı'na böyle bir talepte bulunulmasını doğru bulur muyuz? Hayır bulmayız. Ama böyle taleplerin Türkiye'ye yapılır olmasına yol açmayı da doğru bulmayız. Rahip Brunson'u hatırlatan eylem ve söylemlerden Türkiye'nin uzak durmasını; Türkiye'nin itibarınıöne koymasını tavsiye e(deriz. Dolasıyla bütün bunların önüne geçecek tek yolun gerçekten hukukun işletilmesidir. Türkiye'deki hukuku, yargıyı oluşturan kurumların işlemesidir” dedi.
“TÜRKİYE'YE DIŞARIDAN YAPILACAK HİÇBİR MÜDAHALEYİ DOĞRU BULMAYIZ”
Aynı soruya Kılıçdaroğlu ise “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarına uyacağının sözünü verdi. Bunun için de bir anayasa değişikliği gerçekleşti. Bu anayasa değişikliği TBMM'den oybirliği ile çıktı. Bir ülkenin itibarı, imza attığı bir sözleşmenin arkasında durmaktır. İmza attığınız bir sözleşmesinin gereğini yapmıyor ve arkasında durmuyorsanız itibar kaybeden Türkiye ve onu yönetenler olur. Bir Türkiye'nin itibarının her alanda korunmasını isteriz. Dolasıyla AİHM'nin bir kararı varsa onun uygulanmasını isteriz. Eğer Türkiye gerçekten demokratik bir ülke, bir hukuk devleti ise bu çerçevede hareket etmesi lazım. Türkiye'ye dışarıdan yapılacak hiçbir müdahaleyi doğru bulmayız. Ama dışarıdan müdahale etmesine ortam hazırlayacak yönetimi de kabul etmeyiz. Öyle bir yönetim de olmaz” yanıtını verdi.
KAYNAK: ANKA