Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Bahçeli'ye DNA yanıtı

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Bahçeli'ye DNA yanıtı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni yasama yılının ilk grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin değerlendirmeler yapmak için salona girdiği sırada, gençlerin "iktidar" sloganlarıyla karşılandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de düzenlenen CHP Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Gündeme ilişkin değerlendirme yapmak için salona giren Kılıçdaroğlu, çok sayıda gencin "iktidar" sloganlarıyla karşılaştı. İktidarın politikalarını eleştiren Kılıçdaroğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli'yi de yanıtsız bırakmadı.

Partililerine seslenen Kemal Kılıçdaroğlu, şu açıklamalarda bulundu:

İKTİDAR İSTİYORSUNUZ, İKTİDAR SİZİN ELLERİNİZDE

"İktidar istiyorsunuz, iktidar sizin ellerinizde. Beraber, birlikte. Her toplantıya bazen acı haberlerle başlıyoruz. Bir müzisyenimizin öldürülmesi hepimizin yüreğinde derin izler bıraktı. Bir müzisyeni öldürmek, bu kadar kavga, kamplaşma toplumu nereye götürecek? Sevgili gençler, Türkiye'yi barıştırmak istiyorum. Türkiye'de huzur olsun istiyorum. Türkiye'de her genç bu ülkenin caddelerinde, parklarında özgürce gezsin istiyorum. Her genç istediği müziği dinlesin, yapsın istiyorum. Türkiye'de her genç düşünce özgürlüğüne sahip olsun, siyasetçileri yeri geldiğinde rahatlıkla eleştirebilsin. Özgürlük, huzur yani bu ülkede hangi görüşten, inançtan, kimlikten olursa olsun hep beraber huzur içinde yaşamak istiyoruz. Bunun yolunu açmak istiyorum. Adaletin olmadığı bir yerde gençlik, üretim, düşünce özgürlüğü, hak-hukuk, devlet olmaz. Devleti inşa edeceğiz, adalet üzerine inşa edeceğiz. Mustafa Kemal Atatürk'ün size emanet ettiği Cumhuriyet'i 100. yılda ikinci yüzyıla giderken o Cumhuriyet'i demokrasi ile taçlandıracağız. Bunun sözünü veriyorum size.

HAZIRSANIZ BERABER ÇALIŞACAĞIZ

En büyük gücüm bu ülkenin gençleri yani sizlersiniz. 7.5 milyon gencimiz ilk kez sandığa gidip oy kullanacak. 7.5 milyon gencin tarihsel bir sorumluluğu var. Ya bir dikta yönetimine kalıcılık sağlayacağız ya da bir dikta yönetimini demokratik yollarla sonlandıracağız. İkincide benimle beraber olmaya hazır mısınız? Hazırsanız beraber çalışacağız. Benim kadar çalışmayabilirsiniz. Onu da anlayışla karşılarım. Benim sorumluluğum günün 24 saati çalışmaktır. Gençlik kollarının, kadın kollarının sorumluluğu günün 24 saati çalışmaktır. Dokunulmayan insana dokunacağız, uğranılmayan eve uğrayacağız. Onların sorunlarını dinleyeceğiz nasıl çözeceğimizi de anlatacağız. Kavgadan bıktığımızı, saygın bir Türkiye istediğimizi birilerine el avuç açan bir Türkiye değil onuruyla kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye istediğimizi her yerde anlatacağız. Görevinizin kolay bir görev olmadığını biliyorum, farkındayım. Önünüze engeller çıkarılacak bunun da farkındayım ama sizler Mustafa Kemal Atatürk'ün emanet ettiği Türkiye'nin gençleri her engele aşıp hedefe ulaşma konusunda kararlı ve azimli olmak zorundasınız.

KALEMİNİ SATAN İNSANDAN GAZETECİ OLMAZ

Sesinizi kısmak isteyebilirler. Onun hazırlıklarını yapıyorlar. Dezenformasyon yasası getirdiler. Geçen dönem CHP'liler buna karşı çıktı, geri çektiler. Şimdi ilk önce bu yasa teklifini getiriyorlar. İki tür medya var şu anda. Bir gazeteciliğin hakkını veren, eleştirel olarak olaylara bakan, gerçekleri topluma aktaran özgürlükçü medya diyoruz. Burada görev yapanlar gerçek anlamda birer gazeteci. Bu özgür medyada görev alan ve kalemini satmayan bütün gazetecilere buradan selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyorum. Kalemini, dolayısıyla iradesini satan gazetecilere gazeteci denmez. Onun adına da 'havuz medyası' diyoruz. Havuz medyasının neler yaptığını, toplumu nasıl kamplaştırdığını, beğenmediği kendilerini övmediği insanları nasıl düşman ettiklerini gayet iyi biliyoruz. Yalanın her türlüsünü yazabiliyorlar. Bakın televizyon kanallarına hiçbir AK Partili milletvekili tartışma programlarına katılamaz, katılmıyor zaten. Çünkü vicdanı olan AK Parti milletvekilleri doğruyu söylerse ne olur diye kaygı içerisindeler. Kalemini satan gazeteci kimlikli insanları çıkarıyorlar. Hiçbirisi gazeteci değil. Kalemini satan insandan gazeteci olmaz.

BASIN İLAN KURUMU, BASIN İNFAZ KURUMU'NA DÖNÜŞTÜ

Basın İlan Kurumu, Basın İnfaz Kurumu'na dönüştü. Demokrasi bu değildir. Demokrasiyi savunuyoruz, baskı rejimini değil. Havuz medyasının gazeteleri... Sabah, Akşam bir sürü gazeteleri var. Bayide yok tirajları 100 binin üzerinde, dünyanın parası aktarılıyor. Sizin ödediğiniz vergilerle aktarılıyor.

SİZİN ÖDEDİĞİNİZ VERGİLERİ HAVUZ MEDYASINA AKTARIYORLAR

Bütçe konuşmasında tirajların sağlıklı bir bağımsız kuruluş tarafından denetlenmesi ve ilanların buna göre verilmesini istedim yapmıyorlar. Sizin ödediğiniz vergileri havuz medyasına aktarıyorlar. Hiç merak etmeyin hepsini beraber çözeceğiz.

HAVUZ MEDYASI HER KANALDAN BESLENİYOR, EN BÜYÜK KAYNAK BEŞLİ ÇETE

Havuz medyası her kanaldan besleniyor. En büyük kaynağı beşli çete. Beşli çetenin varlık nedeni havuz medyası, havuz medyasının varlık nedeni de beşli çetedir. O nedenle söylüyorum geliyor gelmekte olan, beşli çeteyi bulacağız ve yakalayacağız onları.

ÖZGÜR MEDYAYI SUSTURMAK İÇİN BAŞKA ARAYIŞLARA GİRİYORLAR

Getirmişler bir kanun teklifi özgür medyayı susturmak için başka arayışlara giriyorlar. Biz bunu da biliyoruz. Hangi arayışın içine girerlerse girsinler bu ülkenin gençleri doğruları mutlaka görecektir. Doğruları mutlaka Türkiye coğrafyasında seslendirecektir. Ben bu ülkenin gençlerine katıksız güveniyorum ve inanıyorum.

HABERLERE YASAK GETİRİYORLAR

Bir şeyden emin olmanızı isterim gerçekten de motorları maviliklere süreceğiniz bir ortamı yaratmak benim boynumun borcudur. Dezenformasyon yasasını getirmelerinin temel amacı saray ve şürekasının ve onun beslemelerinin yaptığı yolsuzlukları kimseler yazmasın diye. Haberlere yasak getiriyorlar. Halk gerçekleri görmesin, toplumun nasıl soyulduğunu kimse görmesin diye ama bizler yapacağız, doğruları söylemeyi temel ilke kabul edeceğiz.

DEVLETİ YÖNETEMEDİKLERİNİ İTİRAF EDİYORLAR

'Türkiye'nin bu hale gelmesi dış güçler yüzünden' deniliyor. Devleti yöneten iktidara 'Peki siz neredeydiniz?' diye sorun. Demek ki ülkeyi yönetemiyorsunuz. 'Son mermiyi de ekonomiye sıkmışlar' dedi. Şu akla bakar mısınız? Devleti yönetemediklerini itiraf ediyorlar. Eskiden hep CHP'yi suçlarlardı. Şimdi artık baktılar halkta inanmıyor... Geniş kitlelerin doğrularını bilmesini istemiyorlar.

MERKEZ BANKASI'NIN BAKANLARA AÇTIĞI FAİZİ İNDİRDİLER

Bir şeyi bilmenizi isterim. Şu anda ülkeyi yönetenler gayet açık ve net halka yalan söylüyorlar. 'Faize karşıyız, indireceğiz' diyorlar. Hangi faizi indirdiler? Merkez Bankası'nın bankalara açtığı faizi indirdiler. Vatandaşın devletten alacağı varsa onun faizi yüzde 9. Şu soygun düzenine bakar mısınız? Bu yılın bütçesini ilk 8 ayında bütçeden ödenen faiz 250 milyar lira. Çiftçiye verdikleri faiz 25 milyar lira, esnafa 6 milyar lira.

ERDOĞAN'IN "SÜFLİ" ÇIKIŞINA CEVAP

'Sırf daha iyi arabaya binmek, daha iyi telefon alabilmek, daha iyi konsere gidebilmek gibi süfli heveslerle ellerin yani başka ülkelerin kapısına varanlara acıyarak bakıyorum' diyor. Sevgili gençler bu dili sakın kullanmayın. İnsanınıza saygılı olun. Bu dil kutuplaşmayı yaratan bir dildir. Böyle bir dili kendi gençlerine niye kullanıyorsun? Sen ülkede iş verdin de çalışmadı mı? Türkiye'deki gençler sarayın ya da havuz medyasının beslemeleri olmak istemediler. Bu gençler çalışarak, üreterek, kazanarak kendilerine daha iyi bir yaşam kurmak istediler.

ONLAR BİZİ TAHRİK EDEREK SOKAKLARA ÇEKMEK İSTİYORLAR

Onlar bizi zaman zaman tahrik ederek sokaklara çekmek istiyorlar. Cam çerçeve indirtmek, polisleri üstümüze salmak istiyorlar. Çok dikkatli, çok kararlı hep birlikte sandığı bekleyeceğiz. Sandık geldiği zaman her birimiz tek tek sandığa gideceğiz. Türkiye'nin kaderini hep birlikte değiştireceğiz. Gençlik hayal kurmak demektir. Hayal kurmak sakın vazgeçmeyin. Güzel hayalleriniz olsun. Bir şeyden emin olmanızı isterim. Sizin hayalleriniz benim hedefim olacak ve biz o hedefi gerçekleştireceğiz.

DEVLET BAHÇELİ'YE YANIT

Sayın Bahçeli bugün 'Ey Kılıçdaroğlu DNA testi yap' diye. Vallahi güzel bir öneri ama bir şartım var. Beraber DNA testi yapacağız, kimin ne olduğu çıksın ortaya. Benim kim olduğumu öğrenmek istiyorsan Konya'nın Akşehir'ine gideceksin. Seyyid Mahmudi Hayrani türbesinde bir Fatiha okuyacaksın. İki İstanbul Müftülüğüne gideceksin Kuyudi Kadime Arşivi'ne bakacaksın. Benim kim olduğumu öğreneceksin. DNA testi yapmaktan asla vazgeçmem. Kim olduğumu biliyorum, herkesin kimliği nasıl şerefliyse benim kimliğim de benim şerefimdir."

HABERE YORUM KAT
Keşfet