Kirada yeni düzenleme ne olacak? Kirada yüzde 25 zam sınırı değişecek mi?
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.
"2026'DA İSE TEK HANELİ ENFLASYONA YENİDEN ULAŞACAĞIZ"
"Fitch Ratings'in Türkiye'nin kredi notunu "B"den "B+"ya yükseltmesi ve not görünümünü "durağan"dan "pozitif"e çıkarması, Türkiye'nin hak etmediği bir konumda olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu kararın doğru yönde olduğunu belirten Yılmaz, Orta Vadeli Programı (OVP) kararlılıkla uygulamaya devam edeceklerini ve yatırım ortamını iyileştireceklerini ifade etti. Ayrıca, bu çabaların diğer kredi derecelendirme kuruluşlarından benzer not artışlarını getireceğini söyledi.
Yılmaz, enflasyonla mücadeleye öncelik verdiklerini ve bu hedefe ulaşmak için OVP çerçevesinde güçlü bir programı uyguladıklarını vurguladı. Enflasyonun yıllık bazdaki belirgin düşüşünün haziran-temmuz aylarında görüleceğini, özellikle gıda ve hizmet gruplarındaki enflasyon üzerinde çalıştıklarını belirten Yılmaz, "2024'ün ikinci yarısında etkilerini net bir şekilde göreceğiz. 2025'te enflasyon çok daha düşük seviyelere inecek. 2026'da ise tek haneli enflasyona yeniden ulaşacağız ve bu konuda kararlıyız. Bu sözlerimizi ciddiye alınması gereken bir eylem planı, program ve şeffaf bir politika seti desteklemektedir" dedi.
"KURUN ENFLASYONUN ÜSTÜNDE GELİŞMESİNİ BEKLEMEMEK GEREKİR"
"Son 10 haftada Merkez Bankasının rezervlerinde 14,5 milyarlık bir azalma söz konusu. Bu da 'seçim sonrasında bir politika değişikliği mi olacak' sorusuna gelip takılıyor gibi gözüküyor?" sorusuna yanıt veren Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bir ülke enflasyonla mücadele ediyorsa kendi parasını zaten daha cazip hale getiriyor demektir. Dolayısıyla eğer gerekiyorsa Merkez Bankamız son dönemde yaptığı gibi sıkılaştırıcı adımlar da atıyor burada. Bazı spekülatif şeyler gördüğü zaman geçici de olsa bir takım adımlar da atabilir, başka enstrümanlar da kullanabilir. Burada şunu küçük yatırımcının özellikle bilmesi lazım, daha geniş perspektifte baktığınız zaman, enflasyonla mücadele edilen bir ortamda, kurun enflasyonun üstünde gelişmesini beklememek gerekir. Böyle bir şey yok yani bu eşyanın tabiatına aykırı. Nominal kurdan bahsetmiyorum ama reel kurdan bahsediyorum. Enflasyondaki artış kurda da bir miktar artış getirecektir. Son dönemde enflasyon bir miktar beklentinin üstünde oldu, bu bir miktar kura yansıyacaktır. Bu da normal bir şey. Bunu kurda çok aşırı hareketlilik oluyor diye yorumlamamak gerekir."
"ENFLASYONUN GİDİŞİNE, KİRALARDAKİ GİDİŞATA BAKILARAK BİR KARAR VERİLECEKTİR"
Yılmaz, sosyal refah açısından konutun hayati önem taşıdığını vurgulayarak özellikle birinci konutlara odaklandıklarını ve afet risklerini göz önünde bulundurarak büyük çaplı bir kentsel dönüşüm programını başlattıklarını hatırlattı. "Gelecek dönemlerde, hem merkezi idare hem de yerel yönetimler olarak sosyal konut üretimine yönelik politikalarımızı artıracağınızı göreceksiniz" dedi.
Konut arzının artırılmasının önemine dikkat çeken Yılmaz, sosyal konutlar ve birinci konut sahipliği gibi konuların yanı sıra afetlere dayanıklı, yeşil dönüşümle birlikte enerji açısından daha etkin konut yapılarının oluşturulması gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konut kira zamlarında yüzde 25 sınırının, enflasyonist dönemlerde kiracıları korumak amacıyla alınan bir karar olduğunu belirterek şunları kaydetti:
"Asıl amaç tabii ki enflasyonu düşürmek ve bu ihtiyacı ortadan kaldırmak. Dolayısıyla, enflasyon kalıcı bir şekilde düşürüldüğünde, bu tür sınırlamalara gerek kalmayacaktır. Ancak henüz bu konuda kesin bir karar alınmış değil. Bu yılın ortasına kadar geçerliliği devam edecek. Ancak temmuz ayına kadar süremiz var. Yaklaştığımızda, etki değerlendirmesi yapılacak, artıları ve eksileri göz önüne alınacak. Enflasyonun durumuna, kiralardaki gidişata ve diğer faktörlere bakılarak bir karar verilecektir."
ASGARİ ÜCRETLİLERE VE EMEKLİLER İÇİN NE DÜŞÜNÜLÜYOR?
Asgari ücretli çalışanların ve emeklilerin seçim öncesi bir beklentisinin olduğuna ve bu konuda yeni bir gelişme yaşanıp yaşanmayacağına ilişkin soru üzerine Yılmaz, "Olabildiğince elimizdeki tüm imkanları kullanarak bu konularda adımlar attık. Önümüzdeki dönemlerde de ekonomimiz büyüdükçe, geliştikçe, istikrarımız meyvelerini vermeye devam ettikçe emeklilerimiz başta olmak üzere bütün kesimlere dönük yine aynı yaklaşımımızı devam ettireceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Bizim önceliğimiz emekli oldu, çalışanlar oldu. Kesinlikle bundan hiçbir tereddüt yok. Bütçemizin içindeki payına bakabilirsiniz. Çalışanların payına, emeklilere yaptığımız aktarmaların sosyal güvenlik sistemine. Ama bir taraftan da şu gerçek tabii, emekli sayımız da oldukça yüksek bir rakama geldi, 16 milyon gibi bir rakama ulaştık. Dolayısıyla burada en küçük attığınız adımın büyük bir yansıması oluyor. Bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artış yapıldı değil mi? Bunun mali yansıması 27 buçuk milyar lira. Tek başına bu atılan adımın mali etkisi 27,5 milyar lira.
Aynı işi yapan, herkesten eşit oranda vergi almak istiyorsunuz. Birisi öderse diğeri ödemezse ne olur? Hem sosyal adaletsizlik olur hem de haksız rekabet olur. Yani aynı konuda çalışan iki işletme var diyelim. Biri vergisini ödüyor düzenli bir şekilde, diğeri ödemiyorsa rekabet güçleri etkilenir ve haksız rekabet olur. Dolayısıyla kayıt dışılığı engellediğiniz zaman rekabet ortamını da güçlendirmiş olursunuz."
"YABANCI YATIRIMCININ TÜRKİYE'YE GELİŞİNİN YAKIN ZAMANDA DAHA FAZLA OLACAĞINI ÖNGÖRÜYORUZ"
Ekonomiye ilişkin hem kendisinin hem de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yabancı yatırımcılarla görüşmeleri olduğunu aktaran Yılmaz, "Yabancıların Türkiye'ye gelişinin yakın zamanda daha fazla olacağını öngörüyoruz.
Bu çok önemli tabii. Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz. Dışarıdan da sermayeyi daha fazla cezbetmemiz lazım ki daha hızlı bir şekilde hedeflerimize ulaşabilelim."
GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI VE VİZE MUAFİYETİ
Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesi, modernizasyonundaki gelişmelere ilişkin soruya Yılmaz şu yanıtı verdi:
"Vize muafiyetinin iş dünyası için, öğrenciler için, araştırmacılar için bu işlerin kolaylaştırılması gerektiğini söylüyoruz. Bu konularda müzakerelerimiz devam ediyor. Dışişleri Bakanlığımız bir taraftan, Avrupa Birliği biliyorsunuz bakan yardımcımız var ve başkanlığımız var. Avrupa Birliği Başkanlığı. Onlar bu konuları çok yakından takip ediyorlar. Diğer yandan Ticaret Bakanlığı'nın bu gümrük birliği konusunu muhataplarıyla yakından takip ediyor.
Bazı ülkeler siyasi sebeplerle Avrupa Birliği'ni Türkiye'ye karşı bir enstrüman olarak kullanıyorlar. Yani kendi milli diyelim politikalarını Avrupa Birliği üzerinden uygulamaya çalışıyorlar. Bu da aslında hem Avrupa Birliği'ne hem Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine zarar veriyor. Oysa ortak menfaatlerimiz var. Avrupa bizim temel ihraç pazarımız, sermaye hareketlerimizin büyük bir kısmı Avrupa'yla, turizmimizin önemli bir kısmı Avrupa'yla, 5 milyona yakın insanımız var Avrupa'da yaşayan. Dolayısıyla çok yoğun ilişkilerimiz var."