Koruma altındaki çocuğu 23 Nisan’da kameralar önüne çıkaran bakan hakkında suç duyurusu
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda koltuğunu koruma altındaki bir çocuğa bırakan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
Yeni Bakan Derya Yanık şov yaptı, koruma evinde kalan çocuğu kameralar önüne çıkardı
Koruma altındaki çocuğu kameralar önüne çıkaran ve koltuğunu devreden Bakan Yanık’ın çocuğun kişisel verilerini paylaşması tepki çekmişti.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Bakan Derya Yanık hakkında suç duyurusunda bulunduklarını duyurdu. Derneğin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda, bir çocuğun haklarını ihlal eden ve görevini kötüye kullanan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık hakkında suç duyurusunda bulunduk” denildi.
Çocuğun kişisel verilerinin paylaşılarak, gizlilik hakkının ihlal edildiğinin belirtildiği açıklamada, “Bilindiği üzere, 'çocuğun yüksek yararının gözetilmesi' ve 'çocuğun güvende tutulması' ilkeleri, 1924 Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, 1959 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi, 1963 Türk Çocuk Hakları Bildirisi ve 1989 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde koruma altına alınan haklardandır. Bu ilkeler Çocuk Koruma Kanunumuzun (ÇKK) da temelidir. Anayasa’mızın 41. Maddesi devleti, her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu önlemleri almakla yükümlü tutmuştur. Dolayısıyla çocukların yüksek yararı korunması gereken en temel ilkedir. Çocuk Koruma Kanununun 3.maddesine göre 'Korunma ihtiyacı olan çocuk': Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuğu ifade eder. Çocuk Koruma Kanununa göre, çocuğun haklarının korunması amacıyla; çocuklar hakkında yürütülen işlemlerde, yargılama ve kararların yerine getirilmesinde kimliğinin başkaları tarafından belirlenememesine yönelik önlemler alınması ilkeleri gözetilir” denildi.
KURUMLARDA BARINAN ÇOCUKLARIN KİŞİSEL VERİLERİN PAYLAŞILMAMASI SON DERECE ÖNEMLİDİR
Açıklamada, “ÇKK'ya göre korunma ihtiyacı olan çocuklar adına uygulanan bakım tedbirleri gereği çocukların bakılıp gözetildiği, hakkında verilen tedbir kararlarının yerine getirildiği resmî veya özel kurumlar bulunmaktadır. Bu kurumlarda, Bakanlığa bağlı çocuk evlerinde korunma altında olan çocuklar kalırlar. Kurumlarda kalan çocukların özel yaşam alanları olup özel hayatının gizliliği, mahremiyeti dikkate alınarak çocukların nerelerde barındırıldığı toplum ile paylaşılmaz. Yani bu evlerin adresleri, evlerde hangi çocukların kaldığı bilgileri gizlidir. Bu çocuklar yukarıda bahsedildiği üzere korunma ihtiyacı olan çocuklardır. Suça sürüklenmiş, suç mağduru olmuş veya sokakta yaşamaması için hakkında bakım tedbiri alınmış çocuklardır. Kurumlarda barınan çocukların kişisel verilerin paylaşılmaması son derece önemlidir. Zira bu çocuklar bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuk olabilirler. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda bakanlık koltuğunu devlet korumasındaki ilkokul öğrencisine devretmesi koruma altındaki küçüğün haklarına yönelik saldırı teşkil etmektedir” ifadeleri kullanıldı.
KİŞİSEL VERİLERİ YAYMA SUÇU
“Toplum nazarında Bakan Yanık’ın 10 yaşındaki bir çocuğa dahi oruç tutmakla mükellefmiş gibi muamele yapması ve koruma evinde kaldığını ısrarla belirtmesi, kendi inancına göre çocuğu yönlendirmesi kamuoyunda oldukça tepki çekmiştir” denilen açıklamada, “Somut olayda, küçük çocuğun devlet korumasına alındığı bilgisi kişisel veridir. Bu durumun hukuka aykırı olacağını bilebilecek durumda bulunan Bakan Yanık, kişisel veri niteliğinde bulunan bilgilerin çocuğun ailesinin rızası dışında başkalarınca öğrenilmesine neden olmuştur. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, Bakan Yanık'ın eylemi TCK'nun 136. maddesinde düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma suçunu oluşturmaktadır. Bakan aynı zamanda görevi dolayısıyla da görevini kötüye kullanma suçu işlemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, suç unsuru olan söylem ve davranışlar nedeniyle gerekli soruşturmanın yapılması için suç duyurusunda bulunma zorunluluğumuz doğmuştur” ifadelerine yer verildi.