Meral Akşener: Bu milletin hakkı hepinize haram, zehir, zıkkım olsun!
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunarak, iktidara tepki üstüne tepki gösterdi. Ekonomik açıdan iktidarın büyük bir beceriksizlik gösterdiğini söyleyen Akşener, bir haram düzeni kurulduğunu ifade ederek, bu düzeni yıkacaklarını belirtti.
TBMM'de yapılan İYİ Parti Grup Toplantısı'nda partililerine seslenen Meral Akşener, şu açıklamalarda bulundu:
MİLLETİMİZ TANEYLE DOMATES ALIYOR
"Bay Kriz'in konuşmaya doyamadığı bir haftayı daha geride bıraktık. Biliyorsunuz kendisi beceriksizliklerinin üstünü örtmek için sürekli olarak konuyu geçmişe getirip dikkat dağıtırdı. Ama bu sefer farklı bir şey oldu. Enflasyon son 20 yılın zirvesini gördü. Faiz sebep enflasyon sonuç döngüsü ellerinde patladı. İşte o nedenle artık baktı olmuyor dikkati geleceğe çevirmeye başladı. 2023'ten bahsetti, yetmedi 2053'ten bahsetti, yetmedi 2071'den bahsetti. Milletimiz bugün taneyle domates alıyor. Bay Kriz 2053'te lojistiğimiz harika olacak diyor. Hedef 2023'tü değil mi? Neler vadediyorsun neler. Mesela kişi başına düşen milli gelirimiz 25 bin dolar olacaktı. Bay Kriz Anayasa'yı değiştireceğim demişti, değiştirdi. 2023 hedeflerini tutturamadı ama mesela saray yapacağım dememişti, onu gerçekleştirdi. Millet çile çekerken ben 500 milyon dolarlık uçakla gezeceğim dememişti, hamdolsun onu da gerçekleştirdi.
BUGÜNÜN TÜRKİYE'SİNDE MİLLET YAĞ KUYRUĞUNDA BEKLİYOR
Bugünün Türkiyesi'nde millet ekmek, yağ kuyruğunda bekliyor. Evinde battaniyeye sarılarak oturuyor. Sayın Erdoğan biz senin bu masallarını çok dinledik ama artık anladık ki sen bütün bunları Türkiye için bir vizyon olarak değil, iktidarını ayakta tutmak için söylemişsin. Milletimize düpedüz yalan söylemişsin. Milletçe artık bu masallardan bıktık usandık. Madem hala anlatacak yalandan bir vizyonun var, o zaman hodri meydan. Getir sandığı kararı milletimiz versin.
ORTADA KÜÇÜK BİR SORUN VAR ZAMBİYA'DA LİMAN YOK
Geçenlerde Afrika ülkesi Zambiya ile bir anlaşma imzaladılar. İmzaladıkları anlaşmada 'gemilerle karşılıklı liman ziyareti yapılması.' Yani Türk gemileri ile Zambiya gemileri karşılıklı limanları ziyaret edecek. Ortada küçük bir sorun var, Zambiya'da liman yok.
ATATÜRK'ÜN ANISI
Rodos’a 40 bin asker yığıp, gözünü İzmir’imize diken, faşist Mussolini’nin, küstah elçisi, Gazi’yi ziyaret eder. Elçi görevlilere, 'İzmir’i alarak, Asya’ya ayak basmaktan' bahseden Mussolini’nin, mesajını aktarır. Gazi, 'Söyleyin, yarın sabah gelsin, cevabımı vereyim.' der. Ertesi sabah Atatürk, kabul salonuna, Mareşal üniforması ve çizmeleriyle girer. Bunu gören elçinin, nutku tutulur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, elçiye şöyle seslenir; 'Söyle o koca herife; O, 40 bin askerle, İzmir’i alamaz. Ama ben, 4 bin askerimle, Roma'ya girerim.' Sonra ne olur biliyor musunuz? Mussolini açıklamasını yeniler ve der ki; 'Ben Asya’ya ayak basmaktan bahsettim. Türkiye Avrupalıdır.' İşte devlet yönetmek, bu kadar ciddi bir iştir. Türk Devleti’ni yönetmek; çiftçinin derdini, gözünün içine bakarak dinlemektir. Köylüyü efendi görmektir. Kadınlara hürmettir. Çocukların yanında eğilmek ama hadsizin karşısında da, dimdik durmaktır. Biz Atamızdan böyle gördük. Biz şanlı tarihimizden böyle bildik.
BAY KRİZ, KAŞIKÇI DAVASINI KAÇA SATTINIZ?
Ama AK Parti iktidarının kafası, öyle bir kafa ki; başkaları tak diye emrediyor, bunlar şak diye yerine getiriyor. İhracatla büyüyeceğiz, zengin olacağız diyorlardı, meğerse, dava ihraç edeceklermiş… Trump emrettiğinde, rahibi nasıl ihraç ettilerse, Suudi prens emredince de, Kaşıkçı davasını, jet hızıyla ihraç ettiler. Geçen hafta katıldığım bir televizyon programında sormuştum. Buradan bir kez daha soruyorum: Bay Kriz; Kaşıkçı davasını, kaça sattınız? Türkiye sınırlarında işlenmiş, bir cinayetin davasını, yani devletin egemenlik hakkını, kaça devrettiniz?
20 YIL İKTİDAR OLDULAR AMA DEVLET İNSANI OLAMADILAR
Geçmişini bilmeyen, bugünü de, yarını da koruyamaz. Tarihinden feyz alamayan, icap ettiğinde dik duramaz. Dünyada para bolken, 20 yıl iktidar oldular, ama bir türlü devlet insanı olamadılar. Sorumluluk almak yerine, beceriksizliklerini, faiz lobilerine, üst akıllara, dış güçlere havale ettiler. Orayı kurutunca, bu defa da, vatandaşa sardılar.
TUTUNACAK DALLARI, ÜFÜRECEK BAHANELERİ KALMADI
Kendilerinden başka, herkes suçlu oldu. Muhalefetinden, gazetecisine, öğrencisinden, öğretmenine, esnafından, işçisine, memurundan, emeklisine herkes terörist oldu, hain oldu, nankör oldu. Herkes mutlaka suçlu oldu, ama Ak Parti, hep ak kaşık kaldı. 20 yılın sonunda, bugün geldiğimiz noktada ise; tutunacak dalları, üfürecek bahaneleri, suçlayacak kimseleri kalmadı.
İLK SANDIKTA KİM SUÇLU, KİM SUÇSUZ GÖRECEĞİZ
Buradan bir kez daha hatırlatıyorum; İlk sandıkta, kim suçlu, kim suçsuz göreceğiz. Sandık gelecek, milletimizin çelikten iradesi, Türkiye’nin düşürüldüğü durumun faturasını, gerçek sorumlusuna kesecek. Hiç kimse merak etmesin. Türk devleti de, Türk milleti de, çaresiz değildir. Türkiye, bu ciddiyetsizliğe, bu utanmazlığa mahkûm hiç değildir. Bu memleketin liyakatli kadroları, fedakâr evlatları var. Bu milletin İYİ Parti’si var. Biz varız, biz hazırız. Ve Allah’ın izniyle Ak Parti’nin neden olduğu enkazı, mutlaka kaldıracağız.
BU MİLLETİN HAKKI HEPİNİZE HARAM, ZEHİR, ZIKKIM OLSUN
Bu haram düzenini kuranlara da, bu adaletsiz düzenin, bekçiliğini yapanlara da, bu çarpık anlayışın parçası olanlara da yazıklar olsun! Bu milletin hakkı hepinize haram, zehir, zıkkım olsun!
PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ADALETİ SONA ERDİRMİŞTİR
İdareyi ve iradeyi tek bir kişinin aklına, tercihlerine, ideallerine, istek ve arzularına emanet eden, Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi, Türkiye’de adaleti ve hakkaniyeti sona erdirmiştir. Yasamadan fazla, yasama faaliyetine girişen bir cumhurbaşkanı, yargıçlardan daha çok, yargı dağıtan bir cumhurbaşkanı, hukuku üstün tutmak yerine, üstünün hukukunu savunan bir cumhurbaşkanı, ülkemize demokrasi ve adalet getirmez, getiremez!
DEVLETİN ADETA ÇİVİSİ ÇIKARILMIŞ DURUMDA
Yürütme erkinin, yasamayı ve yargıyı tahakküm altına aldığı, siyasi gücün, tek bir merkezde toplandığı bu ucube sistemde; adil bir devlet anlayışından bahsedemeyiz. Bugün AK parti iktidarı; devlete personel alımından, kur korumalı mevduata; eğitimde fırsat eşitsizliğinden, vergi uygulamalarına; kamu ihalelerinden, aynı kurumda, aynı statüde çalışanlar arasındaki, maaş eşitsizliklerine; imar düzenlemeleriyle kentsel rant oluşturmaktan, müfettişlerin, tehdit unsuru olarak kullanılmasına kadar, her alanda; haksız, adaletsiz, kayırmacı uygulamalar yapıyor. Devletin adeta çivisi çıkarılmış durumda.
ADİL DEVLET VATANDAŞI KANDIRMAZ, HİLE YAPMAZ
Çünkü adil devlet; seçim arifesinde, 'Taşeronlarda çalışan işçilerin tamamı, kadroya alınacak.' deyip, seçimden sonra, büyük bir çoğunluğunu dışarda bırakmaz. Adil devlet; Vatandaşını kandırmaz, aldatmaz, hile yapmaz. Adil devlet; yandaş müteahhitlerin sözleşmelerini, onlar lehine güncellerken; işe başladığı tarihte, tabi oldukları kanunu, çalışanların aleyhinde değiştirerek, milyonlarca vatandaşını, mağdur etmez. Adil devlet; sınırsız faiz geliri elde edenlerin, vergilerini sıfırlarken; borç altında ezilen çiftçisinin, traktörüne haciz koymaz. Adil devlet; Vergisini, muntazam şekilde ödeyen mükellefleri, cezalandırırcasına, her sene af çıkarıp, matrah artırımı imkânı sunarak, vergisini ödemeyenleri, vergi kaçıranları, mükafatlandırmaz. Adil devlet; kayıt dışılığa göz yumarak, firmalar arasında, haksız rekabete yol açmaz.
ADİL DEVLET MİLLETİN PARASINI FAİZ LOBSİNE PEŞKEŞ ÇEKMEZ
Adil devlet; uzlaşma müessesesi adı altında, yandaş şirketlerin, vergi, faiz ve cezalarının, tamamını silerken, kendisinden olmayanların üstüne, yok edercesine gitmez. Adil devlet; Merkez Bankası eliyle, bankalara yüzde 14 faizle verdiği parayı, hazine aracılığı ile, yüzde 26 faizle, geri almaz. Adil devlet; milletin parasını, faiz lobisine peşkeş çekmez, kendi hazinesine kumpas kurmaz. Adil devlet; devlet gücünü, iktidar partisinin, siyasi emelleri için kullanmaz. Adil devlet; yargı mensuplarını, emniyet güçlerini, denetim elemanlarını, baskı unsuru olarak kullanmaya kalkışmaz.
ADİL DEVLET 5 MÜTEAHHİDİN 10 MİLYAR LİRALIK KREDİ BORCUNU SİLERKEN, GENÇLERİN HESAPLARINA HACİZ KOYMAZ
Adil devlet; mülki idare amirlerini, il-ilçe teşkilatı gibi kullanmaz. Kamu ihale kanununu sürekli değiştirerek, kişiye özel uygulamalar yapmaz. Adil devlet; kamu ihalelerinde de, adaleti gözeten devlettir. Beşli çeteye, ülkenin kaynaklarını peşkeş çekmez. Adil devlet; 5 müteahhidin, yaklaşık 10 milyar liralık vergi borcunu silerken, öğrencinin aldığı, 28 bin liralık krediyi, 48 bin lira olarak geri isteyerek, gençlerinin hesaplarına, haciz koymaz. Adil devlet; zor gününde, vatandaşının yanında olan devlettir. Pandemide, 2 milyon esnafına verdiği desteğin, daha fazlasını, İstanbul Havalimanı örneğinde olduğu gibi, tek kalemde, tek bir yandaş firmaya vermez.
ADİL DEVLET VATANDAŞLARINA SOSYAL YARDIMLARI ADİL DAĞITIR
Adil devlet; düzenleme yetkisini, iktidar mensupları için, bir rant kapısı olarak kullanmaz. Adil devlet; sosyal yardımları, vatandaşlarına adil dağıtan devlettir. Bir siyasi partinin, il ve ilçe teşkilatlarının belirlediği kimselere, yardım yapıp, kendisinden görmediği muhtaç vatandaşlarını, yardımsız bırakmaz. Adil devlet; üstünlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü savunan devlettir. Kamu istihdamında, adalet ve liyakat esasını benimseyen devlettir. Vatandaşının hakkını gasp eden değil, muhafaza eden devlettir. Gelir eşitsizliğine, son veren devlettir. Vergide, adaleti tesis eden devlettir. Eğitimde, fırsat eşitliği sağlayan devlettir. Adalet; eşitliğin ve özgürlüğün mihenk taşıdır. Hukukun üstünlüğü; toplumsal gelişimin anahtarıdır. Fırsat eşitliği; bir ülkenin zenginleşme reçetesidir.
ONLAR ÇIĞ GİBİ DÜŞERKEN, BİZ KAR TOPU MİSALİ BÜYÜYORUZ
Onlar, çığ gibi düşerken; biz, kar topu misali büyüyoruz! Onlar; 'iftira ve çamur siyasetiyle' günü kurtarmaya çalışırken; Biz; milletimizin gönlünde, gün be gün yükseliyoruz! Onlar, kötülükten, kaostan ve yalandan beslenirken; biz, iyiliği, makulü ve hakikati savunarak, dimdik yürüyoruz! Onlar, yolumuza türlü türlü engeller çıkartırken; biz, her geçen gün, daha da güçleniyoruz!"
KAYNAK: Haberciniz