Meral Akşener ile Ali Babacan'dan ortak açıklamalar! "Görüşmeler sürecek"
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan bir araya geldi. Akşener'in yaptığı ziyaretin ardından bir basın toplantısı gerçekleşti. Ortak görüşmelerin devam edeceğini vurgulayan iki genel başkan, parlamenter sistem konusunda orta olduklarını ve farklı farklı hazırlanan sistem önerisinin aslında birbirine çok benzediğini belirtti.
İşte Akşener ve Babacan'ın açıklamalarından önemli satır başları:

ASLINDA ÇALIŞMALAR BİRBİRİNDEN UZAK DEĞİL
Ali Babacan: Türkiye'yle ilgili birçok konuyu ele aldık. Çoklu kriz ortamını değerlendirdik. Bu ortamdan çıkış için neler yapılması gerektiğiyle ilgili değerlendirme yaptık. Bir süredir üzerine çalışmakta olduğumuz Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem var. 6 siyasi parti çalışmalarını hazırladılar ve bir süredir de 6 partinin değerlendirdiği bir masa oluştu. Bugün 3. kez bir araya gelecekler. Çalışmaları tek bir çalışma haline getirmenin müzakeresi yapılacak. Biz bunu çok önemsiyoruz. Dar boğazdan çıkışın en önemli araçlarından bir tanesinin sistem değişikliği olduğunu düşünüyoruz. Gördük ki aslında çalışmalar birbirinden uzak değil ve aklın yolu bir. Nasıl bir Türkiye görmek istiyoruz diye bakınca gerçekten özlediğimiz tablo birbirinden farklı tablolar değil.
GÖRÜŞMELERİ SIKLAŞTIRMAYI KARARLAŞTIRDIK
Meral Akşener: Görüşmeleri sıklaştırmayı kararlaştırdık. Çünkü Türkiye 20 yıldır haydi neyse 10 yıldır istişare etmeyi unuttu. İnsanların istişare ettiği zaman Türkiye'nin geleceğine dair, ortak fikirlere sahip olduğu ve en önemlisi farklı fikirlerin de birbirini güçlendirdiğini anlamak mümkün. Bir tek kişinin ben istedim oldu dediği bir Türkiye'de istişarenin önemi öne çıktı. Burada yaşayan herkes huzur istiyor. Devleti temsil eden insanların yargıya müdahale etmemesi istiyor. Esnaf siftah yapmak istiyor. İsrafın, talanın, kayırmanın son bulmasını istiyor. Bütün bunların gerçekleşeceği tarih de seçim. O seçimde de muhtemelen ya bu ucube sistemin devamı üzerinden bir propaganda ya da bizlerin içine yer aldığı kanaat itibariyle İyileştirilmiş/Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'e geçişin üzerinde durulduğu hukukun üstünlüğün, Türkiye'deki huzurun sağlandığı, demokrasinin tam işlediği yeni döneme geçiş anlamını taşıyacak.
1000 ŞUBESİ OLAN MARKETLE FİYAT KONTROL EDİLEMEZ
Gazetecilerin de sorularını yanıtlayan Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın market alışverişine değindi ve "Bir ülkenin Cumhurbaşkanı market işletmeciliğine soyunduysa, bu beyhude bir çabadır. 84 milyonluk bir ülkede 1000 şubesi olan marketle fiyat kontrol edilemez. Enflasyonu düşürmenin yolu maliyetleri düşürmekten geçer. Kökünde döviz kuru vardır. Cumhurbaşkanına tavsiyemiz istikrarsızlığı önlemesi ve söz verdiği gibi hem enflasyonu hem faizi düşürmesi. Kendi taahhüdüdür. Seçileli 3 sene 3 a oldu bu süreçte hem kur yükseldi, hem faiz yükseldi" dedi.
ERDOĞAN'IN TUTUMUYLA HERKES BİR GÜN TERÖRİST OLACAK
Akşener ise "Sayın Erdoğan'ın market alışverişi meselesi vallahi biz 1.5 yıla yaklaşan süredir Sakarya Milletvekilimiz Ümit Dikbayır ve eşiyle aynı marketten aynı tüketim maddelerini satın alıyoruz. Oradan halkın enflasyonunu hesaplıyoruz. Sayın Erdoğan bu ölçüm hareketini taklit etmiş güzel bir şey. Fakat Türkiye'de sayın Erdoğan'ın tutumuyla herkes ve her kurum bir gün terörist olacaktır. Ekonomiyi düzeltemedikçe, demokrasi olmadıkça ve kendisini Nobel'e aday gösterilmesi gereken faiz sebep enflasyon sonuç teorisini ispatlamak için her alanı terörist ilan etti" dedi.
PSİKOLOJİK OLARAK CUMHUR İTTİFAKI SEÇİMİ KAYBETTİĞİNİ BİLİYOR
Meral Akşener ise AK Partili Numan Kurtulmuş'un Millet İttifakı adayının düşük seviyede olacağını söylemesine yanıt vererek, "Konu Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı. Bunu niye merak ediyorlar? Türkiye'de ekonomi baş aşağı, hukukun üstünlüğü guguk oldu. Adalet, ekonomi belli. Böyle bir ortamda buralara kafa yormak varken 24 saat Cumhur İttifakı'nın bileşenleri eğer Millet İttifakı'nın adayını merak ediyorsa bu işte bir durum var demektir. Bunun anlamı da şu: psikolojik olarak Cumhur İttifakı seçimi kaybettiğini biliyor. Kendilerine tavsiyem hemen bir seçim kararı ilan etsinler, 13. Cumhurbaşkanı olarak seçilecek kişinin kim olduğunu öğrenirler" dedi.
ABİMİN ARKADAŞLARININ YÜZÜNE MERAL KILIÇDAROĞLU DEDİĞİNİ BİLİYORUZ
İsmail Kahraman'ın anayasada değişmez bir madde olmaması gerektiğini söylediği sözleri de değerlendiren Akşener, "Sayın Kahraman'ın açıklamaları yeni mi bilmiyorum. Sayın Kahraman'ın hep böyle egzantirik çıkışları olmuştur. Yaşına bağlamıştım. Kendisinin hem de bir iftar sofrasında hem de rahmetli abimin arkadaşlarının yüzüne Millet İttifakı içinde yer almamız sebebiyle şahsıma 'Meral Kılıçdaroğlu' dediğini biliyoruz. Kahraman beyefendinin kendini savunmak için bunun üzerine ona bir protesto eden bir mektup yazdığımda, kendini savunmak için bana Fetöcü demişti. Hep böyle oluyor, sonuç itibariyle gördük ki ailesinin yarısı kaçak. Hem de Fetöden. Bu arkadaşın evinde oturup işine gücüne bakmasında büyük fayda var. Kendini hatırlatmak için bu tür çıkışlardan uzak durmasında fayda var" ifadelerini kullandı.
KAYNAK: Haberciniz