Meral Akşener: Sandık sıkıştırmaya başlamış, panik büyük
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TBMM'de düzenlenen İYİ Parti Grup Toplantısı'nda konuştu. Gündeme ilişkin değerlendirmeler yapan Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a eleştirilerini ardı ardına sıraladı.
İYİ Parti lideri Akşener, partililerin seslenerek, birçok konuya değindi. Akşener'in açıklamalarından öne çıkan satır başları şu şekilde:
SANDIK SIKIŞTIRMAYA BAŞLAMIŞ, PANİK BÜYÜK
"Eskiden sayın Erdoğan'ın söyledikleri birbiriyle aylık ya da yıllık bazda çelişirdi. Gelinen noktada artık bu arkadaşımız haftalık bazda bile kendisiyle çelişir oldu. Artık her hafta bir önceki hafta söylediğini unutup farklı bir şey söylüyor. Sandık sıkıştırmaya başlamış, panik büyük.
BU HAFTAKİ KÜLFET NEREDEN ÇIKTI MUHTEREM?
Geçen hafta zamların gerçekliği ile ilgili muhalefetin yaygara yaptığını, her şeyin olağanüstü iyi olduğunu söylerken, bu hafta çıkıp 'Ülkenin kazancından hep birlikte istifade ettik, külfeti de hep birlikte sırtlayacağız' dedi. Madem geçen hafta her şey yolundaydı, madem biz yaygara yapıyorduk o zaman bu haftaki külfet nereden çıktı muhterem? Sen yandaşlarının gönlü olsun diye milletimizin vergilerini çarçur ederken bu ülkede anneler çocuklarına mama alamaz hale geldiler. Sen sarayda sefa sürerken bu ülkede gençler tatile gitmenin hayalini bile kuramaz haldeler. Sen danışmanlarına 5,10,11 maaş bağlarken bu ülkede öğretmenler atanıp tek maaşa bile kavuşamıyorlar. Sen bu millete sabırdan, fedakarlıktan ve külfeti sırtlanmaktan bahsedecek en son kişisin. Ülkemizin kaynaklarını har vurup harman savurdun. Milletimizin cebinden aldığını, yandaşının cebine koydun. Şimdi çıkmış ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışıyorsun. Çok beklersin, çok. Bu milletin seni bir kez daha yılgın bir hoşgörüyle benimseyeceğini sanıyorsan çok yanılıyorsun. Bu millet artık her şeyin farkında. AK Parti iktidarı artık yok.
KUZU KUZU OTURANLARA ALERJİLERİ YOK
Milletimize sırtını dönen AK Parti iktidarının son dönemdeki fobisi de sanat oldu. Bu durum artık bir saplantı haline geldi. Sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür denilen o büyük vizyondan sanatçılarımızı her fırsatta yargılayan, hedef gösteren ve tehdit eden bir vizyonsuzluğa düştük. Geçtiğimiz günlerde Tarkan bir şarkı çıkarttı. Yaşadığımız bu kötü günlerin geride kalacağını söyleyen, umutvar bir şarkı nedense bu şarkı bazılarına çok ağır geldi. Şarkıda küfür, hakaret yok umut var. Bu arkadaşların o umuda bile alerjileri var. Kendilerini eleştirmek yerine kuzu kuzu oturanlara alerjileri yok. Mesela alerjileri 'hüp' diye götüren müteahhitlere alerjileri yok. Aslında Tarkan 'geççek' diye şarkı yapınca arıza çıkarmaları çok normal. Bence de geççek bitçek.
GİDERAYAK BU MİLLETE FAYDANIZ DOKUNSUN
Buradan iktidara seslenmek istiyorum. Türkiye'de herkes sanatını icra etmekte özgürdür. Kimi neşeli müzik yapar, kimi protest müzik yapar. Kimi över kimi eleştirir. Sizlere ve bizlere düşen aynı rahmetli Özal ve rahmetli Demirel gibi onlara saygı göstermektir. Bu ülkenin sanatçısıyla, bu milletin dinlediği müzikle uğraşacağınıza oturun işinizi yapın. En azından giderayak bu millete faydanız dokunsun. Er ya da geç o sandık gelecek. Ağlasanız da sızlasanız da milletin başına bela ettiğiniz bu sistem geldiği gibi 'gitçek', siz isteseniz de istemeseniz de bu çile 'bitçek' millete reva gördüğünüz bu kabus elbette 'geççek'
RUSYA-UKRAYNA KRİZİ
Dış politika ve onun iletişim dili olan diplomasi devlet aklı, birikim ve ciddiyet ister. Diplomasi usta ellerde şekillendirilmesi gereken bir sanattır. Ancak maalesef sayın Erdoğan ve arkadaşlarının elinde bu sanatın yok oluşuna şahit oluyoruz. AK Parti iktidarında ülkemizde ne devlet aklı ne ciddiyet kaldı. Nerede torpilli eş dost varsa, nerede eski vekil, bakan varsa, nerede ayak altından çekilmesi gereken bir siyasi tortu varsa gittiler büyükelçi yaptılar. Hariciyemizi AK Parti'nin geri dönüşüm kutusuna çevirdiler. AK Parti'nin sergilediği dış politika performansına bakınca milli çıkarlarımızın yerine sayın Erdoğan'ın gönül bağlarının aldığını görüyoruz. Uluslararası ilişkilerde caydırıcılık politikası diye bir kavram vardır. Bu kavram devletler arasında ilişkilerde verilecek karşılık ve sonuçları konusunda şüphe uyandırarak bir devleti olası tehditkar eylemlerinden vazgeçirme politikasıdır. Ukrayna'da bir kriz yaşanıyor ama sayın Erdoğan ve ekibinin birbirlerini boşa düşüren açıklama ve davranışları hem NATO hem Rusya nezdinde Türkiye'yi kırılgan bir noktaya düşürdü.
TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE SAYGI DUYULMALI
Biz İYİ Parti olarak devletin toprak bütünlüğüne ve tam egemenliğine saygı duyulması gerektiğini düşünüyoruz. Bir ülkenin egemenlik sahasının başka bir ülke tarafından ihlal edilmesine karşıyız. Bu çerçevede saldırıya uğrayan devletin, uluslararası hukuktan ve BM şartının 55. maddesinden doğan meşru müdafa hakkını da tanıyoruz. Bu bağlamda Rusya öncelikle işgal ve ilhak ettiği Kırım'dan çekilmelidir.
AK PARTİ UYGU TÜRKLERİ İÇİN PISIR TAVIR TAKINDI
AK Parti Uygur Türkleri için takındığı pısırık tavrı, Kırımlı kardeşlerimizin için takınıyor olsa da biz İYİ Parti olarak Rusya'nın Kırım Türklerine baskına son vermesini talep ediyoruz. Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne yönelik tehdit oluşturulması kabul edilebilir değildir. Rusya'yı askerlerini geri çekmeye çağırıyoruz. Türkiye'nin Ukrayna'ya İHA satışına devam etmesi yönündeki kararını olumlu buluyoruz."
KAYNAK: Haberciniz