Meral Akşener'den Saraçhane açıklaması: Kemal Kılıçdaroğlu'nu aradım
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, FOX ekranlarında Çalar Saat'e konuk oldu. Akşener, Saraçhane'ye gitmeden önce Kemal Kılıçdaroğlu'nu aradığını ancak telefonunun kapalı olduğunu söyledi.
Akşener, şu açıklamalarda bulundu:
YOKSUL AİLELERİN ÇOCUKLARINDA BODURLUK BAŞLADI
"Asgari ücret, Ocak ayında tekrar açlık sınırına düşecek. Gıdaya erişim, ısınma, elektrik büyük problem. Çocukların durumu çok kötü. Yoksul ailelerin çocuklarında bodurluk başladı, proteinsiz beslenmeden. Biz çocuklar için hiç değilse bir öğün yemek verilsin dedik ama olmadı.
SAYIN ERDOĞAN SARAY'A GİTTİ
Ben köyden çıkıp geldim, Erdoğan Kasımpaşa'dan geldi. Eğitimle sınıfsal geçirgenliği sağladık bizim gibiler bunları unutmamalı. Ama Sayın Erdoğan Saray'a gitti. Saray kendi içinde ayrı bir dünyadır.
Ben gezerken beş farklı emekli maaşı vardı. Hem SSK'nın hem BAĞKUR'un dedik ki en düşük emekli maaşı asgari ücret kadar olsun, o oldu. Ama aynı zamanda işverenin de yükünü siz ödeyin hiç değilse yarısını ödeyin ama tamamının ödenmesi çok daha faydalı.
AİLENİN MAAŞI 15 BİN LİRADAN 30 BİN LİRAYA ARTMADI
Maliyet yükseldi, kiralar uçtu, elektrik, doğal gaz uçtu, bütün maliyetler uçtu ve buna karşın alım gücü düştü. Ulaştırma bakanının aldığı maaşla asgari ücretlinin aldığı maaş, hatta 2 asgari ücret koyun; büyükşehirde asgari ücretle kira ödesin de görsün. 1 yıl önce 15 bin lira olan kira şu anda 30 bin lira. Ama o ailenin maaşı 15 bin liradan 30 bin liraya artmadı.
VATANDAŞINI AÇIKTA BIRAKAMAZSIN
Pazarcı esnafının da durumu berbat. Bu konuyu anlatmam mümkün değil. Devlet tarifinde açını doyurur, çıplağını giydirir. Vatandaşınızı aç bırakamazsın, açıkta bırakamazsın. Bu sosyal hak meselesini bir lütuf olarak çevirdikten sonra birçok konuda eksikler var. Siz vidaları sıkıştırmaya önce saraydan başlayacaksınız sonra Ulaştırma Bakanlığı'ndan başlayacaksınız.
KARDEŞİM 2 TANE NEYİNİZE YETMEDİ?
Motorlu taşıtlar vergisine zam yapılmadı dediler ama yüzde 62 zam yapıldı. Küfe vatandaşın sırtında. Küfe 10 yaşındaki kızına meyve toplayan ve işsiz olan, plastik ve karton toplayarak geçinmeye çalışan babanın sırtında. Sayın Erdoğan beceremiyorsa gitsin. Hani ver yetkiyi gör etkiyiydi? Varsa bir küfe kendiniz aldınız siz. Acayip lüküs hayat var. 13 tane uçak var. Kardeşim 2 tanesi neyinize yetmedi?
Bu seyahatlere özel arabalar uçakla öncede gönderiliyor. 28 yıldır aktif politika yapıyorum pek çok hükümetle çalıştık, acayip eleştirdik ama böyle bir şeyi anlatmam mümkün değil.
SOMUT ÇARELER ÜRETTİK
Biz İYİ Parti olarak eleştirilerimizi dile getiriyoruz sonra çözümlerimizi üretiyoruz. Al sen yap oyları da sen al. Herkes pandemide sandalyesinde otururken ben şehir şehir gezdim. Oralarda bir tane partiyi eleştirmedim, kendi partimi övmedim. Somut çareler ürettik ve kamuoyu ile paylaştık. Bir kısmını yaptılar, alın size yazsın dedik.
GIDA FİYATLARI, KİRALAR UÇTU GİTTİ
Gerçekten vatandaşın derdi çok yüksek. Gıda fiyatları, kiralar uçtu gitti. Deniliyor ki Avrupa’da da uçtu gitti. Avrupa’da da pandemi sonrası pahalılık var ama bizde en ufak artış yüzde 110’da olmuş, onlarda en yüksek artış yüzde 70’lerde. Ben nerede yanlış yaptım diyeceksiniz. Muhalefete suçu atmak çare değil ki. Sizin damat bakanınız gitti.
ERDOĞAN VATANDAŞI İLE TAMAMEN KOPTU
Sandıkta göreceksiniz. Bir de ‘onlar’ diye bir kavram var. Onlar diye bir şey yok. Bu millet için çalışıyoruz. Vergiler yüzünden sizin de maaşınız gitti. Bu vergileri ayarlamak gerekmiyor mu? Biz öneriyoruz, yapmıyorlar. Somut probleminize çözüm üretiyoruz, siyaset budur. Parmak sallayan pis dil sonuçta Saraylara tıktı, her şeyi ben yapayım oldu. Ama görüyoruz ki sayın Erdoğan vatandaşı ile tamamen koptu.
VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ BÖYLE DEĞİL
20 Ocak 2020’de başlamışım, bugün aralık ayının sonundayız. O zamandan bu zamana en sert AK Partili kardeşlerimizden en doğru bilgileri aldık. Düşmanca bir kullanmadan dertleri dinlediğiniz zaman en doğru önerileri onlardan aldık. Bu zamana geldiğimizde o esnafların büyük bir çoğunluğu AK Parti’den koptu, dükkanlarını kapattı. İkinci turda gördüğüm kadarıyla 10 işçi çalıştırılıyorsa yarısı gitmiş. Diyorlar ki alım gücü düştü. Pandemide maliyeti 50 liraysa 75 lira oldu. Ama vatandaşın alım gücü böyle değil.
Bunların tamamı çözülür. İsrafı, yandaş kayırmayı bırakacaksınız. Kur korumalı mevduat sistemine gidecek para 200 milyar dolar. Merkez Bankasına maliyetini sorduk, atanmış memur cevaplamadı.
BİZİMKİ KATAR'A GİTTİ
Çocuğunun yanına öğlen yemeği koymakta zorlanan aileler var. Ne olurdu o 5 müteahhide verilen paralar yerine o çocuklara beslenme verseydiniz? Bizimki Katar'a gitti. Futbol seviyor tamam, Arjantin şampiyon oldu. Oranın devlet başkanı evden izledi, incileri mi döküldü.
ÜLKELER ARASINDAKİ İLİŞKİ KURUMSALDIR
Türkiye'nin imkanları var. Dövüşüp duruyoruz. 7 trilyon dolar hacim var burada, burayı ekonomik olarak değerlendirsek çok değerli bir yer. Niye kavga ediyoruz biz? Beni seviyor mu sevmiyor mu? İşte şahsım devleti yaparsanız böyle olur. Vahim olan kişisel sempati ya da antipati üzerinden yürümesi. Ülkeler arasındaki ilişki kurumsaldır.
İMAMOĞLU'NA AHMAK DİYEN SOYLU, İADE EDEN İMAMOĞLU
Millet iradesine çak yapıldı aslında. Millet iradesine uzanan o eli millet sandıkta kırar. Nitekim 31 Mart seçiminde İmamoğlu 13 bin 500 oy farkıyla kazandı. Bunu iptal ettiniz, ve sonra yeniden sandığa götürdünüz. Ne oldu 805 bin oy farkla yeniden yenildiniz. Dolayısıyla bu abudik gubudikler sayın Erdoğan'a yaramadı. İmamoğlu'na ahmak diyen Soylu, iade eden İmamoğlu.
Erdoğan'ı akıllı bulmuşumdur. Çak mevzusunu şimdi sizin yayınızda gördüm. Durum çok vahim. Şimdi Erdoğan Türkiye'den kopmuştu, dünyadan da kopmuş. Yahu arkadaş siz 1998'i hatırlasanıza 1998'de oradan giderken ki yüz ifadeni hatırlasana. Biraz empati yapsana. Dolayısıyla orada çak olmaz teselli olur. Benim İmamoğlu'na sarılma nedenim bu, düşmeyeceğiz. Bu ceza İstanbul'a çökmek için verilen bir ceza. Bu Türkiye'de yargının hukukun gerçekten can çekiştiğini gösteriyor.
AK PARTİLİ VEKİLLER BUNA NE DİYECEK
AK Partili bir vekilin bir açıklaması var. Bu durumun rahatsız ettiği yönünde. Biz bir kanun teklifi verdik. Biz diyoruz ki yapılan bir yanlış, biz bunu düzeltelim. Bakalım AK Partili vekiller buna ne diyecek. Bir çok gruba sayın Erdoğan ‘terörist’ dedi. Binali Yıldırım’a mı oy vereceksiniz Sisi’ye mi diye sordu. Bu çok çirkin bir dil. Ben de Denizli’de çıkıp ‘Merhaba teröristler’ dedim. Erdoğan da beni hapse atmakla tehdit etti. Ben de çantamla çıktım çünkü eskiyi hatırlattım. Sen hapishane giderken herkesin elinde çanta vardı. Bende de çanta var, elinden geleni ardına koyma dedik.
Bir yargı problemi var Türkiye’de. Bu böyle olamaz. Bu karar sayın Erdoğan’ın kararı. Bu bir seçim gündemi. Seçime giderken muhtemelen İstanbul’a çökme kararı. 16 milyonu ilgilendiren bir bütçe var ve o bütçe sistemin dışına çıktı.
ŞİMDİ MAMALAR KESİLDİ, İSTANBUL'A ÇÖKME İŞİ BU
Bunlar gelirse her şeyi keserler dediler, Millet İttifakı belediyeleri bunun önüne geçti. Millet ittifakı belediyeleri pandemide vatandaşın yanında oldu. 16 milyon İstanbullunun ürettiği bir değer bu. Şimdi mamalar kesildi, şimdi bir taraftan da İstanbul’a çökme işi bu. Köprüyü nasıl yıkarız böyle bir şey mümkün mü? Buna cevap verilemez İlker Bey. Elimizde kazma köprüyü yıkıyoruz hayal etsenize sayın milletim kazmayla yıkıyoruz. Saray bütün mantığı attaya götürdü.
ALDIĞINI KARARLARIN SONUÇLARININ SORUMLULARI VARDIR
Ankara ve İstanbul’u kaybetmenin koma hali var. İçişleri Bakanlığı hemen terör soruşturması başlattı. Ben eski bir İçişleri Bakanı olarak söyleyeyim. Pek çok FETÖ iltisaklısı çıktı. Bunları işe almada imza sahiplerine ne oldu? Güvenlik soruşturmasında eksik bilgi varsa sorumlu sizsiniz, işe alan değil. Habur’da mahkemeler kuruldu, rahatsızlık olmasın diye devlet dairelerinde Atatürk resmi kaldırıldı. Şimdi görülüyor ki devran değişti. Aldığınız kararların sonuçlarının sorumluları vardır.
Kardeşi hakkında soruşturma var, İçişleri Bakan Yardımcısı’nın haberi yok. Gerçekse ben gece uyuyamam. Bu gece hiç uyumayın sayın milletim bu gerçekse. Haberi yoksa çok daha vahim. Gerçekse nelerin olabileceği belli değil. Dümense anlarım orada sorunu göremiyor. Çeşitli iftiralarla karşı karşıya olduğumuz için Türkiye’de en çok temkinle giden biziz.
Ben aday adaylarını sordurdum, hala Ergenekon’dan suçsuz olduğu halde sicili düzelmeyenler çıktı. Ben ilettikten sonra prosedür tamamlandı.
Sayın Çataklı kardeşinden dolayı suçlu olamaz ama bize gelince biz her konuda suçluyuz. Benim çok geniş bir ailem var. Benim 13 halam var, kuzen sayısını anlatmam mümkün değil. Benim babamın babası yörenin en önemli din alimlerinden biri. Ben hep FETÖ’cülükle suçlandım. 7 göbek sülalemde 1 tane çıksın ben siyaseti bırakırım. Bunu bu ülkede söyleyebilecek bir insan yok. Size bu kadar baskı yapılırsa ve sizin kardeşiniz kaçaksa bu olmaz. Haberiniz yoksa bu çok vahim.
Sandık geldiğinde bu işi kazanmalıyız, kazanacağız. Bu tek adam sistemi Türkiye’nin devlet arşivini ortadan kaldırdı, yazıktır.
16 milyon İstanbullunun iradesine uzanmış bir el var. Bu milli iradeye el uzatma hadisesine karşı 84 milyon senin yanında mesajı verdim. Bu Türkiye’nin milli iradesine çökmedir. Sadece İstanbullunun meselesi, İmamoğlu’nun meselesi olarak bakarsak yanılırız. Dünün vesayetçileri Sayın Erdoğan’a yapmıştı.
Benim Emine hanımla olan sistemimiz başka. Başından beri Sayın Erdoğan’a yapılan haksızlığın karşısında olmuş bir kişiyim. Şiirin suç olmadığını söyledik. Ben o zaman DYP’de Genel Başkan Yardımcısıydım. Bizim hakkımızda fezlekeler verildi. Ben 2 defa tazminat verdim. Refah Partisi’ne açılan kapatma davasına karşı olan çok sert beyanatı ilettik. Sonra bize tazminat davası açıldı. Hem onun için hem de Erdoğan için tazminat ödedim. Ben çok tazminat ödedim. O zamanki parayla yanlış hatırlamıyorsam her biri için 3,5 milyar lira tazminat ödedim. Benim eşim yazar her şeyi, paraları o ödediği için. Bu bir dayanışma meselesi. Anayasa Mahkemesi kapatma davası açmış, sayın Erdoğan hapse girmiş, DYP’nin Genel Başkan Yardımcıları bu karşı tutum almış
Dünün mağduru bugünün vesayetçisi oldu. Şimdi sayın İmamoğlu’nunki de bitmeyecek. Sadece İstanbul çerçevesine koyarsanız bu şarkı biter. Sayın İmamoğlu çerçevesinde söylemiyorum. Bakın tecrübe konuşuyor.
Erdoğan tek adam olmak için tüm Türkiye’yi bozdu. Bu işin suçlusu Sayın Erdoğan.
BEN KILIÇDAROĞLU'NU ARADIM TELEFONU KAPALIYDI
Biz sayın Davutoğlu ile saat 11.00’da görüştük. Ben Sayın Kılıçdaroğlu’nu aradım. Ben aradığımda telefonu kapalıydı. Ben Almanya meselesini unuttum. Sonra öğrendim ki o sırada programdayız. Birlikte güç almak için sayın Gültekin Uysal’ı aradım. İzin almak için aramadım, öyle bir durumunuz yok. Söyleyene de fena çarparım. Bu belediye başkanları 2 partinin oylarıyla seçildi. Bu arkadaşlarımızın iyi yaptığı işlerden biz mesulüz, kötü yapılanlardan da. Bizim izin almak gibi bir durumuz yok. O sırada büyük saygısızlıklarla kaşılaştık. Sayın Uysal ağır grip geçiriyormuş. Babacan'ı aradım, basınla ilgili bir programdaymış. Temel beye ulaşamadık, kendisi hastanedeymiş. Kendi seçtiğimiz belediye başkanı için niye izin alayım. Bir kalabalık güç gösterisi yapabilelim diye aradım.
Millet İttifakı 2018’de 4 partiden oluşuyordu. O zaman Deva ve Gelecek Partileri kurulmamıştı. 2019’da Türkiye’yi tercih ettik ve bu müthiş bir sinerji yarattı. 2019’da Saadet Partisi aday çıkarmıştı.
Burada gümbürtüye Tayyip Erdoğan gitti. Bir kesim de siyasi nezakete uymuyor dedi. Sonra siyasi terbiyesizliğe döndü. Demek ki Sayın İmamoğlu’nu orada yalnız bırakmak siyasi terbiyeymiş. Ben böyle bir ahmaklık görmedim. AK Parti’nin Meral Akşener’in bilgisi var trollüğü üzerinden yürümeye çalıştılar. Ben de o otobüste bekledim. Demek ki keşke o otobüsün üzerinde yapayalnız konuşaydı."
KAYNAK: Haberciniz