Muharrem İnce, hem Erdoğan’a hem Suriyelilere mesaj verdi!

Muharrem İnce, hem Erdoğan’a hem Suriyelilere mesaj verdi!
HaberTürk’te Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına katılan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce güncel konularla ilgili açıklamalarda bulundu. Son ekonomi politikalarını manyak manyak işler olarak değerlendiren İnce, Suriyeliler için de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göndermede bulundu. İnce, “Erdoğan diyor ya Suriyelilere, ben burada olduğum sürece sizi kimse gönderemez, hem Erdoğan'ı hem Suriyelileri göndeririz” dedi.

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, HaberTürk’te Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programının konuğu oldu. Gündeme ve ekonomik gelişmelere dair açıklamalarda bulunan İnce, hükümetin son ekonomik girişimlerini ‘manyak manyak’ işler olarak değerlendirdi.

Dolarda yaşanan dalgalanmayla ilgili konuşan İnce, “18'i baz aldığımızda 4,5'tan geldi buraya. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, meydanlarda Erdoğan'la yarışırken Dolar 4,5'tu. 'Dövize yatırım yapan yaya kalır, bozun dövizlerinizi' dedi. Daha önce dolar şu kadar olacak dedim. Birileri Muharrem İnce'yi MİT sorgulasın dedi. Sen nereden biliyorsun bunu dedi. 'Böyle giderse 15-20 lira olacak' dedim" dedi. “”Orman yangınlarında ne vardı, plansızlık, hazırlıksızlık, müdahalede gecikme vardı. Aynısını şimdi ekonomide yaşıyoruz” diyen İnce, “Ortada akıl, bilim, hukuk, mantık, vicdan yok. 15 Eylül'de Dolar 8.20, faizler 18'di. Şimdi geldiğimiz durum berbat. Dün akşam Ankara'dan Yalova'ya gelirken dakika başı değişiyor, şaşkınlık içinde gizliyorum. Doları 18 liraya başkası çıkardı, Allah razı olsun Erdoğan'dan şimdi düşürdü, böyle değil ki. Türk Lirası artık bir tasarruf aracı değildir, geldiğimiz noktada bunu anladık. Körüye, otoyola döviz garantisinden sonra TL'ye de döviz garantisini görmüş olduk. Peki bu parayı nereden vereceksiniz? Hazine'den. Hazine kimin? 85 milyonun. Kime vereceksiniz? Parası olanlara. Bankaya parayı kim yatırdı? Varlıklılar, zenginler. Kur farkı kimin parasından ödenecek? Herkesin. Merkez Bankası ihracatçılar için ileri tarihli kur garantisi veriyor. 18'i baz aldığımızda 4,5'tan geldi buraya. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, meydanlarda Erdoğan'la yarışırken Dolar 4,5'tu. 'Dövize yatırım yapan yaya kalır, bozun dövizlerinizi' dedi. Daha önce Dolar şu kadar olacak dedim. Birileri Muharrem İnce'yi MİT sorgulasın dedi. Sen nereden biliyorsun bunu dedi. 'Böyle giderse 15-20 lira olacak' dedim” ifadelerini kullandı.

DEMEK Kİ DIŞ GÜÇLER MASALI DA PALAVRAYMIŞ

İnce, “Çevremde yetkili, etkili, liyakatlı, diplomalı insanlarla çalışıyorum. Onlarla birlikte kafa yoruyorum. Her konudaki uzmanlarla emin olun üniversiteli yıllarımdan daha fazla ders çalışıyorum. Nas bitti, nas yok artık. Hazine'nin; yani herkesin parasını, fakirin dahil parasını zengine veriyor. Çiftçiye gelince nas yok, milli piyango satarken nas yok, 100 liralık içkiye 300 lira alırken nas yok. Sokak tabiriyle buna tam kolpacılık denir. Erdoğan dış güçler dedi. Bakan 'dış güçler değil' dedi. Demek ki dış güçler masalı da palavraymış. Peki faiz ne kadar olacak? Gidin bankaya, bugün sordum, 27. Faiz lobisi, o da çöktü. En büyük faizci Erdoğan'ın kendisi. Doların ne olacağını biliyor musunuz? Sınırsız, ucu açık bir faiz. 1967'de bu denendi. Kıbrıs Barış Harekatı'ndan sonra denendi. Bu sistem iflas etmişti. O zaman sabit kurdaydık, şimdi dalgalı kurdayız. Bu daha tehlikeli. Yeni ekonomi modelinde bir bütçe ayrılmış mı, ayrılmamış. Bir plan, program, kadro hazırlık var mı? Hiçbirisi yok. Rekabetçi kur sistemiydi, ihracat, üretim artacaktı. Doğalgaza yüzde 60'ı geçerseniz, neden fazla fiyat ödüyorsunuz? Bu şu demektir; sanayiciye sen fazla doğalgaz kullanma. Fazla kullanırsan, fazla ödersin. Yani üretme diyor” diye konuştu.

EŞEĞİ KAYBETTİRİP BULMA SANATI

Seçimlerle ilgili konuşan İnce, “Erken ya da geç seçime bir şey kalmadı. Seçime gitmenin anayasal koşullarına bakmamız lazım. Bir 360 milletvekili seçime götürebilir. Parlamentoda böyle bir aritmetik yok. Erdoğan 'vermeyin' deyince AK Partililer oy vermez. Sayın Bahçeli tabii. Sayın Bahçeli 'erken seçim istiyorum' derse gider. Cumhurbaşkanı Meclis'i feshedip, seçime götürme yetkisi var. Her iki durum da iktidara bağlı. Muhalefetin yapabileceği fazla bir şey yok. Bir miktar, işte asgari ücreti 4 bin 253 lira, verilen zam gitti bile zaten. Ben bir menzile varmak istediğini düşünmüyorum. Atın üzerine binip, şu turu tamamlayayım, yarışı birinci bitireyim, böyle bir şey yok. Rodeo var, atın üstünde kalmak istiyor. Bir şey bildiklerini zannetmiyorum. Zamana oynuyorlar. Bir şey bildiği de yok, bulduğu da yok. Bu bir rodeo. Buna eşeği kaybettirip, buldurma sanatı derler. 4,5'tan almış, 18 liraya çıkmış, 12'ye düşürdü diye teşekkür mü edeceğiz? Tabii ki düşmesini isterim. Ama şimdiye kadar hangi değeri gördü de bir daha ona ulaşmadı? Çeşitli çıkışlar yaşadık. Son 1 yıl içerisinde kaç kere iniş çıkış gördük. Peki bir değeri gördü de bir daha ona ulaşamadı mı? Mutlaka orayı unutmuyor, çıktığı yeri hatırlıyor. Günü kurtarma, şapkadan tavşan çıkarma. Bir gecede 18'e çıkıp, sabah 12'ye düştü diye kimseye teşekkür edemem ben. 3, 16, 9, 12 ayın sonunda göreceğiz bunu. Hazine olarak söylüyorum bunu. Ben bankaların durumuna değil Hazine'nin durumuna bakıyorum. Gününü kurtarabilmek için fakir fukaranın parasının olduğunu Hazine'nin parasını garanti olarak ortaya sürdünüz. Bu büyük bir kumar. Doların sabit kalması üzerine oynanmış bir kumar. Nereden garanti edeceksin bunu? Felaket tellallığı yapmak istemiyorum. Başarılı olmalarını isterim. Geçmişte bunları söylediğimde damat Albayrak başta olmak üzere 'Bazıları dolar 9-10 lira olacak diyorlar, gördünüz mü?' diyordu. Zaman beni haklı çıkardı. Haklı çıkmak istemiyorum ben, ama gördüklerim haklı çıkacağım yönünde” şeklinde konuştu.

'TÜRKİYE'DE NAMUSLULAR VAR NAMUSSUZLAR VAR'

İnce, “Siyasetçiler küllerinden yeniden doğmasını bilen insanlardır. Ben çok tanıklık ettim buna. 99'da CHP baraja takıldı, sayın Adnan Keskin CHP Genel Sekreteriydi. Bir gitti, 12 sene sonra 1. sıradan gelip partinin ikinci adamı oldu. Rahmetli Ecevit, 87'de yasaklar kalkınca, cızırtılı bir ses düzeni vardı. Sandalyenin üstüne çıkıp, kasketi ve mavi gömleğiyle 10 kişiye kahvehanelerde konuşma yapardı. İki kez Başbakan oldu. Ecevit'e 'bir bölen' diyenler hala bir şey olamadı. Biz neye güveniyoruz? Kararsızlara güveniyoruz. Sessiz çoğunluğa güveniyoruz. Hatta kararsızları arkamda hissediyorum. Makul bir çoğunluk var, helal kazanan, haramdan korkan, ezmeyen, haksızlık karşısında susmayan, yoldaki ekmek parçasını alıp, öpüp başına koyanlar var ya, onlara güveniyorum. Yolda bulduğu parayı teslim etmek için karakola gidenlere, yetimi doyurup başını okşayanlara inanıyorum, organ bağışı, kan bağışı yapanlara güveniyorum. Solcu, ülkücü, alevi, sünni hiç umurumda değil, onların vicdanlarına güveniyorum. Türkiye'de namuslular var, namussuzlar var. Namuslular, namussuzlardan fazladır ve bu hesabı soracaktır” dedi.

'HEM ERDOĞAN'I HEM SURİYELİLERİ GÖNDERİRİZ'

Suriyelilerle ilgili dikkat çeken açıklamalar yapan İnce, “Misafirlik çok uzadı, fazla oldu. Ben memleket için beka problemi görüyorum. Türkiye büyük devlet. Komşularında problem olduğunda yardım etmeli. Kadın, çocuk, genç, yaşlılara mutlaka kucak açmalı. İlla din kardeşimiz oldukları için değil, başkaları olsa yine yapılmalı. Meclis'te Esat'la iyi günlerinde Balıkesir milletvekili 'Bu kadar fazla su veremezsiniz Suriye'ye' dedi. 'Sen Müslüman kardeşlerimizden suyu mu kıskanıyorsun?' dediler. Fenerbahçe Halep'e maça gitmişti. Boğaz turları, Bodrum tatilleri, 'kardeşim Esat' vardı. 2010'a kadar 48 anlaşma yapıldı. Sonra 'dostum Esat' oldu 'kanlım Esat'. 2010'a kadar Türkiye'nin terör, ekonomik sorunları vardı ama Suriye problemi, Suriyeli problemi yoktu. Tamamen Erdoğan'a ait problem. 40 milyar dolar harcadık, bir 40 daha harcarız deniyor. Sınırın kapıları açık Ramazan-Kurban bayramında 100 bin kişi toplanıp, memleketlerine gidiyor, sonra dönüyorlar. Ben Cumhurbaşkanı olsam bayramda memleketine gidene kapıyı kapatırım. Yargı ile ekonomi direk bağlantılı. Dünyanın en iyi ekonomistini getirin, en iyi para politikasını bilen adamı Merkez Bankası Başkanı yapın. Yargı bu şekilde kaldığı sürece hiçbir iş yapamaz. Önce yargıdan başlamamız lazım. Rekabete açık, hesap veren, şeffaf kamu ihale kanunu yapmamız lazım. Gençlere 'sakın ha terk etmek yok bu memleketi' diyorum. Bugün böyle olabilir. 1980'lerde Güney Kore'yle aynı durumdayız. Devlet Güney Kore'de çağırıyor 5 şirketi. 'Alın size arsa, para, vergi kolaylığı, dünya ile rakebet edin' diyor. Bugün bizi kaç katı geçti Güney Kore? Yargıdan başlayan bir düzen, şeffaf, hesap veren, hesap soran düzen çok kolay kurulabilir. Erdoğan diyor ya Suriyelilere, ben burada olduğum sürece sizi kimse gönderemez diyor ya, hem Erdoğan'ı hem Suriyelileri göndeririz” şeklinde konuştu.

KAYNAK: Haberciniz

HABERE YORUM KAT
1 Yorum
Keşfet