Ömer Çelik'ten AB'ye: Türkiye olmazsa Avrupa'nın güvenliği nasıl sağlanacak?

Ömer Çelik'ten AB'ye: Türkiye olmazsa Avrupa'nın güvenliği nasıl sağlanacak?
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Partili vekiller ile yaptığı toplantı sonrasında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, AB'nin tutumlarına tepki göstererek, "Genişleme sürecini kapattılar, arkasından Türkiye'yi dışlayan, müzakereleri ortadan kaldıran bir noktaya geldiler. Şimdi Türkiye olmazsa Avrupa'nın güvenliği nasıl sağlanacak?" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesinin önünün kesildiğini söyleyerek, Avrupa'nın güvenliğinin Türkiye olmadan sağlanamayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisinin milletvekilleriyle yaptığı görüşme sonrasında AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten açıklamalar geldi. Çelik şunları söyledi:

UKRAYNA'NIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜN HEDEF ALINMASI YANLIŞ

"Her türlü işgal girişimini, meşru egemen devletin haklarının yok edilmesini karşı buluyoruz. Ukrayna'nın egemenliğinin, toprak bütünlüğünün hedef alınmasının yanlış olduğunu söylüyoruz.

MÜTTEFİKLERİMİZ BÜYÜK BİR VİZYONSUZLUK ORTAYA KOYDU

Türkiye'nin ortaya koyduğu girişimlerin kıymetini bilmeyen, masada olmasın politikaları devam ettirmeye çalışanlar var. Türkiye'nin durduğu nokta, Cumhurbaşkanımızın temasları Türkiye'nin anahtar bir ülke olduğunun altını çizmiştir. Müttefiklerimiz büyük bir vizyonsuzluk ortaya koydu. Türkiye'nin anahtar ülke olmasına destek vermemeleri görüldü. Şimdi Türkiye'nin kıymetli bir ülke olduğunu ifade ediyorlar.

MÜTHİŞ BİR AKIL TUTULMASI YAŞANIYOR

Müthiş bir akıl tutulması yaşanıyor. Türkiye'nin perspektife sahip olmuş hali iyi değerlendirilmeli. Hem batı hem doğuyla konuşabilen bir ülkeyiz. Bölgemizde böl-yönet değil hep beraber zengin olmak kazan-kazan formülüyle ilişkiler inşa etme deneyimi olan bir ülkeyiz. Şimdiye kadar Türkiye, prensip olarak BM yaptırımlarına katılmıştır. Türkiye kendi durumu açısından bunu değerlendirecektir. Psikolojik harekatlar ortaya çıkıyor.

İNSANL HAKLARI BİR BÜTÜNDÜR PASTA DİLİMİ GİBİ BÖLÜNEMEZ

Biz burada Avrupa'nın savaştan kaçan Ukraynalıları kabul etmesini takdirle karşılıyoruz. Ukraynalılara sahip çıkmasının altını çiziyoruz. Ama insan hakları bir bütündür. Bu kapılar açılırken, Yunanistan'ın Suriyelileri ölüme itme yaklaşımını da devam ediyor. Bir yandan takdir ettiğimiz tablo çıkarken, diğer taraftan ihlal eden yaklaşımlar utanç verici bir durumdur. Ukrayna'dan çıkışta bazı eziyetler söz konusu oldu. İnsan hakları pasta dilimi gibi bölünemez. Avrupa'daki ırkçılara, demokratların söyleyeceği söz kalmaz. Bu çifte standart görülüyor. Bizim ülkemizde de dünyanın başka yerlerinde kadınlar üzerinden mukayese yaparak cinsiyetçi bir yaklaşım söz konusu oluyor. Bu nefret suçları, nefret dilinin ne kadar yaygınlaştığını, bunun olağan hale getirildiğini gösterilmeye çalışılıyor. Bu cinsiyetçi, ırkçı yaklaşımlara karşı insan olmanın şerefinin sesinin yükseltilmesi gereklidir.

MÜZAKERE MASASINA İMKAN AÇMASINI KIYMETLİ BULUYORUZ

Ukrayna'nın ülkesini korurken müzakere masasına imkan açmasını kıymetli buluyoruz. Bu müzakere masasına oyalama değil, çözüm üretecek mekanizma olarak değer vereceğine inanıyoruz.

TÜRKİYE SAVAŞI DERİNLEŞTİRECEK TUTUM İÇİNE GİRMEYECEK

Bütün dünyanın en çok tartıştığı konu Montrö Sözleşmesi'nin nasıl uygulanacağıdır. Türkiye bunu savaş olarak tanımladı. Birincisi Montrö'nün objektif hükümleri ne içeriyorsa uygulanacaktır. Türkiye'nin takdirine bağlı hükümler varsa, Türkiye hiçbir şekilde savaşı derinleştirecek bir tutum içine girmeyecektir.

TÜRKİYE AB ÜYELİĞİNİ YERİNE GETİRECEK POTANSİYELDEDİR

Ukrayna konusunda Avrupalıların yaptığı tanım Türkiye için geçerlidir. Türkiye 100 yıldır Avrupa demokrasisidir. AB'deki muhataplarımızın bunu yerli yerine oturtamadıklarını söyledik. Mülteciler konusunda yapılan anlaşmanın tek maddesi yoktu. Fasılların açılması, Gümrük Birliği gibi geniş bir ajandaya sahipti. Avrupa Birliği bir mahalle dayanışmasına döndü. Güney Kıbrıs bir yapı olarak sınır sorunu var ve AB'ye alınmaması lazım. Bunun gibi birçok hata önümüze geliyor. Türkiye konusunda yaptıkları hata ise; AB üyesi olan birçok ülkeden daha çok kritere sahiptir Türkiye. Türkiye'ye dönük olarak ekledikleri bazı maddeler oldu. Onların hepsini yerine getirebilecek potansiyeldedir Türkiye. Türkiye ile fasıl açmayı müzakere konusu yapıyorlar. O faslı açsalar, Türkiye'nin onun gereklerini yerine getirmesinden çekiniyorlar. Bugün hangi kriteri getirirlerse getirsinler Türkiye bunları yerine getirebilecek potansiyeldedir.

TÜRKİYE OLMAZSA AVRUPA'NIN GÜVENLİĞİ NASIL SAĞLANACAK?

AB'nin küresel güç, bölgesel güç olmak için Türkiye'yi ihtiyacı vardır. Genişleme sürecini kapattılar, arkasından Türkiye'yi dışlayan, müzakereleri ortadan kaldıran bir noktaya geldiler. Şimdi Türkiye olmazsa Avrupa'nın güvenliği nasıl sağlanacak? Çeşitli zamanlarda dini gerekçelerden, nüfustan, coğrafi konumdan bahsettiler. Bunların bahane olduğunu görüyoruz."

KAYNAK: Haberciniz

HABERE YORUM KAT
Keşfet