Özgür Özel'den iktidara tepki: Vallahi Erdoğan beni bile kandırmış

Özgür Özel'den iktidara tepki: Vallahi Erdoğan beni bile kandırmış
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki rektör atamalarına karşı protestolar nedeniyle 3 ay tutuklu kalan Enis Berke Gök ve Caner Perit Özen'in tahliye edilmesinin ardından açıklama yaparak, "Vallahi Erdoğan beni bile kandırmış" dedi.

Boğaziçi Üniversitesi'nde Melih Bulu'nun rektör olarak atanmasıyla başlayan protestolarda tutuklanan Enis Berke Gök ile Caner Perit Özen 3 aylık tutukluluğun ardından serbest bırakıldı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de konuya ilişkin değerlendirme yaparak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eylemlere yönelik olarak rektör aracının üzerinde öğrencilerin "tepindiğini" söylemesine karşılık, "Vallahi Erdoğan beni bile kandırdı" dedi.

UTANÇ DUYDUĞUMUZ BİR DAVAYLA KARŞI KARŞIYAYIZ

ANKA'nın haberine göre, Melih Bulu ile başlayan Boğaziçi Üniversitesi protestoları daha sonra Naci İnci'nin gelişiyle de devam etti. Bu süreçte Gök ile Özen 3 aylık tutuklu kaldı. Tahliye sonrasında CHP'li Özgür Özel, "Hepimizin utanç duyduğu bir davayla karşı karşıyayız. Öğrencileri, kayyumu hürriyetinden alıkoymakla suçluyorlar, dava açmışlar. Sanırsın ki üniversite kuşatılmış, 12 saat veya 2 gün üniversiteden çıkamamış. Bir dakika geç çıkmış. İzinsiz olan rektörün kendisi, çünkü kayyum olarak atandı" dedi.

32 DAKİKA BİLE TUTULMALARINDAN UTANÇ DUYUYORUZ HEPİMİZ

Özel, "32 yıla kadar cezalandırılması istenen öğrencilerin dava ilerledikçe 32 dakika bile burada tutulmalarından utanç duyuyoruz hepimiz. Ben dün iki tutuklu öğrencimizi Berke ile Pelit'i Silivri Cezaevi'nde de ziyaret etmiştim. Orada da gördüklerim, burada duyduklarım, kanıtlar gerçekten bir utanç davasıyla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Özel yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

'YAHU NİYE BÖYLE YAPMIŞ BU ÖĞRENCİLER' DERSİNİZ

"Tayyip Erdoğan'ın ağzından Türkiye bu meseleyi şöyle anladı: 'Öğrenci kılığına girmiş teröristler rektörü alıkoydular aracının üstünde tepindiler.' Şimdi bunu duyunca yahu niye böyle yapmış bu öğrenciler falan dersiniz. Ortaya çıkan somut gerçek şu: Bir kez bu öğrenciler Boğaziçi'nde çimlerin üzerinde oturuyorlar okulun ilk günü. Rektör her gün gelip gidebildiği arka kapıdan veya yan kapıdan değil kalkıyor geliyor öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu ve yaya trafiğinin çok olduğu kapıya aracını çektiriyor. O aracını oraya çekince öğrenciler oraya yönleniyorlar. Hepimizin izlediği videolar var. Diyorlar ki 'Hocam siz böyle bir kayyumluk görevini niye kabul ediyorsunuz? Bu üniversitenin geleneğinde bu yok. Niçin hocaların yapacağı bir seçime saygı duymuyorsunuz da Tayyip Erdoğan'ın sizi buraya kayyum olarak atamasını kabul ediyorsunuz?' Bu, niyet zaten her gün yaptıkları bu işi bir kez daha sormak için yönelince hocanın etrafındaki 10 tane güvenlik görevlisi, öğrencilere saldırıyorlar. İtiş kakış oluyor.

KAYYUM SADECE BİR DAKİKA GEÇ ÇIKMIŞ

Bütün ifadelerde, tanık ifadelerinde her şey belli, kayıtlar belli. Bir dakika kadar gecikmiş. Öğrencileri, kayyumu hürriyetinden alıkoymakla suçluyorlar, dava açmışlar. Bir dakika, sanırsın ki üniversite kuşatılmış, 12 iki saat veya 2 gün üniversiteden çıkamamış. Bir dakika geç çıkmış. İzinsiz olan rektörün kendisi, çünkü kayyum olarak atandı.

VALLAHİ ERDOĞAN BENİ DE KANDIRMIŞ

Üniversitenin öğrencisi de öğretim görevlisi de buna izin vermedi. Kabul etmiyorlar. Aralarında yaptıkları seçimde seçilmeyen iki isim. 20 isimden 18'i sandıktan çıktı. Seçilemeyen sıfır oy alan iki isimle veya belki de oylamaya almadılar bu mantıkla. O iki isimden birisisin sen. İzinsiz olan sensin. Hepsi birinci tercihle girdikleri üniversitelerinde ilk tercihleriyle yerleştikleri üniversitede ÖSYM'den sınav sonuç belgeleri var, izinleri var. Üniversitenin ilk gününde yaptıkları işe bak. Ondan sonra diyorlar ki 'Sen bu aracı alıkoydun, kaçırdın.' Aracın alındığı, kaçırıldığı yok. Vallahi Tayyip Erdoğan beni bile kandırmış. Ben sanıyordum ki çıktılar aracın üstüne, tepindiler. Bütün dünyada böyle protestolar da oluyor. Can havliyle kaçarken veya kendini koruma güdüsüyle sıçramış aracın üzerinde toplam kaldığı süre bir ila bir buçuk saniye. Basıyor, öbür yana atlıyor. 'Aracın üstünde tepindi' diye anlatıyorlar bunu."

HABERE YORUM KAT
1 Yorum
Keşfet