Pervin Buldan iktidara seslendi: Varsa siyasi cesaretiniz HDP’nin karşısına çıkarsınız
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDP'ye yönelik saldırılara tepki göstererek iktidara seslendi. HDP'nin gümbür gümbür geldiğini söyleyen Buldan, "HDP’ye saldırarak bir hikâye oluşturmak istediklerini de biliyor ve görüyoruz. Buradan bir kez daha söylüyorum, hiç boşuna uğraşmayın. Bize karşı yürüttüğünüz siyasi operasyonlardan da özel politikalarınızdan da bir iktidar hikayesi çıkartamayacaksınız. Size çıkacak tek bir hikâye var o da iktidarınızın çöküş hikayesi olacaktır" dedi.
ANKA'nın haberine göre, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, TBMM'de düzenlenen partisinin grup toplantısında konuştu. Gündeme ilişkin değerlendirmeler yapan Buldan, şunları söyledi:
HDP KORKU DUVARLARINI YIKAN CESARETTİR
"HDP korku duvarlarını yıkan toplumsal bir cesarettir. HDP, Türkiye’yi içine sürüklendiği çöküşten kurtaracak en güçlü demokratik alternatiftir. Gittiğimiz her yerde gerçekleştirdiğimiz her halk buluşmasında mitinglerde, kongrelerde, toplantılarda özellikle bunu görüyoruz. Ve bu ülke siyasetinde ‘iyi ki HDP var’ diyoruz. ‘İyi ki HDP’ye gönül veren milyonlar var. İyi ki kadınlar var. İyi ki gençler var. İyi ki ittifaklarımız var. İyi ki mücadelemiz var’ diyoruz.
DİRENEN HERKESİ HEDEF ALMIŞ DURUMDALAR
Çökertme politikalarına karşı direnen herkesi hedef almış durumdalar. İktidarın bu politikasının önündeki en büyük engel HDP ve demokrasi güçleridir. Barış siyasetidir. Yarattığı büyük değişik inancıdır. Kobani kumpas davasını ve siyasi intikam amaçlı kapatma davasını bunun için devreye soktuklarını da çok iyi biliyoruz.
SİYASİ OPERASYONLARA BEL BAĞLAYAN İKTİDAR VAR KARŞIMIZDA
Demokrasi, adalet ve barış umutlarını yok etmeyi amaçladıklarını da gayet iyi biliyoruz. Bu kumpasların tek hedefi elbette ki sadece HDP değildir. Ortak gelecek inancını bir bütün olarak hedeflemiş durumdalar. Sandıkta elde edemeyecekleri sonuç için yargı kumpaslarına, siyasi operasyonlara bel bağlayan bir iktidar var karşımızda. Merkezi düzeyde bunları yaparken yerellerde de her gün bir partiyi, partimizin bir ilini, bir ilçesini, binalarımızı, yöneticilerimizi, halkımızı hedef alıp saldırmaya devam ediyorlar. Saldırı, baskın, gözaltı ve tutuklamalarla geçmeyen hiçbir günümüz aslında yok.
BU SALDIRILARIN AMACINI GAYET İYİ BİLİYORUZ
Geçen hafta Adana Yüreği ilçe binamıza bir saldırı gerçekleşti. Bu saldırıda tıpkı İzmir il binamızda Deniz Poyraz yoldaşımızın katledildiği İzmir saldırısının bir devamıdır. Bu saldırıların amacını gayet iyi biliyoruz. Korkutma, sindirme, toplumu susturma ve iktidarın politikalarına boyun eğdirmedir. Parti binalarımıza yapılan baskınlar, düzenlenen saldırılar, açılan kumpas davaları ve hukuksuz tutuklamalar aynı zamanda iktidarın bir seçim çalışmasıdır, yürüttüğü bir seçim kampanyasıdır. İktidarın talimatıyla hukuku çiğneyerek o baskınları düzenleyenler iktidarın siyasi militanlarıdır. Ve AKP adına seçim çalışması yürütenlerdir. Bu ülkeyi soyup soğana çevirenlere, mafyaya, tetikçilere, kadın katillerine, IŞİD’lilere böylesi baskın ve operasyonların yapıldığını görmedik ve buna hiçbir yerde tanık olmadık. Suç örgütleri ortalıkta cirit atarken, onlara dokunulmazken sürekli HDP’yi hedef alanlar aynı suçlular ittifakının bir ortağıdır.
SİZE ÇIKACAK TEK HİKAYE İKTİDARINIZIN ÇÖKÜŞ HİKAYESİ
Tabi siyasi hikayeleri kalmayınca HDP’ye saldırarak bir hikâye oluşturmak istediklerini de biliyor ve görüyoruz. Buradan bir kez daha söylüyorum, hiç boşuna uğraşmayın. Bize karşı yürüttüğünüz siyasi operasyonlardan da özel politikalarınızdan da bir iktidar hikayesi çıkartamayacaksınız. Size çıkacak tek bir hikâye var o da iktidarınızın çöküş hikayesi olacaktır. Siyasetinizin iflas hikayesi olacaktır. Zoru başaran imkansızı gerçekleştiren HDP ise gerçek başarı hikayesini yazmaya devam edecektir. Siyasetin bir çözüm aracı olduğuna inanıyorsanız rekabet ettiğiniz siyasetin karşısına siyasetle çıkarsınız. Öyle yargı gücüyle, devlet gücüyle, hedef göstererek, tehdit ederek, saldırarak, seçilmiş iradeye kayyum atayarak siyaset yapılmaz. Bunun adı siyaset olmaz, olamaz. Varsa bir siyasetiniz, varsa siyasi cesaretiniz HDP’nin karşısına da siyasetle çıkarsınız. Bunlar HDP’ye siyasi cevap vermiyorlar, veremezler. Çünkü, bunların siyasetleri yok. ‘HDP’yi tasfiye ederek iktidarın ömrünü uzatırız’ diye düşünen bir anlayış var. Siz kendinizi darı ambarında görmeye devam edin. HDP gümbür gümbür geliyor. Halkımız gümbür gümbür geliyor. ‘HDP ile değişecek’ diyen demokrasi ve adalet isteyen milyonlar gümbür gümbür geliyor. Partimize karşı saldırılarınızla bizi yıldıramayacaksınız, bu saldırılara asla alışmayacağız. Her gün yapılan siyasi soykırım operasyonlarınız karşısında geri adım atmayacağız. Ne yaparsanız yapın, başaramayacaksınız. Yılmayacağız, cesaretli olacağız. HDP ile Türkiye’yi hep birlikte ortak geleceğe taşıyacağız.
HALK SİZİ BİR KÜLFET OLARAK TAŞIMAK ZORUNDA DEĞİLDİR
Aynı karanlık, ekonomide de baş göstermektedir. Yüksek zamlarla insanları beslenme ile ısınma arasında bir tercihe zorlayan böylesi bir talan ve soygun düzeni inanın ki tarihte görülmedi. Halka her gün acı reçete içirirken kendileri ise haksız zenginleşme ile israfla, yolsuzlukla, kamu kaynaklarını hortumlamaya devam ediyorlar. İnsanlarda yaşama sevinci bırakmadılar. Yüzlerde umut bırakmadılar. İki yıl süren pandemiden zaten büyük bir gelir ve iş kaybıyla çıkan halkın sırtına bir de tarihin en büyük zamlarını, faturalarını, vergilerini yüklediler. Yüklemeye de devam ediyorlar. Tam bir ekonomik toplumsal kırım yarattılar. Solunum cihazına bağlı bir ekonomi yarattılar. Hal böyleyken AKP Genel Başkanı çıkmış, ‘ülkenin kazancından hep birlikte faydalandığımıza göre külfeti de beraber omuzlayacağız’ diyor. Cefayı çeken emekçi yoksul halktır ama sefasını yaşayan ise saray iktidarıdır. Sürdürdükleri sefanın faturasını halka ödettirme sinsiliği peşindeler. Ülkenin kazancından da kaynaklarından da yararlanan kesinlikle ve kesinlikle halkımız değildir. Sadece ve sadece siz, sarayınız ve yandaşlarınız faydalanmaktadır. Beşli çeteniz faydalanmaktadır. Suriye savaşında desteklediğiniz, maaşa bağladığınız çeteleriniz yararlanmaktadır. Yerli ve milli soygun ve rant düzeniniz ülke kazancından yararlanmaktadır. Yararlanmanın da ötesinde hortumlamaktadır. Asıl bu ülkenin başındaki en büyük külfet sizsiniz. Sizin iktidarınızdır, zulüm iktidarınızdır. Halk sizi bir külfet olarak taşımak zorunda değildir."