Prof. Dr. Alpay Azap koronavirüsün etkisizleşeceği tarihi verdi! Türkiye pandemiyi o tarihte atlatabilir

Prof. Dr. Alpay Azap koronavirüsün etkisizleşeceği tarihi verdi! Türkiye pandemiyi o tarihte atlatabilir
Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, koronavirüsün 6-9 ay içerisinde mevsimsel bir hastalığa dönüşeceğinin tahmin edildiğini ifade etti.

2020 yılının başından beri tüm dünyanın başının dertte olduğu koronavirüs salgınının etkisini ne zaman yitireceği büyük merak konusu olmuştu. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) tarafından İstanbul'da düzenlenen ve tüm Türkiye'den enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı 400'e yakın hekimin katıldığı "KLİMİK COVID-19 Simpozyumu"nda salgının ne zaman sıradanlaşacağını ve grip gibi mevsimsel bir hastalığa dönüşeceğine dair açıklamalarda bulundu.

6-9 AY İÇİNDE MEVSİMSEL BİR HASTALIĞA DÖNÜŞEBİLİR

Prof. Dr. Azap, aşılanma ve kullanıma yeni girecek ilaçlarla birlikte salgının 6-9 ay içerisinde mevsimsel bir hastalığa dönüşeceğinin öngörüldüğünü aktardı. Ancak Azap, aşıya karşı duyarsız bir varyantın oluşması söz konusu olursa o zaman salgının en az 1 yıl daha devam edeceğini de belirterek, "6-9 ay içerisinde bu hastalığın pandemiden çıkıp endemik bir hastalığa, yani kışın artan, yazın azalan tıpkı grip gibi bir hastalığa dönüşme olasılığı var. Ama bunu belirleyen en kritik faktör, yeni bir varyantın ortaya çıkmaması. Dünya önümüzdeki senenin ortaları veya sonuna doğru atlatmış olabilir pandemiyi. Hatta gelişmiş ülkeler, bizim ülkemiz de dahil, önümüzdeki yılın ortalarından önce atlatabiliriz pandemiyi" dedi.

MU VARYANTINI ENDİŞE VERİCİ GÖRMÜYORUZ

Mu varyantına değinen Azap, "Mu varyantını henüz endişe verici bir varyant olarak görmüyoruz. Delta gibi hızlı yayılabilen bir varyant değil, nüfusun çoğunluğunda kısa sürede baskın hale gelmesini beklemiyoruz. Ama yayılırsa yeni özellikler edinip baskın hale geçebilir o nedenle dikkatle izlenmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

OLDUKÇA ETKİLİ AŞILARA SAHİBİZ

Azap, "Oldukça etkili aşılara sahibiz. Elbette hastalığın tüm dünyada kontrol altına alınabilmesi için ülkelerde eşit ve yaygın aşılama son derece önemli. Bu sağlanana kadar da aşıyla birlikte diğer önlemlerin de devam etmesi gerekiyor" dedi.

DELTA VARYANTININ BULAŞMA HIZI MU VARYANTINDAN YÜKSEK

Delta ile Mu varyantının karşılaştıran Azap, "Delta'nın bulaşma hızı ile kıyaslandığında Mu varyantı yarışı kaybediyor. Delta çok daha bulaşıcı olduğu için Mu varyantının toplumdaki yayılımını baskılıyor. Ama Mu varyantının da (kendi açıcından) şöyle bir avantajı var, ön veriler de bunu söylüyor, Delta'ya nazaran aşılara biraz daha dayanıklı. Aşılanmış veya hastalığı geçirmiş kişilerde, Delta'ya kıyasla daha avantajlı bu bakımdan. Delta gibi birkaç ay içerisinde bütün topluma yayılmıyor henüz. Düşük bir oranda, yüzde 10'un altında seyrediyor görüldüğü ülkelerde. Ama şöyle bir tehdit var, o yüzden çok yakın izliyoruz, insanlarda dolaşmaya devam ettiği için hastalık yaptıkça değişime uğrama riski var. Üzerinde mutasyon biriktirme riski var ve bu kazandığı yeni mutasyonlar onu Delta'dan daha avantajlı hale getirebilir yayılım açısından. Birdenbire nasıl Delta Alfa varyantını süpürdüyse Mu varyantı da Delta'yı süpürebilir ve bu da aşıların etkisini azaltabilir. İşte bizim bütün gayretimiz, bütün dünyanın gayreti, aşıdan kaçan daha bulaşıcı varyantlar çıkmadan önce salgını kontrol altına alabilmek" diye konuştu.

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ'NÜN BUNU DÜZELTMESİ LAZIM

Belli risk grubu dışındakiler için BioNTech aşısında iki dozun üzerine 3. dozun henüz gerekli olmadığını da vurgulayan Prof. Dr. Azap, "Çünkü mRNA aşılarında 2 dozun da ağır hastalık ve ölümden korumaya etkisi epeyce uzun devam ediyor. Ama bazı risk gruplarına yapılması faydalı olabilir. Zaten dünyadaki pek çok ülke bunu yapıyor, DSÖ de tam olarak bunu söylüyor. Zira dünyanın tamamında aşılamayı belli bir orana ulaştıramadan üçüncü dozlara geçseniz bile, aşılanmanın düşük yapıldığı ülkelerde virüs değişime uğrayıp aşıdan kaçabilir hale gelecek. Ondan sonra da siz toplumun yüzde 90'ını 3 doz aşılsanız bile insanlar hasta olacak. Bütün aşılama çöpe gitmiş olacak. Biz KLİMİK Derneği olarak da zaten özellikle Sinovac sonrası 3. Dozunu BioNTech ile olanların 4 dozdan kaçınması gerektiğine dikkat çektik. Maalesef dünya bu konuda çok kötü bir sınav veriyor. Seyahat gerekliliği yüzünden insanlar gerekmediği halde 4. dozlarını olmak zorunda kalıyorlar. DSÖ gibi kurumların bunu düzeltmesi lazım" şeklinde konuştu.

AŞILANANLAR HASTALIĞI DAHA AZ YAYIYOR

Aşılıların aşısızlara göre daha fazla hastalık bulaştırdığı söylemlerine cevap veren Azap "Bu çok yanlış. Aşılananlar hastalansa da her zaman aşılanmayanlara göre daha az bulaştırıyor. İngiltere'de çok güzel bir çalışma şunu gösterdi bize, aşılanmış bir birey hastalansa aynı hanede ev halkına hastalığı bulaştırma riski aşısızlara göre yarı yarıya düşük. Yani bir evde 4 kişi yaşıyorsa, aşılanmamış biri hastalığı 2 kişiye bulaştırırken aşılı birey sadece 1 kişiyi enfekte ediyor. 'Nasıl olsa hastalanacağım' diye bir şey yok. Hastalanma olasılığınızı da yüzde 60'dan fazla azaltıyor tüm aşılar. Ayrıca hastalansanız dahi kesin olarak hafif geçirmenizi sağlıyor. Hastalığı şiddetli geçirdiğiniz zaman hasar kalma riski çok daha yüksek. Akciğerlerde hasara, felç gibi, kalp krizi gibi durumlara sebep olabiliyor. Dolayısıyla hafif geçirdiğiniz zaman, bunlardan da korunuyorsunuz" diyerek iddiaları yanıtladı.

KAYNAK: Demirören Haber Ajansı (DHA)

HABERE YORUM KAT
Keşfet