Son ekonomik olaylar ve dövizdeki oynaklık sandığa nasıl yansır?

Son ekonomik olaylar ve dövizdeki oynaklık sandığa nasıl yansır?
ANDY-AR Araştırma Şirketi Kurucusu Faruk Acar, son ekonomik olayların ve kurda yaşanan dalgalanmanın vatandaş üzerinde yaratacağı etki hakkında bilgi verdi. Yaşanan son olayların sandığa nasıl yansıyabileceğini anlatan Acar, “Bizim okumamızın çok mümkün olmayacağı bir döneme girdik diye düşünüyorum. Bir dip dalganın varlığını net olarak ifade edebilirim. Uçlarda, farklı sonuçlarla karşılaşabilme ihtimalinin olduğu bir seçim sathına girdiğimizi söyleyebilirim” dedi.

ANDY-AR Araştırma Şirketi Kurucusu Faruk Acar, Halk TV’de katıldığı Perdenin Önü Arkası programında ekonomide yaşanan gelişmelerin anketlere nasıl yansıyacağıyla ilgili bilgi verdi.

Acar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomi açıklamalarını, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin dolardaki ani düşüşün ardından ‘çarpılan küçük yatırımcı oldu’ ifadelerinin sandığa nasıl yansıyabileceğini anlattı.

“NACİ AĞBAL GÖREVDEN ALINMASI YENİ BİR SÜRECİ BAŞLATTI”

Son iki yıllık araştırmaları değerlendiren Acar, “Bizim yaptığımız araştırmaların 2 yıl öncesine kadar periyotlarda incelediğimiz zaman, ekonominin gidişatının son derece sıkıntılı bir vaziyet almasının emarelerini, birçok araştırma kurumunun her ay yaptığı gündem algısı araştırmaları var. Biz de bunu 20 yıldır yapıyoruz. İki yıl öncesine kadar ekonominin algısı açısından değerlendirildiğinde yaklaşık yüzde 40-45’ler dolayında bir memnuniyetsizliğin olduğunu, daha sonrasında bu oranın her geçen gün artarak devam ettiğini ve pandemi döneminde bu sürecin aslında tamamen ekonomiye dönmesi gerektiği hususunda bir duru ortaya çıktı yapılan bilimsel araştırmalarda. Fakat özellikle Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınmasıyla birlikte ve tüm süreçlerden ben sorumluyum diyen bir Cumhurbaşkanının günden güne ekonomiyle özdeşleşen, eleştiri noktasında daha farklı bir pozisyona evrildiğini gördüğümüz bir trend. Aslında geçmişte olduğu gibi, 35, 32, 37, 34 gibi böyle stabil AK Parti oylarına yansıyan dalgalı bir hal söz konusuydu. Bunu yapısal bir gidişat olarak söylemek mümkün olabilirdi. Fakat özellikle bu Naci Ağbal döneminden sonra bu süreç artık ivme olarak aşağı yönlü bir seyre evrildi. Ve aşağı yönlü olan bu eğilim kurumsallaştı diyebiliriz. Yani 36, 35,5, 35, 35,5, 34, 33, 32 falan gibi yaklaşık şuanda 30’lar dolayında olan bir yerde olduğunu söylemek mümkün” dedi.

“BİR DİP DALGANIN VARLIĞINI NET OLARAK İFADE EDEBİLİRİM”

Yaşanan bu durumun sandığa nasıl yansıyabileceğini aktaran Faruk Acar, “Bu durumun sandığa yansıması nasıl olur? Şimdi bugünlerde yaşanan, bu kadar farklılık gösteren bu seviyeler, 18 TL’ye kadar çıkmış olan, ertesi gün 11 TL’ye kadar inmiş olan dolar kurunun aradaki 7 liralık farkının sandığa yansımasının bazı kesimler nezdinde karşılık bulacağını söylemek mümkün. Son günlerde sosyal medyada çokça paylaşılan bir olay var. Bulgaristan’dan gelip 18 liradan bin dolar bozdurup, 2 gün konaklayıp alışveriş yapıp arta kalan parayla da bin dolar alıp ülkesine geri dönün insan hikayesi var. Herkes soruyor aradaki farkı kim ödeyecek diye? Bunu hepimiz bütün halk ödeyecek. Doların 18’den 12’ye düşmesi kıymetli bir şey. Hükümetin bir şey yapması gerekiyordu, bir hamle yapması gerekiyordu. Ve elindeki belki de kullanmaması gereken bir kurşunu bu hamleyle harcamış oldu. Şimdi bu hamleyle harcamış oldu ama sokaktaki vatandaşa yansımasının nasıl olacağını önümüzdeki süreçte biraz daha yakından göreceğiz. Ama 18’den 11’e inmiş olması kıymetli bir şey hepimiz için önemli bir şey ama 5 liradan gelen doların 11 lira seviyesinde olmasını da zil takıp oynayacak bir hali yok bu toplumun. Yoruldu diyebiliriz. O nedenle bu aşamadan sonra bu süreçleri okurken biraz daha araştırmalardan uzak durmak gerekir, bunu da bir araştırma şirketi sahibi olarak söylüyorum. Bizim okumamızın çok mümkün olmayacağı bir döneme girdik diye düşünüyorum. Bir dip dalganın varlığını net olarak ifade edebilirim. Sokaktaki vatandaşın reaksiyonlarını araştırmalar bugün net olarak okuyamayabilir. Yani AK Parti’nin yüzde 15 alması da sürpriz olmaz, CHP’nin 30’a çıkması da sürpriz olmaz, DEVA’nın yüzde 10 alması da sürpriz olmaz, İYİ Parti’nin yüzde 20’yi geçmesi de sürpriz olmaz gibi uçlarda, farklı sonuçlarla karşılaşabilme ihtimalinin olduğu bir seçim sathına girdiğimizi söyleyebilirim. Bugünkü bilimsel araştırmalarda böyle sonuçlar yok” diye konuştu.

“SEÇMEN SIKINTI YAŞADIĞI EVDEN (PARTİ) AYRILDI YENİ EVE BAKIYOR”

Sokağın durumunun nasıl olduğunu, ev örneğiyle anlatan Acar, “Biliyorsunuz muhalefet partilerinin esnaf ziyaretleri var, esnafın içinde organizasyonlar yapıyorlar. Bazı bölgelerde özellikle vatandaşla irtibat kurma yöntemini tercih ediyorlar. Ben de gözlemci olarak gittiğimde, sokağa gittiğinizde liderlere olan ilginin oy bağlamındaki okumasını tabi ki oradan yapmak çok mümkün değil. Ama şu benzetmeyi yapmak mümkün; şimdi insanlar iktidar partisinden 20 yıldır devam eden ilişkilerini bir şekilde kopardılar. Aslında evlerini terk ettiler diyebiliriz. Şimdi bu terk edenler, kapının önündeki dilerseniz loğar kapağından gelen kokudan bahsedelim, dilerseniz evin herhangi bir musluğundan şıp şıp akan sudan, conta probleminden söz edin, dilerseniz tavan akıntısından bahsedelim. Adı her neyse bir rahatsızlık dolayısıyla o evi terk etti. Şimdi sokağa çıktı ve bir ev arayışında. Bu evlerden bir alternatif olarak kendine daha yakının tercih etmeye çalışacak. Tabi ki kendi koşulları içerisinde en uygun olanını. Şimdi muhalefet partilerini izliyor. Bir meraklı izleyiş var burada. Ben de bizzat şahitlik ediyorum bu ilgiye. Özellikle İYİ Parti’nin, Meral Akşener’in ziyaretlerini gözlemleme fırsatım olduğu için ve aynı zamanda kampanyalarını yaptığım için daha fazla gözlem yapabilme fırsatım var. Dolayısıyla sokaktaki vatandaşın bir ünlü geldi havasından, artık bu insan beni yönetebilir mi ya da benim gidebileceğim yer burası olabilir mi aşamasına geçtiğini söyleyebiliriz. Şimdi tam olarak evlenip, ben bu evde yaşıyorum demiyor. Bunun altını çiziyorum. Muhalefette böyle bir motivasyon, böyle bir rehavet var, bunu da çok tehlikeli buluyorum. Muhalefette, ben şunu korsam alırım, şunu yaparsam şöyle olur gibi bir hava var. Vatandaşın beklentisi bu değil. Vatandaş şuanda onlara güvenmek, onlardan evini terk ettikleri için evini aratmayacak düzeyde ve daha iyisini gösterebilecek düzeyle bir beklentiye sahip. Dolayısıyla bugünden yarına seçimler bitmiştir, hayırlı uğurlu olsun gibi bir formata dönmesi teşkilatların olumsuz yansır. Önümüzde çok zor, meşakkatli bir süreç var. Dolayısıyla bir iktidar değişikliği söz konusu, seçmenlerde bir algı söz konusu ama muhalefetin de bu oldum havasına kapılmaması gerekir” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: Haberciniz

HABERE YORUM KAT
Keşfet