‘Tık’lanıp sosyal medya fenomeni olmak isteyen millet soytarıya döndü!

‘Tık’lanıp sosyal medya fenomeni olmak isteyen millet soytarıya döndü!
Hemen hemen her gün bir sosyal medya skandalıyla ülke çalkalanıyor. Bir bakıyorsunuz süt işletmesinde süt kazanının içinde banyo yapanlar, bir bakıyorsunuz marketten aldığınız ve güvenle tüketmeyi düşündüğünüz ürünle maskaralık yapanlar. İnsan neden kendini rezil etmek için bu kadar çok uğraşır? Bir ‘tık’lanıp beğeni almak için mi?

Sosyal medya, parmaklarını hareket ettirip dokunmatik ekranda iş yapabilen 3 yaşındaki çocuktan başlayıp, gözleri görmez iken torunları tarafından alınan geniş ekran telefonla baktığı fotoğraflarda ‘bu kızın memeleri görünüyor utanmazlar’ diye elindeki telefonu fırlatan dedeye kadar benliğimize işledi.

Hiçbir amaç gütmeden sokağa çıkın insanları izleyin ne yapıyorlar diye takip edin. Sokakta gördüğünüz insanların büyük bir kısmının elinde telefon bir şeylere bakıp parmaklarını sürekli hareket ettiriyorlar. Otobüste, dolmuşta, yolda yürürken hatta araba kullanırken başlar öne eğilmiş bir vaziyette ya dünyayı kurtarıyoruz ya da ‘bizim gelin bugün ne halt etmiş’ diye aranıp duruyoruz.

Kulağındaki kulaklığı görmediğimiz, elindeki telefonu kıç cebine sabitleyen insanların sokak ortasında kendi kendine konuştuğunu zannedip ‘Allah şifa versin gencecik de, kendi kendine konuşuyor’ dediğimiz bir duruma geldik.

Otobüste tıklım tıklık yolculuk yapmaya çalışırken bir elimizle kendimizi düşmemek için sabitleyip, diğer elimizle o tıklım tıklım ortamda cep telefonuna yer açıp gözlerini belerterek paylaşım yapan kızlara bakıp iç geçiriyoruz.

Ya da dağ köyünde mecburen misafir olduğunuz bir evin, genç kapalı çay verirken yüzü kızaran kızının ‘tiktok’ denilen gariplikler aleminde acayip acayip dans ederken videosuna rastlayabiliyorsunuz.

Veya birebir görüştüğünüzde ‘ne terbiyeli çocuk’ aferin dediğiniz genç bir oğlanın ya da dini bütün bir gencin sosyal medyada direk dansı yapıp kendinden geçtiğine denk gelebilirsiniz! 

İnternet, bilişim, sosyal medya nereden baktığınıza bağlı. Bunlar çok güzel, faydalı şeyler için de kullanılabiliyor ki bu yönüyle bakarsanız sınırsız bir derya. Ya da çok saçma kendini rezil etme platformu olarak da önünüzde duruyor.

Bir bakıyorsunuz ülkeyi yöneten sınırlı sayıdaki insanlardan biri, milletin ot, böcek, yemek, büzülmüş dudak paylaştığı bir sosyal medya platformunda istifa edip çekip gidebiliyor.

Bir bakıyorsunuz ülkenin güvenliğinden sorumlu, emrinde binlerce silahlı kuvvet bulunan kişi sosyal medyadan ‘adaletin bu mu dünya’ diyor.

Adaleti sağlamakla yükümlü o öbür koskocaman siyasetçi ise, ‘bana sosyal medyadan parmak sallama’ demeye getiriyor!

İşte böyle garip bir dünya bu sosyal medya, aynı yaşadığımız ülke gibi.

Süt işletmesinde süt kazanında banyo yapan gençlerin anında tutuklanıp, kızına tecavüz ederken annesini arayıp ‘kızına tecavüz ediyorum’ diyenlerin serbest gezdiği bir ülke burası.

Kendi halinde etrafından bir beğeni alabilmek için döner yapan firmada kendini rezil eden o gençler değil mesele! Sorun, süt kazanında banyo yaparken çektiği videoya acaba kaç izlenme alırım diyen gençte hiç değil.  

Sorun nerde mi?

Kafanızı o ekrandan kaldırıp bir bakın etrafınıza ve düşünün sadece!

Haberciniz.biz

HABERE YORUM KAT

Gündem