TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Erdoğan ve Bahçeli’yi işaret edip, yargılama nasıl yapılır göreceksiniz dedi
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirirken, çok sert sözlerle iktidar ortaklarına yüklendi.
Son dönemde ortaya çıkan yargıda yaşanan gelişmeleri değerlendiren Baş, HSK üyesi Hamit Kocabey’in görevinden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin isteği üzerine istifa ettiği iddialarıyla ilgili çok sert konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi işaret eden Baş, “ “Millet değil bir kişi adına karar verdiğini açıklayan sizler yargılanmanın ne demek olduğunu göreceksiniz. Bu parti yargısı düzenini kuran Erdoğan ve Bahçeli bağımsız ve tarafsız yargılama nasıl yapılır göreceksiniz” ifadelerini kullandı.
ANKA’nın haberine göre, Türkiye’nin iktidar tarafından bölündüğünü belirten Baş, “Türkiye bu iktidar tarafından uzun süredir bölünmüş bir ülke haline geldi. Türkiye artık bölünmüş bir ülkedir. Bir tarafta açlık, yoksulluk, işsizlik, yasaklar, iktidar baskısı, şiddetine rağmen yaşamaya çalışan milyonlarca yurttaşımız var. Diğer taraf kendilerine paralel bir dünya kurmuş; saraylarda ve saray etrafında yaşayan küçücük bir azgın azınlıktan ibaret. Geldiğimiz aşamada çok net. AKP, bir paralel evren iktidarıdır. Bu paralel evrende yaşayanlar, Türkiye’yi yönetenlerin gerçeklikle bağı tamamen kopmuş durumda. Gerçeklik algıları ortadan kalkmış durumda. Türkiye’de ne yaşandığını bal gibi biliyorlar ama kendi paralel dünyalarında lüks içinde yaşayabilmek için, bunu görmemezlikten gelmeleri gerekiyor. Fakat bu durum ülkemiz için büyük bir trajediye dönüşmüş durumda. İnsanlarımız işsiz, iş bulabilen şanslı azınlık kölece çalışıp yaşamaya çalışıyor. Kadınlar öldürülüyor, çocuklar bu Türkiye’nin en muteber insanları tarafından tacizlere tecavüzlere uğruyor. Gençler sokaklarda yatıyor. İnsanlarımız işsizlikten intihar ediyor. Türkiye'nin en karanlık günlerinden geçtiğimiz hakkında hiçbir tartışma yok” dedi.
AKP İKTİDARI DA HALKIN DAYANMA GÜCÜNÜN İMTİHANI
Türkiye’nin büyük kaygı yaratan bir grup tarafından yönetildiğini savunan Baş, “Saray ve saray ve eşrafının hayatlarına, eylemlerine, söylemlerine baktığımızda normal şartlar altında akli melekeleri konusunda kuşku duyulması gereken, daha önemlisi büyük kaygı yaratan bir grup tarafından yönetiliyoruz. İktidarın açıklamaları absürt mü, şaka mı gerçek mi yoksa aklımızla dalga mı geçiliyor diye yapılıyor yoksa siyasal İslamcı bir iktidar tarafından test mi ediliyoruz sorularını sorduruyor. Hani diyorlar ya; ‘bu dünyada her şey bir imtihan’, galiba AKP iktidarı da halkın dayanma gücünün imtihanı. Türkiye'nin en temel sorunlarından biri olan işsizlik konusunda nasıl bir aldatmaca içinde olduğumuzu kanıtlayan bir veriyi sizinle paylaşmak istiyorum. AKP-MHP ittifakının yönettiği bu Saray Rejimi, onun elindeki devlet mekanizması yalan makinesine dönmüş durumda. DİSK’in İŞKUR verilerinden derlediği araştırmaya göre, işten çıkarma yasağının sona erdiği 20 Haziran 2021’den sonraki üç ay tam 518 bin kişi işsizlik ödeneği için başvurmuş. 3 ayda yarım milyon insan işsiz kalmış. Bir de TÜİK var, TÜİK’in verilerine göre işsizlik oranında hiçbir artış yok. TÜİK yüzde 12,1'e sabitlemişler. Saray rejimi, Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 21,7 oranında büyüdüğünü duyurdu. Yine kaynak TÜİK. Geliri yüzde 21 artan tek bir yurttaşımız var mı? İktidara göre sürekli büyüyen Türkiye, dünyanın ilk 20 büyük ekonomisi arasındaki yerini kaybetti” diye konuştu.
“BUNLARIN HEPSİNİN AR DAMARI ÇATLAMIŞ”
Geçtiğimiz günlerde AK Parti eski milletvekili Hüsnüye Erdoğan’ın ‘mini mini zamlar’ açıklamasına değinen Baş, “İktidara geldiği günden bugüne periyodik olarak petrol ve doğal gaz arama çalışmalarından “müjde” veren şahsın en son açıkladığı müjdenin üzerinden henüz bir buçuk yıl geçmişken doğalgaz, elektrik ve akaryakıta 35 kez zam yapılmış. Gıdaya bakalım; bir yıl önce yüzde 14,9 olan enflasyon bu yıl yüzde 28,8'e yükselmiş. Üretici fiyatlarındaki artış bir yılda yüzde 14,33'ten yüzde 43'e çıkmış. Emekçinin gerçek yaşamsal ihtiyaçları gözetilerek hesaplanan gıda ürünleri enflasyonu yüzde 40'ı bulmuş. Bunlara rağmen eski bir AKP Milletvekili diyor ki, “Zam gelmiştir ama mini mini gelmiştir" diyebiliyor. KYK yurtlarında yemek porsiyonlarının küçülmesine, “Peygamber efendimiz de mideyi boş bırakın der” diye duyurmuş. AKP Grup Başkanvekili, günde üç öğün çay-simit tüketildiğinde asgari ücretlilerin geçinebileceğini söyleyebiliyor. Matematikle oynayarak yettiğini ispatlamaya çalışıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, gençlerin yurt dışına kaçış umudunu "Bunlardan endişe duymamaya gerek yok. Dönenler, oralarda kalanlardan daha çok" diye değerlendirebiliyor. Şahsının eski şoförü var, şimdi mebus 40 kuruş ucuza akaryakıt almak için oluşan kuyruk için “bereket kuyruğu” diyor. Bunların hepsinin ar damarı çatlamış” şeklinde konuştu.
“TÜGVA’LI GENÇLERİN BARINMA SORUNU YOKMUŞ”
Belgeleri ortaya saçılan ve torpil iddialarının baş aktörü haline gelen TÜGVA ile ilgili de konuşan Baş, “Değerli gazeteci Metin Cihan dostumuzun TÜGVA ile ilgili belgelerini geçen hafta ben de gündeme getirmiş ve derhal bu konuda açıklama yapılmasını, soruşturma yapılmasını istemiştim. 1 haftada TÜGVA’lı yöneticiler ve meşhur AKP’li Mehmet Metiner’in sözleri bu yeni paralel yapı belgelerinin doğruluğunu kanıtladı. Mehmet Metiner daha önce Cemaat için kullandığı cümleleri şimdi TÜGVA için kullanıyor. “Üniversiteyi kazandım ama yerleşecek yerim yurdum yok” diyen arkadaşlarım coplanıyor, gazlanıyor. Tayyip Erdoğan başta devlet yöneticileri tarafından terörist, marjinal ilan ediliyor. "Barınma sorunu diye bir şey yok, bunlar provokasyon peşinde" demişlerdi. Öğrendik ki, TÜGVA’lı gençleri kastediyorlarmış. Devleti haksız, hukuksuz yollarla ele geçirmeyi hedefleyen, arsızlığın, hırsızlığın, yolsuzluğun bini bir para eden TÜGVA’ya peşkeş çekilmiş yurtlar. O yüzden barınma sorunu ortaya çıkmış. Ayşe Abla’nın kızı, Mehmet Amca’nın torunu alın teriyle, bileğinin hakkıyla çalışarak sınava girip kazandığı ama bir türlü atanamıyor ya. Buna rağmen bu ülkede yaşama hakları elinden alınıyor. Çünkü yandaş TÜGVA devletin hangi kurumuna kimin gireceğine karar verici olmuş” dedi.
“HESAPLAŞACAĞIZ”
“Hesaplaşacağız ve bunun için ilk olarak adaletin tesis edilmesi, yargının saray vesayetinden kurtulması gerekiyor” diyen Baş, “Selahattin Demirtaş gibi, Osman Kavala gibi, onlarca gazeteci, aydın ve genç; haksız hukuksuz yere yıllardır cezaevinde tutulanların derhal serbest bırakılması talebimizi yineliyoruz. Hâkim ve savcıların atamalarını yapan, HSK’nin bir temsilcisi, bir siyasi parti liderine bağlılığını ilan ederek istifasını sunuyor. Bu artık başka bir aşamadır. Hâkimlerin aldıkları tüm kararları bağımlı ve taraflı olarak görmemize neden olacak bir aşamadır bu. MHP, bu haberle ilgili bir yalanlama geçmediğine göre, (İsmail) Saymaz’ın haberini doğru kabul ediyoruz. Kocabey’in istifasına giden sürecin detaylarını, ayrıntıları önümüzdeki günlerde paylaşacağız. Bizi şu anda ilgilendiren Kocabey ile Bahçeli arasındaki emir komuta ilişkisi… Kocabey sana sesleniyorum: Evet, gidiyorsunuz. Tıpış tıpış gideceksiniz ve millet değil bir kişi adına karar verdiğini açıklayan sizler yargılamanın ne demek olduğunu göreceksiniz. Bir parti yargısı düzenini kuran Erdoğan ve Bahçeli bağımsız ve tarafsız yargılama nasıl yapılır göreceğiz. Yargıtay’da kurulan yeni cemaat ve tarikat yapıları, bir Yargıtay mensubunun ağzından kamuoyu ile paylaşılmaya başlandığını; yobazların önünde düğme ilikleyenlerin, hepsinin takipçisi olacağız, gerçek bir hesaplaşma için hazır olacağız. Gerçek bir hesaplaşma için hazırlanacağımızı ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
KAYNAK: ANKA