Türk medyasının yapamadığın BBC yaptı! Sel felaketinin adım adım gelişini ortaya çıkardı!

Türk medyasının yapamadığın BBC yaptı! Sel felaketinin adım adım gelişini ortaya çıkardı!
BBC Türkçe, sel felaketiyle ilgili birçok Türk medyasının gündeme dahi getiremediği olayları ele aldı. Özellikle Kastamonu Bozkurt’da yaşanan felaketin ele alındığı haberde, felaketin nasıl adım adım geldiği ve neden bu kadar büyük bir yıkım yaptığı tespit edildi.

Türkiye yangınların ardından Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan sel felaketleriyle sarsıldı. Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde, Sinop ve Bartın’da yaşanan felaketlerde açıklanan resmi rakamlara göre şuana kadar 57 vatandaş hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerin yanında kayıp başvurularının da olduğu bildirilirken, felaketin boyutlarının daha da artmasından endişe ediliyor.

1-001.jpg

Yaşanan sel felaketiyle ilgili sorumluların sadece geçmiş olsun dileklerini duyarken, felaketin neden yaşandığı hangi ihmaller sonucu bu durumun ortaya çıktığıyla ilgili kimseden ses çıkmıyor.

Bu konuda BBC Türkçe, birçok Türk medyasının yapamadığını yaparak, felaketin neden kaynaklandığını ve nasıl adım adım geldiğini ortaya koyan bir haber yaptı.

Özellikle Kastamonu Bozkurt’ta yaşanan felaketin en ince ayrıntısına kadar irdelenmesi gerektiği belirtildi.

dere.jpg

DERENİN İÇİ ŞEHİR OLMUŞ!

BBC Türkçe’nin konuştuğu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eski Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, ihmaller sonucu felaketin nasıl ben geliyorum dediğini anlattı. Sel felaketinin bir iki dakikada olmayacağını kaydeden Öztürk, “Bir sel felaketi böyle bir dakikada, iki dakikada olmaz. Yağış düştükten 1-2 saat sonra sel felaketi etkili olmaya başlar. Peki bu sel felaketinde aşırı yağışların yanında bu bölgede bulunan HES’in regülatörlerinin açılması mı bu vaka şiddetlendi. Çünkü HES gibi başka olaylar da yağışı depoladığı için, yağmur suyu biranda serbest hale geçince sel felaketine dönüşür. Bundan dolayı mı oldu incelenmeli. Burası bir dere, derenin içi şehir olmuş. Yağmur yağınca nereden akacak? Dereden akacak. Dereden akamaz çünkü dere şehir olmuş. Yani şunu söylüyor bu vaka bize, dere yataklarına bina yaparsan, dere yataklarını yapılaştırırsan o dere yataklarında yaptığın binalar sel felaketini şiddetlendirir ve artırır diyor. Dünyanın hiçbir yerinde dere yatakları kanal değildir, açık kanal değildir. Dere yatakları doğal mecradır. Yani betonlaştırılamaz. Yağmur suyunun yeraltı suyuyla buluşmadığın görüyoruz. Yani daraltıldığı için de en ufak taşkında çevreye ciddi zararlar verdiğini görüyoruz” dedi.

3-001.jpg

DERE YATAĞI 400 METREDEN 15 METREYE Mİ DÜŞÜRÜLDÜ?

Dere yatağının genişliğinin düşürüldüğüyle ilgili iddiaları da gündeme getiren Öztürk, “Dere yataklarının 400 metreden 15 metreye daraltıldığı ifade ediliyor. Yani 400 metre genişlikten bir dere akıyor aşırı yağışlar olduğu zaman. Sonra normale dönüyor 15 metreye iniyor. Bu doğru mu? Tüm bunlar diyorum tarafsız, uzman, ehil insanlar tarafından incelenmeli. Niye buna çok önemli, incelenmeli diyorum? Raporlaştırılmalı niye bunu söylüyorum? Eğer bunun incelemeleri yapılmazsa diyorum Karadeniz bölgesinde küresel ısınmanın etkisiyle ani, şiddetli ve olumsuz etkiler devam edecek diyorum” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT
5 Yorum
Keşfet