Türkiye’de sayıları milyonları geçen sığınmacılar ülkelerine nasıl gönderilecek? Uzmanları tek tek anlattı
Adeta sığınmacı cennetine dönen Türkiye milyonlarca sığınmacıyı ağırlıyor. Sığınmacıların önemli bir bölümünü ise Suriyeliler oluşturuyor.
Suriyelilerle birlikte Afgan sığınmacıların sayıları da günden güne artıyor. Sığınmacılarla ilgili yaşanan sorunların ardından son halk da tepki seslerini giderek yükseltmeye başladı.
Dünyada hiçbir ülkenin bu kadar çok sığınmacıyı kabul etmediği bir ortamda neden milyonlarca sığınmacı Türkiye’yi mesken tuttu? Bayramda ülkelerine gidebilen sığınmacılar, bayram bitince tekrar geri gelebiliyor. Bu duruma kimse mantıklı bir açıklama yapamıyor. Peki bu sığınmacılar ülkelerine geri gider mi ya da bu insanlar geriye gönderilebilecek mi?
Sığınmacıların nasıl geri gönderileceğiyle ilgili Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen ve Avukat Mihriban Ünal açıklamalarda bulundu. Bu iki isim, Türkiye’de bulunan Suriyeli ve Afganların kanunda karşılık bulan statülerini, Türkiye’nin demografik yapısına tehditlerini ve ülkelerine nasıl gönderileceği konusunu Veryansın TV Genel Yayın Yönetmeni Erdem Atay’ın sunduğu Pankuş programında anlattı.
“BATI İÇ CEPHENİN DİZAYNI İÇİN KULLANIYOR”
Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, sığınmacıların Türkiye’nin demografik yapısına iki yönden tehdit oluşturduğunu anlattı. Eslen, “Atatürk’ten girelim olaya. Büyük Taarruz’dan önce Atatürk Meclis’te bir konuşma yapıyor. ‘Dış cephede yeneriz, yeniliriz, bunu telafi etmek mümkün olabilir ama iç cephe çökerse bunun telafisi olmaz, asolan iç cephedir’ diyor. Bugün de öyle. Bugün iç cephenin karşı karşıya olduğu birçok sorun var. Ekonomi, mali, cumhuriyet değerlerini aşındırma, bunlar iç cephenin saldırı altında olduğunu gösteriyor. Ayrıca PKK, FETÖ… İç cephe ile dış cephenin birbirine karıştığını da söylemek lazım burada. Ve tabii ki sığınmacılar konusu… Batılılar şöyle ifade ediyorlar: ‘Hedef ülkeleri şekillendirmek için artık mülteci stratejik araç’. Bu konuda tezler yazıyorlar, konuyu devlet politikalarına dahil ediyorlar. Türkiye de sığınmacılar üzerinden hedef yapılan bir ülke. Sığınmacılar Türkiye’yi iç cepheyi dizayn etmek için yaratılan çok ciddi bir güvenlik problemidir. Sığınmacı konusu iki yönlü bir tehdit oluşturuyor yanlış politikalarımız nedeniyle. Eğer biz Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunuyorsak o zaman buna karşı tehdit olan PKK’ya karşı mücadele eden Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile birlik oluruz. Biz bunun tam tersini yapıyoruz” dedi.
“SIĞINMACILAR GELİYOR PKK YERLEŞİYOR”
“Biz sığınmacı aldıkça Suriye’deki boşalan bölgelere PKK/PYD yerleşiyor” diyen Eslen, “Bunu engellemenin yolu sığınmacıları göndermektir. Birinci tehdit budur. İkinci tehdit demografik ve sosyal yapının değişmesi. Bazı illerde Suriyeli kuşağı oluşuyor. PKK, Akdeniz koridoru oluşturmaya çalışıyordu. Şimdi PKK’nın başaramadığı işi Suriyeli sığınmacıların yapma tehlikesi var. Bu ciddi bir problem. Suriyeli kadınların doğum oranı Türk kadınlardan çok yüksek. Zaman içerisinde sınırlarımızda Suriyeli sayısı çok artacak, Türkler azınlık olacak” ifadelerini kullandı.
GÖÇMEN Mİ MÜLTECİ Mİ ‘GEÇİCİ KORUNAN’ MI?
Avukat Mihriban Ünal da Türkiye’de bulunan Suriyeli ve Afganlara “mülteci” ya da “göçmen” denilmesinin yanlış olduğunu, bu kişilerin 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 91. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Geçici Koruma Yönetmeliği ile “geçici korunan” olarak tanımlandığını söyledi. “Geçici korunan” kişilerden bazılarının bayramda ülkelerine gittiğini hatırlatan Ünal, “Bu kişiler Türkiye’ye döndüğünde hukuki statüleri ortadan kalkmış oluyor. Bu kişilerin gönderilmeleriyle ilgili mevzuatımızda dayanaklarımız var. Kanunda, yönetmelikte diyor ki; ‘bu kişiler statü verilmesi koşulları ortadan kalktığı zaman veya terk ettiği ya da zulüm koşulları nedeniyle ayrıldığı ülkesine geri döndüğü zaman hukuki statüsü ortadan kalkar. Aslında çok net… Baktığımızda Suriye’den gelen insanlar ‘bazen hasat için bazen düğün, bayram için ülkeme gidiyorum’ diyor. Kendi ülkesine dönebiliyor. O bakımda zulümden, korkudan bahsedemiyoruz ve bu kişiler Türkiye’ye döndükleri anda aslında hukuki statüleri ortadan kalkmış oluyor. Ülkemizde bulunmaları hukuka aykırı hale gelmiş oluyor. Geçici korumayla ilgili yönetmelikte kapsamı, sınırlamasında, tüm kararlarda cumhurbaşkanının yetkili olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla cumhurbaşkanı bir karar alarak sınırlandırabilir. Bundan sonra geçici koruma statüsünde kimseyi kabul etmeyeceğiz. Hatta mevzuatımız, kamu güvenliği ve kamu sağlığını gerekçe gösterebiliyoruz. Cumhurbaşkanı ‘Giriş çıkış yapanları ülkesine gönderebiliriz, bir süre belirledim. Bu süre zarfında sığınmacılar dönmeli’ diyebilir” şeklinde konuştu.
İşte programın tamamı: