Zafer Partisi'nin Anadolu Kalesi projesinin detayları belli oldu
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye'de 13 milyon sığınmacı ve kaçak sorunu olduğunu ifade ederek, iktidarın bu sorunu görmezden geldiğini söyledi. Anadolu Kalesi projesinin lansmanının başında konuşan Özdağ, daha sonra mikrofonu parti Genel Başkan Yardımcısı Fikret Bayır'a bıraktı.
Anadolu Kalesi projesi lansmanında açıklamalarda bulunan Özdağ, şunları söyledi:
DEVLET IRAKLAŞTIRILMIŞTIR
"Zafer Partisi Türkiye'nin istilasına karşı direnmektedir. Türkiye'de devlet Lübnanlaşmakta. Türkiye coğrafyası Filistinleşmektedir. Lübnan'da devlet mezhep ve dinler arasında paylaştırılmıştır. Hristiyanlar Cumhurbaşkanlığını, Şiiler Başbakanlığı, Sünniler Genelkurmay Başkanlığı şeklinde yapılanmıştır. Bu daha sonra Irak'a da taşınmış. Devlet yeniden şekillendirilmiştir. Bugün Türkiye'de de devletimiz AK Parti tarafından cemaat ve tarikatlar arasında paylaştırılmıştır. Devlet Iraklaştırılmıştır.
TÜRKİYE'Yİ TÜRK DÜŞMANI BİR ZİHNİYET TALAN ETMEKTEDİR
Ülkemiz Filistin'in Yahudiler tarafından satın alınması gibi yabancılar tarafından dönüm dönüm, bina bina, liman liman, fabrika fabrika satın alınmaktadır. Kimse çok bir şey alınmadı demesin. İsrail kurulduğunda Yahudiler sadece devletin kurulduğu toprakların yüzde 20'sine sahiplerdi. Özetle Türk milleti devletini yitirmiş durumdadır. 20 yılda Türkiye'yi Türk zihniyeti değil, sözde siyasal ümmetçi, özde Türk düşmanı bir zihniyet talan etmektedir.
20 YILDA TARİHİN EN BÜYÜK SOYGUNLARINDAN BİRİ TÜRKİYE'DE YAŞANMIŞTIR
Son 20 yılda tarihin en büyük soygunlarından bir tanesi Türkiye'de yaşanmıştır. Zafer Partisi bir yıl içinde Türk siyasetinde en önemli belirleyicilerinden biri oldu. Zafer Partisi iktidar ve muhalefetteki düzen partilerine yeniden format atmıştır. Zafer Partisi'nin etkin muhalefeti bu partileri kendi politikalarını sahte de olsa gözden geçirmeye zorlamıştır.
SİYASETİN ANA MESELESİ 13 MİLYON SIĞINMACI VE KAÇAK
Siyasetin artık ana meselesi 13 milyon sığınmacı ve kaçak ile örtülü istiladır. Zafer Partisi'nin örtülü istilayı Anadolu Kalesi'yle sona erdirmesidir. Zafer Partisi'nin siyasete girmesiyle altılı masanın cumhurbaşkanlığı tartışmalarına ABB Başkanı Mansur Yavaş'ı aday göstererek partimiz son noktayı koymuş ve Türk halkının Yavaş'a desteğinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.
BU TRAJEDİNİN NEDENİ ERDOĞAN, SOYLU VE DAVUTOĞLU'DUR
Hatay'da bir Suriyeli genç, bir Türk genç tarafından bıçaklanarak öldürülmüş. Böyle bir olayın olmasını hiçbirimizi istemeyiz. Ancak olayın öncesinde bu Suriyeli genç, Türk gencin annesiyle aynı fabrikada çalışırken, gencin annesine fiziki ve fiili hakarette bulunmuş. İHH Başkanına bakarsanız daha sonra özür dilemiş. Bana öyle gelmiyor. Bunun üzerine de Türk çocuk bu Suriyeli çocuğu bıçaklayarak öldürmüş. Bu trajedinin nedeni ne öldürülen Suriyeli çocuk, ne de öldüren Türk çocuktur. Bunun nedeni Recep Tayyip Erdoğan, Süleyman Soylu, Ahmet Davutoğlu'dur.
TÜRK ÇOCUKLARINA GÖSTERMEDİĞİNİZ ŞEFKATİ ONLARIN AİLELERİNE GÖSTERİYORSUNUZ
Aylardır uyarıyoruz bu iş kötüye gidecek, kötü günler görürüz diye. Bunlar ilk sinyallerdir. Bu arada İHH Başkanına sesleniyorum: Ağlayarak basın toplantısı yaptığını gördüm. Onlarca Türk çocuğu Suriyeli çeteler tarafından bıçaklanırken bir basın toplantısı yapmadın, bir damla gözyaşı dökmedin. Aynı şey Soylu için de onun valileri için de geçerlidir. Türk çocuklarının öldürülmesini sessizlikle karşılıyorsunuz. Ama bir sığınmacı çocuğu öldürüldüğünde Türk çocuklarına göstermediğiniz şefkati onların ailelerine gösteriyorsunuz.
ZAFER PARTİSİ YÜKSELİYOR
Zafer Partisi bütün görmezlikten gelme çabalarını darmadağın ederek yükseliyor. Biz Türk milletinin sığınmacılar konusundaki öfkesini siyasete taşımasaydık bugün Türkiye çok daha karmaşık günleri yaşayacaktı. Ama Zafer Partisi bu meseleyi siyaset gündemine getirdiği için tansiyon düşmüştür.
ZAFER PARTİSİ TÜRK HALKININ ÖFKESİNE ÖNCÜ OLMUŞTUR
Zafer Partisi, Erdoğan'ın baskısı, saldırgan, nobran, ezen, hor gören tavrı ve bunlara karşı ezik davranan sarı muhalefetin güven vermeyen tavrından dolayı Türk halkının öfkesine öncü olmuştur. Bundan sonra AK Parti Türk halkının öfkesini başka taraflara yönlendiremeyecek. Biz Türk halkının öfkesini sandığa ve AK Parti'nin yanlış sığınmacılar politikasına yönlendirdik.
BİZ GERİ ADIM ATMIYORUZ
Biz AK Parti iktidarının saldırgan tavrı karşısında geri adım atmıyoruz. İktidarı geri adım atmaya zorluyoruz. Örnekler ortada. İçişleri Bakanlığı önünde geri adım atan Soylu oldu. Korktu, saklandı, şimdi de sanal medyada sahte silahşörlerin arkasına geçmiş iftira atıyor. Hatay'da geri adım atmadık, attırdık. Kilis sınır kapısına gidemezsiniz dediler geri adım atmadık, attırdık."
Özdağ, konuşmasının ardından Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fikret Bayır'a mikrofonu bıraktı. Bayır da Anadolu Kalesi projesiyle ilgili açıklama yaparak şunları söyledi:
ANADOLU KALESİ PROJESİ LANSMANI
"Türkiye'de bulunan yabancıları nasıl göndereceğiz, yenilerinin girmesini nasıl önleyeceğiz ilk konu bu. Bugün Türkiye'de sayıları 13 milyonu bulan sığınmacı ve kaçaklar mülteci değildir. Sığınmacılar veya geçici koruma altındaki yabancılar statüsünü biz oluşturmadık. Uluslararası arenada oluşturuldu. Mülteci tanımından başka bir de geçici koruma tanımı var. Asla vatandaşlık verme hakkı verilmemiş uluslararası hukukta.
6458 sayılı yasada tartışmalarda anlaşılmadığını gördüğümüz bir konuyu vurgulayalım. Yabancıları ikiye bölmüş mevzuatımız. Yasamız bireysel gelenler ve kitlesel gelenler olarak ayırmış. Yasanın 90. maddeye kadarı bireysel, 90. bölüm kitlesel gelenleri ele almakta.
Zafer Partisi iktidarında; bu iş Cumhurbaşkanlığı düzeyinde takip edilecek. Bu nedenle bir numaralı kararnamemiz bu konuya ayrılmış. Yabancı İşlemleri Yüksek Kurulu'nu oluşturacağız. Bunun altında İçişler Bakanlığı düzeyinde Yabancı İşlemleri Operasyon Merkezi açılacak. Ardından il ve ilçelerde yabancı işlemleri çalışma grupları olacak ve bu grupların alanda faaliyetlerin icra edildiği geri gönderme merkezleri olacak. En az 3 farklı düzeyde merkezlerin aktif olarak işediği bir çerçeve düşünüyoruz. İlk kurulun başkanı Cumhurbaşkanı yardımcısı olacak. Bu kurulda bakan yardımcılarından oluşan temsilciler olacak. Kurul bir sekreterya, bakanlıkların yardımcıları, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı temsilcilerinden oluşacak. Bu kurulun iki büyük vazifesi var. İlk lojistik hesabın yapılacağı yer, burada bir takvim oluşturulacak. Bir yılda sayıları 13 ise 13 önce bir hesap yapılacak ve hazırlık süresi müteakiben oluşan takvim ay ay, gün gün belirlenecek. 365 günün son dakikasında son yabancının yurt dışına çıkmasını sağlayacak.
Bu kurul her hafta cuma günü toplanacak. Toplandığında verilen takvime göre il il, ilçe ilçe ne yapılmış ne yapılmakta hepsini inceleyecek. Bir yerde aksama varsa sebebini araştıracak ve Cumhurbaşkanlığı düzeyinde takvimin planladığı şekilde ilerleyecek düzeni sağlayacak. 7/24 esasına göre mesai başlayacak.
İllerde valilerin sorumluluğunda bir grup oluşturulacak. Burada illerde il müdür ve müdür yardımcılarından oluşan gruplar oluşturulacak. Operasyon gün gün takip edilecek. Faaliyet başladığında 7/24 devletin tüm imkanları kullanılacak.
Ne kadar kaçak var bilinmediğini tahmin ediyoruz. Bu nedenle bizim çalışmamızın başlangıcındaki ana çalışma tek tek adres tespiti ve buna göre sevk çalışması olacak. Geçici koruma altındakilerin sevkiyat hazırlığı başlarken, kaçaklar derhal sınır dışı edilecek.
13 milyonluk yük geri gönderilmeye niyet edilmemiş. Biz nüfus yoğunluğuna göre geri gönderme merkezleri kuracağız."
KAYNAK: Haberciniz