İktidar ile muhalefetin deprem kavgası

İktidar ile muhalefetin deprem kavgası

İzmir’de yaşanan ve 114 kişinin yaşamını yitirdiği deprem sonra iktidarla muhalefet arasındaki tartışma da büyüyor. Muhalefet İzmir depremi üzerinden iktidarı tedbir almamakla suçlarken, Cumhurbaşkanı Erdoğan ise CHP’yi 1939 yılında meydana gelen Erzincan depremi ile hedef aldı. MHP Lideri Bahçeli de, CHP'nin sütten çıkmış ak kaşık gibi davrandığını söyledi.

İzmir’de meydana gelen ve 114 vatandaşımızın hayatını kaybettiği deprem siyasette de derin çatlarlar açtı. Muhalefet iktidarı deprem için gerekli tedbirleri almamakla suçlarken, iktidar ise CHP’yi 1939 yılında Erzincan’da meydana gelen depremle vurmaya çalışıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında yaptığı konuşmada CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklendi. Erdoğan, "Yaşanan her felaket bir derstir. Ne yazık ki ana muhalefetin başındaki zat, oraya yaptığı turistik ziyarette, "5 gün oldu, enkaz hala kaldırılmadı" diyor. Bilmediğin iş hakkında neden konuşursun? Sus da adam sansınlar.  İzmir milletvekilisin. Düşünebiliyor musun? Şöyle bir uğrayıp dönüyorsun. Başından sonuna kadar kalman lazım. O ilin vekilisin yahu. Bunu da yapmayıp orada hayatını her şeyini feda etmeye hazır olan bakan arkadaşlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız hakkında ileri geri konuşuyorsunuz. Yaşanan her felaket bize ülkemizin deprem kuşağında olduğunu, her an yeni sarsıntılarla karşılaşabileceğimiz gerçeğini tekrar hatırlatıyor. Bu konuda milat hiç şüphesiz 1999 depremidir. Bu işin çok daha gerisi var. Erzincan, Erzurum, Çaldıran'dır... Bunlar çok daha önceleri" dedi.

1939 DEPREMİYLE YÜKLENDİ

Erdoğan, "Erzincan depreminde CHP sözcüsünün dedesi de o zaman İçişleri Bakanı'ydı. 33 bin vatandaşımız o zaman ebediyete intikal ettiler. Kalkıp da geriye bakıp neler olmuş bunu sorgulama hassasiyetini göstermeyen bu zihniyet, kalkıyor bu yalan yanlış ifadeleri kullanabiliyor" diye konuştu.

ÖZGÜR ÖZEL’DEN ATATÜRKLÜ YANIT

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarına cevap verdi.  Erdoğan'ın ifadeleri için "saçmalık" diyen Özel "Bu rezaletin son bulduğunu biz de göreceğiz, bütün vatandaşlarımız da görecek" dedi. Erzincan depreminin Atatürk'ün ölümünden bir yıl sonra gerçekleştiğine dikkati çeken Özel, "O güne kadar ülkeyi Atatürk yönetmiş. Çemkirdiği Atatürk, suçladığı Atatürk, saldırdığı Atatürk. Bir hafta önceki depremin sorumluluğunu alma, vatandaşa yükle. Elazığ'daki depremin sorumluluğunu alma, vatandaşa yükle. Maden kazasında ölen madenciyi suçla. 1939'daki depremden Faik Öztrak'ın dedesi sorumluymuş. Gerçekten söyleyecek söz bulamıyoruz" diye konuştu.

"CHP SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIK GİBİ DAVRANIYOR"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu. İzmir depremi üzerinden CHP’ye yüklenen Bahçeli, "Ne var ki depremi siyasete alet eden savruk ve sorumsuz zihniyetlerin bu felaket günlerinden de istifade gayretkeşlikleri vahim bir çarpıklık olarak tezahür etmiştir" dedi. Bahçeli, İzmir’de 1989 yılından bugüne kadar bir dönem haricinde yerel yönetim sorumluluğunu CHP'nin üstlendiğini anımsattı.

Bahçeli, "CHP'nin adeta sütten çıkmış ak kaşık gibi davranıp, kusur ve suçlu araması küstah bir siyaset kifayetsizliğidir. Seferihisar'ın bir önceki dönem belediye başkanı olan şahsın, depremde yıkılan Emrah Apartmanı'nın ne kadar dayanıksız olduğunu, beton parçaların kürekle bile nasıl kırılabildiğini, bununla ilgili de geçmişte hangi denetimleri yaptığını açıklaması ertelenemez görevidir. CHP Genel Başkanıyla parti yöneticilerinin aynı anda girdikleri hezeyan nöbetinden bir türlü kurtulamamaları, sürekli yalana, dolana ve iftiraya müracaatları telafisi olmayan siyasi ahlak noksanlığının ileri düzeyde ifşa ve ilamıdır. Bunların kalpleri kararmıştır, vicdani refleksleri laçkalaşmıştır. Bu irade ve insanlık fukaralarının her sözü, her çıkışı, her beyanatı deprem enkazından daha tehlikeli boyutlar içermiştir. Kaldı ki Türk milleti her şeyin farkındadır" diye konuştu. Türkiye'nin salgına yenilmesini, depremde aciz düşmesini, ekonomik saldırılara boyun eğmesini ve yönetilemez hale gelmesini isteyen, dileyen, hedefleyen iç ve dış mihrakların foyalarının ortaya çıktığına işaret eden Bahçeli, "Türkiye'nin karşısında sipere girenlerin figüranı oldukları kirli senaryonun mesafe alması, sonuç vermesi hiç kuşkusuz muhal bir hayal, münhal bir hevestir. Siyasetleri enkaza dönenlerin, zillete gömülenlerin milli birlik ve kardeşlik ruhunu yaralamaları mümkün değildir. Bu itibarla CHP’nin tahrikleri, taciz ve tahrip çabaları nafile bir gayrettir. Türkiye düşmanlarıyla devamlı ilişki ve irtibat halinde bulunan, siyaset kabloları ve karar organları yabancıların denetim ve kontrolüne geçen CHP’nin ve diğer zillet yedeklerinin husumet taktiklerine, hayasız provokasyonlarına ne aldanacak ne de kanacak vardır. Ülkesini kötülemek için bu kadar iştahlı olan dünya üzerinde pek az muhalefet partisi olduğu bir başka acıklı gerçek olarak karşımızdadır. CHP'nin yalancı sözcülerinin mumunun yatsıdan önce söndüğünü gördük" ifadelerini kullandı.

"SARAYDAN GÖRÜLMÜYOR MESELELER"

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan da Meclis'te düzenlediği basın toplantısında İzmir'de meydana gelen depremin ardından AFAD ile İzmir, Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri başta olmak üzere birçok kurumun büyük bir fedakarlık örneği gösterdiğini anlattı. Depremde 114 vatandaşın hayatını kaybettiğini anımsatan Türkkan, bunun da bütün Türkiye'nin canını yaktığını belirtti. Kendisinin de Marmara Depremi'ni yaşadığını, depremin ne demek olduğunu çok iyi bildiğini dile getiren Türkkan, yaşanan acılardan dolayı Kocaelililerin kendi aralarında deprem olayını konuşmadığını söyledi. Türkkan, Türkiye'nin hamasete varmadan, birilerini suçlamadan ve siyasete alet etmeden deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini ifade etti. TBMM'de 58 araştırma önergesi verildiğini ancak İzmir depremine kadar hiçbirine olumlu cevap verilmediğini kaydeden Türkkan, "İzmir depreminden sonra geç de olsa TBMM'de Deprem Araştırma Komisyonu kuruldu. Bu önemli bir gelişme. İYİ Parti olarak komisyon çalışmalarını takip edeceğiz. Umarım iktidar bundan sonra apartman diye mezarlık inşasına izin vermez." diye konuştu. Lütfü Türkkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, vatandaşların evlerinin dayanıklı olup olmadığını kontrol ettirmesi ve sağlam bina için harekete geçmesi gerektiğini söylediğini aktararak, "Sayın Cumhurbaşkanı saraydan bakmaya başlamış meseleye. Çünkü saraydan görülmüyor meseleler. İnsanlar 'açım' diyor. İki gün önce Gebze'de bir vatandaş belediyenin önünde kendini yakmak istedi. Polis zor kurtardı. 'Açım' diyen vatandaşa 'evini sağlamlaştır' demek vatandaşın derdiyle ilgili olmamaktır." dedi. AK Parti'nin 18 yıldır iktidarda olduğunu anımsatan Türkkan, 36,9 milyar dolar deprem vergisi toplandığını ancak toplanan paralarla depreme ilişkin hiçbir şey yapılmadığını ileri sürdü.

HABERE YORUM KAT