Kemal Kılıçdaroğlu iktidara yargı üzerinden yüklenerek ağır eleştirilerde bulundu "Önce kimse talimat veremez diyor, arkasından tehdit ediyor"

Kemal Kılıçdaroğlu iktidara yargı üzerinden yüklenerek ağır eleştirilerde bulundu "Önce kimse talimat veremez diyor, arkasından tehdit ediyor"
CHP lideri Kılıçdaroğlu katıldığı Medyascope canlı yayınında Koronavirüs Salgını, Selahattin Demirtaş ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı, dinleme cihazlarının yerleştirilmesi konusu hakkında açıklamalarda bulundu.

Gazeteci Ruşen Çakır'ın sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu konuşmasına dinlenme konusu ele alarak başladı. Devlete duyduğum saygı dolayısıyla devlet bizi dinliyor demek istemem diyen Kılıçdaroğlu, bazı yerlerin ve çevrelerin kendisini dinlediğini bildiğini söyledi. Kılıçdaroğlu,Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın " Ey Kılıçdaroğlu senin nefes alışını bile biliyoruz" ifadesini hatırlatarak, "İçişleri bakanına bunu söylediğimde, bakan dinleyenler için ağır bir ifade kullandı" dedi. 

Selahattin Demirtaş'ın 3,5 yıldır tutuklu olmasını eleştiren Kılıçdaroğlu, "Tutukluluk esas değildir, esas olan tutuksuz yargılanmalıdır diye bir yasa olmasına rağmen içeride tutuluyorsa bu ülkede demokrasiden bahsedebilir misiniz? şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığına aday olduğu sırasında tutuklanan Demirtaş'a dikkat çekerek "Bir kişi ben cumhurbaşkanı adayı olacağım diye YSK'ya başvurur, oradaki hakimler "evet aday olabilirsin" diye karar verirlerse, bu kişi hapiste tutulur bu durum demokrasiye aykırı olmaz mı? Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın HSK aracılığıyla yargıçlara göz dağı verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, Önce kimse talimat veremez diye konuşuyor fakat arkasından tehdit ediyor. Onu kim serbest bırakırsa ben ona gösteririm diye.

TÜRKİYE'DE YARGI ERDOĞAN'IN TALEPLERİNİ YERİNE GETİRİYOR

Kılıçdaroğlu Türkiye'deki adalet sistemi hakkında şöyle devam etti:

"Mahkemelerde, Adalet Bakanlığı'nda büyük bir çürüme var. Türkiye'de adalete olan güven bitmiş durumda. Düşünün yargıtay başkanı adalete olan güveni yüzde 30'larda açıklıyor. Yargıtay başkanı bile bunu söylüyorsa iktidarın oturup bir düşünmesi lazım. Lafa gelince yargının bağımsız olduğunu söylüyorlar. Erdoğan'ın avukatının FETÖ'den MASAK, MİT raporu olması, çatı iddianemesinde adının geçmesine rağmen kimse korkudan dava açamadı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı intiha yapıyor, bu kişiyi siz Yargıtay'a üye yaptınız. Hukuk olsa Osman Kavala tahliye olur. Kavala'yı önce tahliye ettiler, sonra aynı olaydan dava açtılar. Papaza öyle yapmadılar ama, hemen tahliye ettiler. Uçağını hazırladılar ve Amerika'ya gönderdiler. Olaylara bakıldığında Türkiye'de yargı Erdoğan'ın taleplerini yerine getiren bir kurum haline geldi. Yargı bağımsız olmadığı için hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur.

52 milyon para toplanmış fakat babası şehit olan bir çocuğun aylığı 190 lira. Hortumculuğun bu boyutunu ben ömrümde hiç görmemiştim. Sürekli fakirlikten yoksulluktan bahsediyorlar. 18 yılda sadece bu lafları edenler zenginleşti.

Rüşvet alan adamdan hiç büyükelçi olur mu? Bu olay resmen yüz karasıdır.Bu ülkede namuslu adam mı kalmadı? Bunları tabii ki söyleyeceğim. Devlet yönetilirken ki, intikam, öfke gibi duyguyla yola çıkılmaz. Bir şey yapacaksanız hukuk içinde yapacaksınız".

HALK NASIL BİR CUMHURBAŞKANI İSTİYOR?

Son zamanlarda Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla da gündeme gelen Kılıçdaroğlu konuya açıklama getirdi. "Asıl sorulması gereken soru halk nasıl bir Cumhurbaşkanı istiyor? Tek adam olup her şeye karar mı versin.  Mal varlığından dolayı kendisine yönelik suçlamaları geçiştiren biri mi olsun, yargıya mı müdahale etsin? yoksa ailesiyle beraber mütevazi hayat yaşayan biri mi olsun? Halk önce kimi istediğine karar vermeli. Biz millet ittifakıyız ve demokrasiye bakıyoruz. Tek adam rejiminde ise hiçbir tartışma yok. Her şeye bir kişi karar veriyor. Önümüzdeki seçimlerin demokrasiye taraf olanlarla karşı olanların seçimi olarak bakıyoruz. 

SALGIN İÇİN SAĞLIKLI BİR STRATEJİ BELİRLENMELİYDİ

Salgını önlemek siyasi bir olaydır, siyasi otoritenin başarısı da salgını ne kadar önlerse o kadar başarılı olur. En başından beri siyasi iktidar sağlıklı bir strateji belirlemeliydi. Sağlık Bakanı "Efendim sayın cumhurbaşkanımızın talimatları ile..." böyle başladıktan sonra siz artık topluma doğruyu söylemiyorsunuz demektir. Bu cümleyle başlayan bakanlar bakan değil Erdoğan'ın memurlarıdır.

Sandıkta demokrasiden yana olanlar birleştiği zaman Türkiye'nin pozisyonu çok değişecek. Herkes Cumhuriyetin nasıl demokrasiyle taçlandırıldığını görecek. 

HABERE YORUM KAT

Siyaset