Kılıçdaroğlu yıl sonu değerlendirmesinde MİT Tırları, AİHM'kararı ve birçok soruyu cevapladı

Kılıçdaroğlu yıl sonu değerlendirmesinde MİT Tırları, AİHM'kararı ve birçok soruyu cevapladı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, gazetelerin Ankara temsilcileriyle parti genel merkezinde bir araya geldi. Kendisine yönetilen, MİT Tırları davası, AİHM'nin Demirtaş kararı, Kur'an'ın Türkçe okunması, Bahçeli'nin Akşener'e yuvana dön demesi gibi birçok konu başlıklarına katıldığı toplantıda cevap verdi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, geleneksel “yıl sonu“ değerlendirmesini gazetelerin Ankara temsilcilerine yaptı. Kılıçdaroğlu, gazetelerin Ankara temsilcileriyle parti genel merkezinde bir araya geldi.

Cumhuriyet'ten Sertaç Eş'in haberine göre, Kılıçdaroğlu’na sorulan soruların cevapları şu şekildedir.

"TÜRKİYE İÇE DÖNÜK BİR ÜLKE HALİNE GELİR"

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, AİHM'nin Demirtaş derhal serbest bırakılsın kararı hakkında açıklamalarda bulundu."Kararın uygulanmasını Anayasa Mahkemesi söylüyor. Ben bu karara uymam dediğiniz zaman Avrupa’dan kendinizi tamamen tecrit etmiş oluyorsunuz. Demokrasi yükseltilebilir algısı tamamen yok oluyor. Kararı uygulayacaklar ama topluma, “elimiz makûm” diyecekler. Uygulanmamasının faturası ağır olur. Uygulamazlarsa da şaşırmam. Daha önce Anayasa Mahkemesi kararını da tanımadılar. Türkiye tamamen içe dönük bir ülke haline gelir" ifadelerini kullandı.

PARLAMENTER SİSTEM OLMALIDIR

Konuşmasında erken seçim konusuna da yer veren Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin ağır faturayı ödememesi için bu seçimlerin yapılmasını istediğini belirtti. Parlamenter sistemin olması gerektiğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin tepeden tırnağa yapılanması gerektiğini vurguladı. Kılıçdaroğlu, değişen ekonomi yönetimi hakkında da konuştu. Politikaları uygulayan kişinin Erdoğan olduğunu söyledi ve Erdoğan'ın kendini bundan sorumlu tutarak istifa etmesi gerektiğini bildirdi. 128 milyar dolarlık kaybın faturasının Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kesilmesi gerektiğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu," Erdoğan'ın yarın ne gibi bir politika izleyeceğini merak ediyorum. Merkez Bankası'nın söylediklerinin tam tersini uyguluyor" dedi. Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli'nin, Meral Akşener'e 'yuvana geri dön' çağrısında bulunmasına  ise, " Meral Hanım gerekli yanıtı vermiştir" diyerek cevap verdi.

"ERDOĞAN, ECEVİT'İN GÖSTERDİĞİ CESARETİ GÖSTERMELİDİR"

Türkiye'nin hava savunması açısından bölgede en zayıf ülke olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu,"Kendinizi korumak için S-400’leri madem aldınız kurmak zorundasınız. Erdoğan kurar mı, kurmaz. Erdoğan ne diyorsa mutlaka aksi vardır. Yapacağım diyorsa, bunu yapmayacaktır biliyoruz, zamana yayıp üstünü örtecektir. Rahmetli Ecevit, Kıbrıs’a çıktığı zaman, gemimizi kullanamazsınız dediler. Ecevit’in gösterdiği cesareti göstermesi, S-400 sistemini kurması lazım. Yapmazsa ikinci papaz vakası olur. Verdiği sözü tutmayan 2.5 milyar dolarla dünyanın en pahalı hurdalığına sahip olan ülke olur" ifadelerini kullandı. Can Dündar'ın MİT Tırları haberinden yargılandığı davayı ise, 'farklı düşünenlerden intikam alma davasıdır' şeklinde yorumladı.

Abdulkadir Selvi'nin CHP'den dindar olması beklenemez sorusunun kendisine anımsatılması üzerine konuşan Kılıçdaroğlu, bu sözlere sert tepki gösterdi.

"Hangi öngörüye dayanarak bunu ifade ediyor bilmiyorum. Tüzelkişiler değil, gerçek kişilerin inançlı olup olmadığı sorgulanabilir belki. Allah’la kul arasındaki ilişkiye birisinin müdahale hakkı yok. Biz laik bir partiyiz. Kimsenin inancına başka bir kişinin müdahale etmesini doğru bulmayız. Kimin daha dindar olduğunu kim bilir. Allah’ın birisine verdiği böyle bir yetki mi var? Selvi’ye böyle bir yetki mi verilmiş. Yok öyle bir şey" şeklinde konuştu.

Şeb-i Arûs gecesinde Kur'an'ın Türkçe okunması hakkında ise, " Ezan bugünkü okunuş şekliyle, diliyle artık evrensel bir halde. Türkçe-Arapça tartışmasının yapılmasını doğru bulmam. Namaza çağrı olduğunu küçük çocuk da biliyor" dedi.

"HANGİ PARTİ OLDUĞUNUN ÖNEMİ YOK SUÇ SUÇTUR"

Kılıçdaroğlu taciz iddiaları hakkında yaptığı açıklamada, "Bazıları iki üç yıllık olay, gereğini yapmışız. Bazıları iftira, Konya’da olduğu gibi... Bunu bir parti üzerinden götürmek doğru değil. Şimdi tecavüze uğrayan kişi falan partiliydi, bu doğru değil, Türkiye’yi ayrıştırır. Böyle bir şey varsa devletin derhal müdahil olması lazım. Tecavüzde bulunanın A veya B partili olmasının önemi var mı, suçlu suçludur. Olay olmuş, biz duymazlıktan gelmişsek o zaman haklı olur. Öyle bir şey hiç olmadı. AKP gündem oluşturamıyor. Hani “çamura yatmak” denir ya. AKP bugün çamura yatıyor. Bu konuda emin olun, benzer şekilde olayların üzerine gitsek çok daha farklı şeyler çıkabilir. Kişisel konuları parti meselesine dönüştürmek doğru değil. Şirin Ünal konusunu biz parlamentoya hiç getirmedik. Ama hukukçu arkadaşlar takip etti. Bunu AKP’ye bağlayıp da şöyle böyle yaptın demedik" diye konuştu

"15 YILDIR BİR KARARNAME UYGULANMIYOR"

"Uyuşturuculardan vergi alınması konusuna değinen Kılıçdaroğlu,"Kurumlar Kanunu’nda bir düzenleme yapıldı 2006’da. Vergi cennetlerindeki paralar Türkiye’ye gelirse yüzde 30 oranında vergilenir. Tek koşulu vergi cennetleri listesinin cumhurbaşkanı kararıyla yayımlanması gerekiyor. Karar yayımlanmıyor. Vergi cennetlerindeki parayı getirip de devlet bankasına yatırmaz, vergi cennetine yatırır. Yolu ne, af kanunu. Hani diyor ya “paranın dini rengi yoktur” getir yatır, asla sorgulamayacağım, kimliğini de sorgulamayacağım diyor. Önce vergi cennetlerini niye yayımlamıyorsun. Man Adası örneğini de verdim. Para gelsin diyor, gelsin. Bunlar kirli para. Uyuşturucu, fuhuş parası. 15 yıldır, bir kararname uygulanmıyor. Bu kararname çıkarsa bir daha öyle vergisiz kanun çıkaramazlar. Milyonlarca dolar uyuşturucu parası Türkiye’ye gelip bankaya yatacak, bu adama uluslararası saygınlık kazandırıyorsun, sıfır vergi alıyorsun bir de sırtını sıvazlıyorsunuz. Onlar benim vergici olduğumu da unuttu. Diyelim ki bir yeri bastınız, oradaki ürünlere el koyacak. Maliyeye bildirdikleri takdirde, vergi dairesi o ürünlerin değerini bulur. Vergi kaydını yaptırır ve vergisini alır. Kaçak çay yakaladıysanız, müsadere edersiniz, ama onun değeri üzerinden maliye vergisini alacağım der. Niçin Vergi Usul Kanunu diyor ki konusu suç teşkil eden gelirler dahi vergilenir.Ama adamların dünyadan haberleri yok" dedi.

"AŞI OLACAĞIM"

Gündemde aşı olup olmamam konusunda kamuoyunda tartışmalar sürmeye devam ediyor. Birçok vatandaş aşılara güvenmediği için olmayacağını sık sık dile getiriyor. Yine bazı uzmanlar aşıyı desteklerken, bazıları ise aşamaları tamamlanmayan ve acele olarak üretilen aşıların sağlığı tehdit ettiği düşüncesinde. Kılıçdaroğlu'da aşı olup olmayacağı ile ilgili konuya bir açıklık getirdi."Beş maskeyi dağıtmaktan aciz kaldılar. Bütün sağlık çalışanlarına teşekkür ederim. Bir maaş ikramiye verin dedik. Onlar başka bir yol buldular. Yoğun bakımda çalışan bir hemşirenin maaşına 7 lira ek ödeme yatmış. İnanamadım. Orada da büyük adaletsizlikler var. İnsanlar onurlarına düşkün. Biz insani koşullarda çalışmak istiyoruz diyolar. Aşı gelirse, hangi aşı olursa, doktorlar şu aşıyı olacaksın derlerse olacağız" ifadelerine yer verdi.

Davutoğlu'nun çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, biraraya gelerek çalışması gerektiğini söyledi. Ayrıca şu açıklamalarda bulundu: "Millet ittifakını oluşturan partiler parlamenter sistemle ilgili düşüncelerini olgunlaştırmaya çalışıyorlar.

Hükümetlerin kuruluş sürecinde oluşabilcek sorunları aşabilecek bir çalışma yapıyoruz. Davutoğlu’nun çalışması güzel bir çalışma. Bir araya gelip çalışmamız gerekir zaten. İktidarda değil öncesinde uyuşmazlıkları çözmek lazım. Bir an önce de parlamenter sisteme geçmek gerek. Çok uzun süreç olmaması lazım. 1-1,5 yıllık süreçte Cumhurbaşkanı yetkilerinin parlameto ve yürütmeye devredildiği sistemi oluşturabiliriz. Takvimle kamoyunun önüne çıkılması lazım. Cumhurbaşkanının kim olması konusunda liderler karar verir. Adayın da yetkilerinin de devredileceğini bilmesi ve bu çabaya katkı vermesi gerekiyor"dedi.

HABERE YORUM KAT

Siyaset