"Kongreyi basan zihniyetin coğrafyası Amerika ile sınırlı değildir"

"Kongreyi basan zihniyetin coğrafyası Amerika ile sınırlı değildir"
ABD'de Trump yanlıları tarafından gerçekleştirilen kongre baskınını bugünkü köşesine taşıyan Özdil, "Bunları gözüm bir yerden ısırıyor diyorsunuz değil mi? Tanıdık gelmesi gayet normaldir, çünkü, Redneckler Amerikalıdır ama, bu zihniyetin coğrafyası Amerika'yla sınırlı değildir. Dünyanın her yerinde vardır. Almanya'da da vardır. Japonya'da da vardır. Türkiye'de de vardır" ifadelerini kullandı.

Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, bugünkü köşe yazısında  ABD'de meydana gelen olayları kaleme aldı. Joe Biden'ın başkan seçilmesiyle birlikte meydana gelen kongre baskını hakkında konuşan Özdil, şu ifadelere yer verdi:

"ABD'de yaşananlar bir kez daha ibretle gösterdi ki… Uzay mekikleri, uçak gemileri filan hikayedir. Cahilden daha yıkıcı bir kitle imha silahı, henüz icat edilmemiştir. "Bu zihniyetin coğrafyası Amerika'yla sınırlı değildir. Dünyanın her yerinde vardır. Almanya'da da vardır. Japonya'da da vardır. Türkiye'de de vardır" ifadelerini kullandı.

Özdil yazısının tamamında şu ifadelere yer verdi:

Washington sirk gibi oldu. Kafasına bizon boynuzlu samur kürkünden şapka takan, suratını Amerikan bayrağına boyamış arkadaşlar, Kongre'yi bastı.

Redneck onlar. Türkçe meali, kırmızı enselilerdir. Taşralı, cahil, yoksul, beyaz Amerikalılardır. “İncil Kuşağı” tabir edilen, güneyde ve iç kesimlerde yer alan eyaletlerde yaşarlar, Presbiteryen kiliselerine mensupturlar. Çiftçilikle, besicilikle uğraşırlar, tarlalarında, açık arazide çalışırken enseleri güneşten kızardığı için “red neck” denildiği rivayet edilir…

VAHŞİ BATI KASABALARINI KURANLARDIR

Oysa kökeni farklıdır, henüz ABD topraklarına göç etmeden çok önce Katolik ve Anglikan kilisesine direnen Presbiteryenler, kendi kimliklerini belli etmek için kırmızı atkı bağlıyorlardı, redneck oradan gelir. Hani, vahşi batıda geçen kovboy filmleri vardır ya…İrlanda'dan İskoçya'dan göçederek, Apalaş dağlarının eteklerine yerleşen ve işte o kovboy filmlerindeki vahşi batı kasabalarını kuranlardır onlar.

Bugün hâlâ kovboy gibi silah severler. Neredeyse tüfeksiz tabancasız fotoğrafları yoktur. Kabadırlar. Amerikan magandasıdırlar. Sakil giyinirler. Country müzik dinlerler, sanata dair tek ilgileri budur. Johnny Cash, Bruce Springsteen, bunların ilahlarıdır. Sağlam içerler.

IRKÇILIĞA EĞİLİMLERİ VARDIR

Mısır, çavdar, buğday ve arpa karışımının damıtılmasıyla elde edilen ve “Bourbon” tabir edilen viskiyi, bu arkadaşların ataları icat etti. Ülkenin en fakir sınıfına mensup olmalarına rağmen, her şeyin en büyüğüne sahip olmakla övünürler, en büyük kamyonete binmekle, en büyük motorlu testereyi almakla, en büyük av bıçağını kullanmakla gurur duyarlar. Eğitim ortalamasının altındadırlar. Her cahil gibi, bağnazdırlar. Sabit fikirlidirler. Irkçı eğilimleri vardır.Yabancı sevmezler. Yaşadıkları eyaletlerin suç oranları yüksektir, seçmen olarak yoğun oldukları eyaletlerin tamamında idam cezası vardır. Akraba evliliği yaygındır. Homofobiktirler.

KENDİLERİNİ VATANSEVER OLARAK GÖRÜRLER

Zenginliğin bilimin teknolojinin adeta sözlük anlamı olan Amerikan rüyası'nın kabusudurlar. Mesela, kafasına bizon boynuzlu samur kürkünden şapka takan arkadaşın elinde, nükleer silahların düğmesi olduğunu düşünsenize?Amerikalıların bile sevmediği Amerikalılardır. İngilizceleri bile berbattır. Dünyadan haberleri yoktur, New York'un bile haritadaki yerini gösteremezler ama, özgüvenleri tavandır. Kendilerini ülkenin sahibi olarak görürler. Kendilerini vatansever, kendileri gibi düşünmeyenleri vatan haini olarak görürler.

DÜNYANIN HER YERİNDE BU İNSANLAR VARDIR

Bunları gözüm bir yerden ısırıyor diyorsunuz değil mi? Tanıdık gelmesi gayet normaldir, çünkü, Redneckler Amerikalıdır ama, bu zihniyetin coğrafyası Amerika'yla sınırlı değildir. Dünyanın her yerinde vardır. Almanya'da da vardır. Japonya'da da vardır. Türkiye'de de var. Milletleri millet yapan, ne ırktır, ne dindir, ne ideolojidir. Milletleri millet yapan, düşünen, sorgulayan, aklı başında nüfustur. Siyasi menfaatler için zırcahilin sırtını sıvazlamaktan, cahil cesaretini pohpohlamaktan daha büyük tehlike yoktur.

ABD'de yaşananlar bir kez daha ibretle gösterdi ki…Uzay mekikleri, uçak gemileri filan hikayedir. Cahilden daha yıkıcı bir kitle imha silahı, henüz icat edilmemiştir."

HABERE YORUM KAT

Siyaset