Kovid'in bıraktığı hasar çocuklarda IQ düşüklüğüne neden oluyor

Kovid'in bıraktığı hasar çocuklarda IQ düşüklüğüne neden oluyor

Nöroloji Algoloji ve Vasküler Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz,yaptığı açıklamalarda Koronavirüsün özellikle çocuklarda ve gençlerde büyük hazarlara yol açtığını söyledi.

Nöroloji Algoloji ve Vasküler Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, 72 satten fazla süren baş ağrılarının migrenle karıştırılmaması konusunda uyarılarda bulundu. Özellikle çocuk ve gençlerde ani gelişen bu ağrıların  Kovid-19 belirtisi olabileceği düşünülüyor. Korona virüs belirtisi olan veya olmayan hastalarda uzun süreli baş ağrılarında mutlaka uzman bir hekime gözükmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Uludüz, ihmal edildiğinde  beynin yeterli oksijen alamamasından kaynaklanan nörolojik hasarlara yol açabileceği ve IQ düşüklüğüne neden olabileceğini söyledi.

Koronavirüs hastalığında  baş ağrısı şikayetiyle yoğun olarak karşı karşı kaldıklarını belirten Prof. Dr. Uludüz, bu amaçla  Türkiye'nin dört büyük tıp fakültesinin nöroloji ve algoloji kliniklerinden akademisyenlerle migren hastalıklarındaki Kovid riskine dair bir çalışma yaptıklarını bildirdi. Yapılan bu çalışmalar, Amerikan Baş Ağrısı Derneği'ne ait Headache dergisinde yayınlandı.

Kovid'de görülen baş ağrısının zaman zaman migren ile karıştırıldığını söyleyen Prof. Dr. Uludüz, bu durumun hastalarda paniğe yol açtığını ifade etti. Yapılan çalışmada özellikle migren hastalarında eşlik eden diğer hastalıkların varlığının, Kovid için bir risk oluşturup oluşturmadığı incelendi ve dünyada yapılmış diğer çalışmalarla karşılaştırıldı.

ERKEK HASTALARIN KOVİD'E YAKALANMA RİSKİ DAHA FAZLA

Yaklaşık 4 bin hasta üzerinde çalışma yaptıklarını söyleyen Prof. Dr. Uludüz şunları söyledi:

"Migrene alerjik astım veya alerjik hastalıklar eşlik ettiğinde risk daha düşüktür. Ancak tansiyon, kalp, KOAH gibi daha ciddi bir akciğer hastalığı migrene eşlik ediyorsa ve erkek hastaysanız Kovid'e yakalanma riski yükseliyor çünkü Kovid ile bu hastalıklar aynı yolu kullanıyor. Virüs, ACE 2 dediğimiz reseptöre bağlanıyor. ACE 2 migrenlilerde de dolaylı olarak damarlarda genişleme yaptığı için migren ataklarını artıran bir reseptör zaten. Aslında ikisi de aynı yoldan gittiği için, migren atakları olan hastalarda ACE 2 reseptörleriyle birlikte bu virüse yakalanma riski artıyor. Ancak migren tek başına risk teşkil etmiyor. Ama beraberinde eşlik eden hastalıklar risk oluşturuyor."

Prof, Dr. Uludüz erkeklerin Kovid'den daha çok etkilendiğini söyleyerek, baş ağrısının onlarda daha uzun sürdüğünü bildirdi. Kovid baş ağrısının Çift taraflı, bütün başı tutan, ağrı kesiciye rağmen azalmayan, dirençli bir ağrı olduğunu belirten  Prof. Dr. Uludüz, özellikle gençlerde ve çocuklarda önemsenmesi gereken ağrıyı şu şekilde tanımladı; "Ağrı, bütün başı tutuyor, ağırlık hissi oluşturuyor, gözlere kadar vuruyor ve ağrı kesici ile geçmiyor, uykuyu dahi etkileyen bir baş ağrısıdır. Yani daha önce yaşamadığınız şiddette bir baş ağrısı şeklindedir. Migrenden daha farklıdır.72 saatten uzun sürer, bazen günlerce devam eder, günler içinde şiddeti artabilir. Kafada bir sersemlik hissi uyandırır". ifadelerini kullandı. Migrenden oldukça farklı olduğunu söyleyen bu ağrının baş ağrısı ile birlikte koku kaybının da çok sık görüldüğü bilgisini paylaştı. 

BEYİN KANAMASI AĞRILARI DAHA ŞİDDETLİDİR

Yine hastalığın beyin kanaması ağrıları ile de karıştırıldığını belirten Prof. Dr. Uludüz, hastaların bu noktada endişelendiğini beyin kanaması mı , koronavirüs vakası mı olduğunu ayırt edemediklerini söyledi.

Beyin kanamasındaki ağrıların çok şiddetli olduğunu belirten Prof. Dr. Uludüz, "Beyin kanamasındaki baş ağrısı, hayatınızın en şiddetli baş ağrısıdır. Kişi kafasını duvarlara vurmak ister o derece şiddetlidir. Aniden ortaya çıkar ve devam ederse şuuru etkiler. Oysa koronavirüs enfeksiyonunda şuur çok fazla etkilenmez. Ağrı başlar, hafif hafif şiddetlenerek gider ve günlerce sürer. Ama eşlik eden bir şuur kaybı ya da tansiyonda bir değişikliğe yol açmaz, baş ağrısına sıklıkla koku- tat kaybı da eşlik eder. Genellikle iki taraflıdır. Oysa beyin kanamasında kanama ne taraftaysa o tarafta şiddetli ağrı hissedilir. Ama şunu da unutmayalım, koronavirüs, beyin kanaması veya beyin damarlarında tıkanıklık (pıhtı) ile de karşımıza gelebiliyor. O nedenle her halükarda, daha önce hiç yaşanmayan şiddette bir baş ağrısı yaşanıyorsa, mutlaka bir acile ya da hekime gitmek gerekir" dedi.

Kovid enfeksiyonunu geçirenlerin vücutlarında bıraktıkları hazarlar hakkında konuşan Prof. Dr. Uludüz, hastalarda beyin oksijenlenmesi olumsuz etkileniyor dedi. Bu durumun kişilerde kognitif (bilişsel) bozukluklara yol açtığı bilgisini paylaştı.

Prof. Dr. Uludüz, "Bu hastaları iki grupta ele alıyoruz. Özellikle hastalığı şiddetli geçiren, yoğun bakımda ya da hastanede yatmak zorunda kalan kişilerde, akciğer kapasitesi olumsuz etkileniyor. Bu da akciğerde belli oranda kalıcı lezyonlara neden olabiliyor. Akciğerdeki bu lezyonlar oksijen kapasitesini azaltır ve oksijen satürasyonu yüzde 70'lere düşer. Bu durum beyne giden oksijeni de azaltacağı için, beynin oksijensiz kalmaya en hassas bölgesi olan hafıza bölgesinde bir süre sonra buna bağlı beyin hücrelerinde kayıplar yaşanır. Bu nedenle Kovid geçirmiş hastalarda demans benzeri unutkanlık ortaya çıkıyor" şeklinde konuştu. 

Hastaların bir kısmında, haftalar ya da aylar sonra dahi unutkanlık, konsantrasyon problemleri, sinirlilik, eşyaların yerini bulamama, tekrar tekrar aynı soruları sorma gibi bilişsel bozuklukların görülebileceğini anlatan Prof. Dr. Uludüz, Kovid beyni denilen bu tabloların uzun vadeli sorunlara yol açtığını ifade etti.

"HASTALIĞA KARŞI UYANIK OLALIM"

Hastalığı geçirenlerde unutkanlık şikayeti geliştiği takdirde nöroloğa görünmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Uludüz, çocuklar ile ilgili bazı uyarılarda bulundu.

Prof Dr. Uludüz, hastalığın çocuklar da genellikle asemptomatik ya da hafif geçirildiğinin vurgusunu yaparak sözlerini şu şekilde sürdürdü, "Çocukların tesadüfi çekilmiş MR'larında bile lezyonlar görülebiliyor ve bu çocukların da bir süre sonra IQ'larında 8,5 puana varan düşüşler gözlenmiş. Çocukların beyni gelişme dönemindedir. Bu dönemde IQ'ları etkileniyorsa, uzun vadede daha büyük hafıza problemleriyle karşılaşabilirler. Tabii ki hastalığı geçiren her çocuk veya genç bunu yaşayacak anlamına gelmiyor bu. Ama çocuk ya da büyük hiç fark etmiyor, çok düşük bir ihtimal de olsa uyanık olmak lazım. Hastalığı geçirmiş bir kişide eskisine göre hafızada olumsuz etkilenme varsa, çocuklarda öğrenme güçlüğü, derslerinde gerileme, aynı soruları daha sık sormaya başlama, algılamasında olumsuz bir etkilenme fark edilirse mutlaka bir nöroloğa gitmekte fayda var".

Son olarak  önümüzdeki yıllarda, unutkanlık-demans vakaları açısında Kovid'e bağlı böyle bir dalganın yaşanabilceği vurgusunu yapan Prof. Dr. Uludüz, "Gerçekten sessiz olan bu lezyonlar akciğerde bir sekel bırakırsa, beynin yetersiz oksijenlenmesine bağlı uzun vadeli konsantrasyon bozuklukları, dikkat eksiklikleri ve unutkanlık ile giden bir seyir bizi bekliyor gibi görünüyor" diyerek sözlerini noktaladı.

KAYNAK: DHA

HABERE YORUM KAT