Sahne kostümüyle gündem olan Gülşen'den manifesto gibi yanıt: Hiçbir sıfatın kölesi değilim

Sahne kostümüyle gündem olan Gülşen'den manifesto gibi yanıt: Hiçbir sıfatın kölesi değilim
Şarkıcı Gülşen, İzzet Yıldızhan'ın "Sahneye külotla çıkmasınlar" söylemi sonrasında günlerdir gündemde kalmaya devam ediyor. Sahne kostümü nedeniyle binlerce yoruma maruz kalan Gülşen, suskunluğunu bozarak sosyal medya hesabından upuzun bir açıklama yaptı.

Pop müzik denildiğinde akla gelen ilk kadın şarkıcılardan biri olan Gülşen, günlerdir sahne kıyafetiyle gündem olmaya devam ediyor. İzzet Yıldızhan'ın "Sahneye külotla çıkmasınlar. Burası Türkiye" sözlerinin ardından uzun süre bu olay konuşulurken, Gülşen sessizliğini bozarak açıklamada bulundu.

Instagram hesabından paylaşım yapan Gülşen, sahne kıyafetleri nedeniyle maruz kaldığı linç boyutundaki eleştirilere tahammül edemeyerek, adeta bir manifesto niteliğinde cevap verdi. Gülşen'in açıklamalarına takipçilerinden destek gecikmedi.

Gülşen, şu açıklamalarda bulundu:

GÜLŞEN'DEN AÇIKLAMALAR

"'Bu kıyafet plajda giyilir ama sahnede giyilmez.’ ‘Bu kıyafeti sesi olmayan, şarkılarıyla gündeme gelemeyen giyer ama sanatkâr olan giymez.’ ‘Bu kıyafeti yabancılar giyer ama burası Türkiye.’ Giyemez.’ ‘Hadi giydi ama o dansı edemez.’ ‘Evliliği yolunda değilse, aldatılıyorsa, boşanıyorsa ve yeni bir erkek peşindeyse giyer ama her şeyi yolunda giden bir evliliği varsa giymez.’ ‘Şu ana kadar tamamdı ama bu sefer limiti aştı.’

BEN BİR KADIN BEDENİNDE DÜNYAYA GELMİŞ İNSANIM

Şimdi tüm o ‘ama’ların sonrasındaki cümlelerinize cevaben: Ben bir kadın bedeninde dünyaya gelmiş bir insanım. İsmim Gülşen. 26 yıldır tek başıma ayaklarımın üzerinde duruyor ve arı gibi çalışıyorum. Hiç kimseye muhtaç değilim. Pop müziğe değer ve yenilik katabilmek adına sayısız şarkı yazdım. Tabii bu uzun yolculukta hiçbir şey bana altın tabakta sunulmadı. Düştüğüm, kalktığım, mücadelesini verdiğim, çok da yaralandığım oldu elbet. Ama bugün geldiğim noktada ve her zaman, ihtiyacım olan gücü hep kendi içimde buldum. Taştan duvardan olmadığımı, sadece bir insan olduğumu hep hatırlattım kendime.

ZİHNİMİN ÖZGÜR BAĞIMSIZ KALABİLMESİNE GAYRET ETTİM

Mesleki hayatım boyunca hep zamanın ruhunu okumaya inandım. Müziğimin, bedenimin, zihnimin hep özgür ve bağımsız kalabilmesine gayret ettim. Var olanla yetinmeyip yenilenmeye, değişime açık kalmanın mesleğimi en doğru biçimde icra edebilmek için en önemli unsur olduğunu hep bildim

VAZGEÇMEM İSTENEN BEDENİMİ YOK ETMEM Mİ?

Meğer insan performansına gösterdiği özeni giyimine de gösterince sanatkârlığı yok oluyormuş. Vazgeçmem istenen şey, daha az göze batmak ya da daha çok onay görmek için kendimi, bedenimi, vizyonumu yok etmem mi? Yoksa asla inanmadığım belirli yaftalara itaat etmem mi?

TAKMAYA ÇALIŞTIĞINIZ PRANGALARIN FARKINDA MISINIZ?

Ben de bu satırları tam da o yüzden yazıyorum. Kıyafet üzerinden farklı farklı ‘ama’larla sırf beni ya da sizden olmayanları nasıl alaşağı ederiz diye düşünerek çıktığınız bu yolda aslında kendi ayaklarınıza, hemcinslerinizin ve evlatlarınızın ayaklarına takmaya çalıştığınız prangaların farkında mısınız?

ATAERKİL SİSTEMİN SİZİ DE BOĞABİLECEĞİNİ GÖRMÜYOR MUSUNUZ?

Bir gün gelip kadını ya da kendinden olmayanı yok saymaya, baskılamaya ve gerektiğinde yok etmeye hevesli bu ataerkil sistemin sizin gibi düşünenlerden de aldığı güçle gelip sizi de boğabileceğini, hatta boğmakta olduğunu görmüyor musunuz?

HİÇBİR SIFATIN KÖLESİ DEĞİLİM, KİMSEYE AİT DEĞİLİM

Evet, ben bir anne babanın kızı, evet bir erkeğin eşi ve bir yavrunun annesiyim. Babasının kızı, bir erkeğin karısı, bir çocuğun annesi olmaktan öte ben aklı ve düşünme yeteneği olan, özgür iradeye sahip bir insanım. Bu sıfatlardan fazlasıyım. Hiçbir sıfatın kölesi değilim. Kimseye ait değilim. Ben kendimim. Kendime aitim.

BİR CİNS DİĞERİNDEN ÜSTÜN OLAMAZ

Kadınlara ‘anne’ olma, ‘evlat’ olma, ‘eş’ olma; erkeklere ‘erkek olma’, ‘hükmetme zorunluluğunda olma, aksi takdirde eksik olacağı’ üzerinden uygulanan tüm tahakkümün nasıl bir cehennem olduğunu ve bu tahakkümün en sonunda erk’lik taşımayanın ya da onun yasalarına uymayanın yaşamdan silinmesini meşrulaştırmaya hizmet etmekte olduğunu ne olur görelim artık hep birlikte. Bir insanın yaşam hakkı, yaşam tercihleri bir başkası tarafından belirlenemez. Bir cins ya da insan bir diğerinden üstün olamaz.

BASKILARIN İÇİNE HAPSEDİLMİŞ TEK BİR KİŞİ DAHİ OKUYUP NEFES BULSUN

Bana kıyafetim, yaşım, anneliğim, cinsiyetim, eşliğim ya da sanatkarlığım üzerinden kurulmaya çalışılan tüm baskılar gibi eğer çeşitli baskıların içine hapsedilmiş, nefessiz, umutsuz, çaresiz bırakılmaya çalışılmış tek bir kişi dahi varsa okuyup nefes bulsun, küçük sandığı dünyada aslında yalnız olmadığını, kabul görüldüğünü ve çok sevildiğini bilsin istedim. Çünkü yaşam, bu zihniyetler kadar küçük değil. Yaşam kocaman ve yaşamak çok güzel."

HABERE YORUM KAT
2 Yorum
Keşfet