Seyfi Dursunoğlu'nun vasiyetinin iptali için dava açan iki yeğen ortalığı karıştırdı!
Türkiye ekranlarını şenlendiren Seyfi Dursunoğlu, Huysuz Virjin karakteriyle herkesin hafızasına kazınmayı başaran kişilerden biri oldu. Katıldığı her programda insanlar kahkahaya boğan Dursunoğlu, çok sevilen isimlerden biriydi de. 17 Temmuz 2020 tarihinde herkesin sevdiği Dursunoğlu'ndan kötü bir haber geldi ve hayatını kaybettiği öğrenildi.
Dursunoğlu, vefat etmeden önce verdiği demeçlerde mirasını derneğe bağışlayacağını söylemişti. Nitekim hazırlattığı vasiyetnamede de Üsküdar'da oturduğu evini ve bankadaki yüklü servetini Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne bıraktı. Vasiyetname noter huzurunda onaylatıldı. Ancak buna rağmen Dursunoğlu'nun iki yeğeni Evren Saydan ve Erhan Saydan Dursunoğlu'nun vasiyetine itiraz ederek vasiyetin iptal edilmesi için dava açtı.
Garabet Baltaoğlu'nun akli dengesi araştırılacak
Vasiyetin iptal edilmesi için açılan davanın üçüncü duruşması görüldü ve mahkeme 15 Eylül tarihine ertelendi. Davada, vasiyetnamenin hazırlandığı sırada orada bulunan ve Dursunoğlu'nun 60 yıllık dostu olan Garabet Baltaoğlu'nun 2015 yılında akli dengesinin yerinde olup olmadığının araştırılmasını istedi.
15 Eylül'deki duruşmada kararın çıkmasını bekliyoruz
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin avukatı Sedat Durna ise, "Geçen duruşmada Garabet Bey, tanık olarak dinlendi. Kendisi 76 yaşında ve sağlığı gayet yerinde. Zaten kendisi vasiyetnameden bir yıl sonra evlat edinmiş ve tüm sağlık raporunu eksiksiz o dönemde almış. Mahkeme Garabet Bey’in kullandığı ilaç ve tedavi listesini istedi. Kararın, 15 Eylül’deki duruşmada çıkmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
'Cenazemi bile kaldırmazlar' demişti
Seyfi Dursunoğlu tüm mirasını derneklere bağışlamış ancak kişisel eşyalarını yeğeni Güliz Buyrukbilen'e bırakmıştı. Usta sanatçı vefatından önce Hürriyet'e verdiği röportajda, "Doktora gittim, akli dengemin yerinde olduğuna dair rapor çıkardım. Noter huzurunda da vasiyetimi yaptım. Yeğenlerim var, hem de 9 tane. ‘Onu ben alayım, bunu sen al’ diye birbirlerine gireceklerine en iyisi hepsini derneğe bağışlamak. Zaten cenazemi bile kaldıramazlar" demişti.