Can Ataklı haberi verdi! Sosyal medyaya yeni kısıtlamalar gelebilir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada sosyal medyanın büyük bit tehdit olduğunu ifade etti. Gazeteci Can Ataklı da yeni bir kısıtlamanın yolda olduğuna dikkat çekerek, "Erdoğan bu konuda giderek sertleşiyor" dedi.
Türkiye'de ana akım medya giderek büyüdü ve muhalif medya bir avuç kaldı. Bu durum karşısında sosyal medya etkin yerini korumaya başladı. Gazetecilerin yanında halk da gördüklerini, yaşadıklarını sosyal medya aracılığıyla yazmaya başlayınca, ana akım medyadan daha çok etkileşim almaya başladı ve öyle de devam ediyor. Can Ataklı da bu konudan AK Parti'nin rahatsızlık duyduğuna dikkat çekti.
SOSYAL MEDYAYA ÇOK AĞIR KISITLAMA GELEBİLİR
Ataklı, "Sosyal medyanın durumu çok kötüleşebilir. YouTube, Twitter, Instagram ve Faceook’a çok ağır kısıtlamalar getirilebilir. Çünkü Erdoğan bu konuda giderek sertleşiyor" dedi.
ERDOĞAN KONUYU ULUSAL GÜVENLİK SORUNU GİBİ GÖRÜYOR
Erdoğan'ın geçmişte sosyal medyayı çok kullandığına dikkat çeken Ataklı, "Şimdi kendisine zarar verdiğini düşünüyor. Normal medyada, muhalefeti önemli ölçüde bastırdı. Gazete ve televizyonların yüzde 95’ini kendine bağladı. Gerçi buna rağmen şikayetçi ve halk da yüzde 95’e değil, yüzde 5’e inanıyor. İktidar sosyal medyayı bir saldırı alanı olarak kullansa da buradaki muhalefetle öyle kolay baş edemiyor. İşte bunu tehlike olarak algılayan Erdoğan, konuyu ulusal güvenlik sorunu gibi görüyor" yorumunda bulundu.
BASKIN SEÇİM GÜNDEMDE
Erdoğan'ın seçimi kazanmak için sosyal medyayı devre dışı bırakması gerektiğini ifade eden Ataklı, "Baskın seçim gündemde. Erdoğan bu seçimi muhalefeti tamamen susturmadan ve medyayı sadece kendisini destekler hale getirmeden kazanamayacağını çok iyi biliyor. Tehlike çok büyük yani" dedi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Stratejik İletişim Zirvesi’ne gönderdiği video "Sosyal medya mecralarının yaygınlaşmasıyla birlikte, yalanın, üretilmiş haberlerin, dezenformasyonun hızla yayıldığını görüyoruz. Dezenformasyon sadece bir milli güvenlik meselesi olmanın ötesine geçerek, küresel bir güvenlik sorunu halini almıştır. Yasal zeminde hukuki düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Kendini layüsel gören küresel şebekeler rağmen temiz iletişim anlayışıyla mücadelemizi sürdüreceğiz. Gerçeklerin üstünün yalanlarla örtülmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Halen hazırlıkları süren Stratejik İletişim Politika Belgesi ile bu çabalarımızı bir üst seviyeye taşıyacağız" dedi.