Fatih Altaylı'dan Nagehan Alçı'ya yanıt: Fetullah Gülen'e övgüler düzüyor bizi abartmakla suçluyordu

Fatih Altaylı'dan Nagehan Alçı'ya yanıt: Fetullah Gülen'e övgüler düzüyor bizi abartmakla suçluyordu
Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Beyoğlu'nun Araplaştığını söylerken, Alçı'dan dün karşılık gelmiş ve böyle bir şeyin olmadığını söylemişti. Altaylı da bugün Alçı'ya yanıt vererek, "Yarın öbür gün herkesten çok Suriyeli ve göçmen düşmanı olurlarsa hiç şaşırmayın" dedi.

Habertürk yazarı Fatih Altaylı ile Nagehan Alçı arasında Beyoğlu düellosu devam ediyor. Altaylı, geçtiğimiz günlerde yazdığı bir yazıda Beyoğlu'nun artık Araplaştığını, arka sokaklarının Suriyeli çetelerle dolduğunu yazmıştı. Alçı ise bu sözleri yalanlayarak böyle bir şey olmadığını söyledi. Tartışma tam bitti derken Altaylı'dan imalarla dolu bir yazı geldi.

"Monopolit" başlıklı yazısında Altaylı, Nagehan Alçı'ya çok ağır göndermeler yaparak eleştirilerini dile getirdi. Altaylı, şunlara yer verdi:

BU YANLIŞLIĞIN CEHALETTEN Mİ KAYNAKLANDIĞINI BİLMİYORUM

"Benim Beyoğlu ile ilişkim yeni değil. Ama bugünleri de göreceğim varmış. Beyoğlu’nu bilmemekle, hatta daha da ötesi 'yalancılıkla' suçlanmışım. Nagehan Alçı Hanım, Beyoğlu gerçeklerini çarpıttığımı, benim anlattığım gibi bir Beyoğlu olmadığını, bir Suriyelileşmenin göze çarpmadığını, tam aksine 10 yıl öncesinden çok daha iyi, çok kültürlü, kozmopolit bir yer olduğunu anlatmış Beyoğlu’nun. Ona kim, hangi Beyoğlu’nu gösterdi bilmiyorum. Ama söylediklerinin hiç ama hiç doğru olmadığını, bu yanlışlığın cehaletten mi, yoksa böyle söylemesi gerekliliğinden mi kaynaklandığını bilmiyorum.

10-15 YIL ÖNCE ÇOK DAHA KOZMOPOLİT BİR BEYOĞLU VARDI

Önce 10 yıl öncesine bakalım bir. Kozmopolit kelimesinin tam olarak ne anlama geldiğini biliyor mu bilmiyorum ama Nagehan Alçı’nın iddia ettiğinin tam aksine, 10 hatta 15 yıl önce bugünkünden çok daha kozmopolit bir Beyoğlu vardı. Hatta dahası tarih boyunca Beyoğlu, İstiklal Caddesi olmadan önce Grand Rue de Pera zamanlarında bile bugünkündün çok çok daha kozmopolit bir yerdi. 10 yıl önce Asmalımescit’e AK Parti tokadı inmemişti, dünyada aklınıza gelebilecek neredeyse tüm milletlerden insanlar birlikte eğlenirdi.

BUGÜN BUNLARIN HİÇBİRİ YOK

Mesela tam da Rus Konsolosluğunun karşısında Avustralyalı bir barmenin açtığı süper bir bar vardı. Kokteyllere kattığı meyve özlerini kendi hazırlardı. Burada çalışanların çoğu Türkiye’ye gezmeye gelen yabancı gençlerdi. Yeni açılmış Soho House’un misafirlerinin büyük bölümü yabancılardı, Londra ya da New York Soho House’da gördüğünüz kişilerle, İstanbul Soho House’da da karşılaşabiliyordunuz. İstiklal Caddesi’nde yürüdüğünüz zaman, dünyanın tüm dillerini duyabiliyordunuz. İstanbul’un ilk fusion lokantası diyebileceğimiz Changa da Beyoğlu’ndaydı, Kevin Spacey’le oturup yemek yediğimiz, Michelin alacak ilk Türk şef denilen Murat Bozok’un Mimolette’i de. Filistinli bir gencin açtığı küçük Felafelci’nin yanında Hint, onun çaprazında ise nasılsa hala direnen Japon lokantası da vardı. Oysa bugün bunların hiçbiri yok.

ALÇI'YA GÖRE HER ŞEY NORMAL, KORKMAMIZA GEREK YOK

Her taraf Alçı’nın da söylediği gibi Arap mutfağı lokantaları ile dolu. Bunları açanlar, Finli, buralarda yemek yiyenler Çinli değilse ortada bir kozmopolit durum yok. Beyoğlu’nda yürürken duyacağınız tek yabancı lisan Arapça. Galata’ya inerseniz birkaç Batılı turiste rastlamanız mümkün. Pazar günleri ise bir Afrikalı yoğunluğu var. Ama Nagehan Alçı’ya göre her şey normal, korkmamıza gerek yok, Suriyeliler ve dahi Afganlar hepsi gelebilir. Alçı’ya göre ben abartıyorum, biz abartıyoruz. Biz yalan söylüyoruz, o doğru.

AYNI HANIMEFENDİ GÜLEN VE CEMAATİNE ÖVGÜLER DÜZÜYORDU

Fakat ilginçtir. Aynı hanımefendi, bundan birkaç sene öncesine kadar bizim “Bunların amacı başka, bunlar tehlikeli, inanç özgürlüğü başka devlette örgütlenmek, yapılanmak başka” diyerek tehlikeye dikkat çektiğimiz zamanlarda Fetullah Gülen ve Cemaatine övgüler düzüyor, bizi yalan söylemekle, bizi abartmakla suçluyorlardı. Yani tehlikeyi öngörmekte kimin daha yetkin, kimin ise sınıfta kaldığı malum. Bu yüzden yarın öbür gün herkesten çok Suriyeli ve göçmen düşmanı olurlarsa hiç şaşırmayın. Ne de olsa “aldatılanların” güçlü olduğu bir ülke burası.

MERAK ETMESİN BOŞNAK DEĞİL ÇERKES LOKANTASIDIR

Bu arada beni yemeğe de davet etmiş Nagehan Hanım. Böyle bir daveti geri çevirmek çok ayıba girer. Odakule’nin hemen yanında, Kallavi sokakta, hala felafelci olmadıysa Fıccın diye şahane bir Lokanta vardır. Oraya gideriz. Merak etmesin, Boşnak Lokantası değil, Çerkes lokantasıdır."

HABERE YORUM KAT
Keşfet