Hükümete yakın Sabah Gazetesi'nden Merkez Bankası'na eleştiri geldi!

Hükümete yakın Sabah Gazetesi'nden Merkez Bankası'na eleştiri geldi!
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, dün yaptığı faiz indirimiyle doları 11 liranın üstüne attı. Bu hamle sonrasında bugün Sabah Gazetesi'nin iki yazarından, MB'ye tepki gecikmedi. Hükümete yakınlığıyla bilinen gazetede, iki yazar indirim karşısındaki belirsizliğe tepki gösterdi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), dün yapılan PPK toplantısının ardından faiz kararını açıkladı. Piyasalarda en az 100 baz puan indirim bekleniyordu. Ancak karara kısa süre kala bir sabit tutma beklentisi oluştu. Sonuç olarak 5 dakikalık gecikmeyle faizlerin yüzde 15'e çekilmesine karar verilerek 100 baz indirim geldi. Bu karar doları 11 liranın üzerine fırlatmaya yetti. Hükümete yakın Sabah Gazetesi'nin iki yazarı da Merkez Bankası'nı eleştiren bir yazı kaleme aldı.

İKİ YAZARDAN DA BELİRSİZLİK ORTAMI VURGUSU GELDİ

Sabah yazarı Melih Altınok, Merkez Bankası'nın hamlesi karşısında bugünkü yazısında, "Dolar kuru artarken borsanın da yükselmesi gibi gelişmeler, içinde bulunduğumuz ekonomik pozisyona dair kafaları epeyce karıştırıyor. Ekonomist değilim. Sadece okurlarımızın, herkesin merak ettiği bir soruya cevap ararken sesli düşünüyorum. Ama tek işi bu olan Merkez Bankası Başkanı, gazetecilerin sorularını beklemeden konuşmalı. Eğer böyle bir hedef varsa, çıkıp öngörülerinin ayrıntılarını, gerekçelerini kamuoyuyla paylaşmalı. Yoksa da gerçek planını açıklamalı.
Çünkü dövize talepteki sıçramaların, ani talebin, 'belirsizlik ortamından' kaynaklanan panikten beslendiği ve Türk Lirası'na operasyon çekip ceplerini dolduran spekülatörlerin işini kolaylaştırdığı ortada"
ifadelerini kullandı.

İSTİKRARIN OLMADIĞI DÖVİZDE DÜZENLİ TİCARET YAPILMAZ

Sabah yazarı Dilek Güngör de Merkez Bankası'nı eleştiren bir yazı yazdı ve "Parası olan belirsizlik ortamında yatırım yapmakta imtina edebilir. Sanayici fiyat tutturmakta zorlanıp, önünü göremez.
Yüksek kur ihracatçı için olumlu gibi görünse de istikrarın olmadığı bir dövizde düzenli ticaret yapılmaz. Firmalar, kurdaki hareketlilik yüzünden sipariş almak istemez. Fiyatlarda oluşan dengesizlik nedeniyle şirketler tedarik zincirini yönetmekte zorlanmaya başlar.
Zaten zorlaşan hammaddeye ulaşım daha da güçleşir. Girdi maliyetlerindeki artış, yurtiçi ve dışı pazarlarda öngörülebilir fiyat oluşturma konusunda sıkıntılara neden olur. Aşırı volatilite ortamında üretim yapmanın maliyeti artar. Fiyat tutturmakta zorluk yaşayan sanayici iç piyasaya ürün veremeyecek duruma gelir. Sürekli iniş-çıkış grafiğindeki kur tüm sektörlerin dengesini bozar. Üstelik, bu ortam sadece özel sektörün değil devletin plan, programını da olumsuz etkiler.

VATANDAŞ ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK İSTER

Sonuç... Herkes bu belirsizlik ortamında vaktinin çoğunu ayakta kalmak için harcar. İhracatçı da sanayici de KOBİ de vatandaş da 'öngörülebilirlik' ister. Yani yarın ne kadar harcayıp, ne üreteceğini, nasıl bir fiyata satacağını, elindeki parasıyla neyi, ne kadara satın alabileceğini bilmelidir. Dolayısıyla her kararın artısı eksisi iyi hesap edilmelidir. Öyledir ya çoğu zaman... Maalesef, bazen attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmez" yorumunda bulundu.

HABERE YORUM KAT
Keşfet