Ruşen Çakır'dan dikkat çeken analiz! Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı için uygun değil mi?
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2023 yılında olması bekleniyorken, muhalefet erken seçim çağrısında bulunmaya devam ediyor. İktidar, sürekli olarak erken seçim olmayacağını söylese de ekonomik krizin derinleşmesinden dolayı muhalif genel başkanlar çağrılarını yineliyor. Bu olanlar karşısında Medyascope kurucusu ve gazeteci Ruşen Çakır, adaylara yönelik değerlendirmede bulundu.
Çakır, Ekrem İmamoğlu'nun adaylık için uygun olmadığını söyledi ve bu formül yerine İmamoğlu'nun CHP'nin başına getirilmesinin daha uygun olacağını dile getirdi. İşte Çakır'ın açıklamaları:
KILIÇDAROĞLU, ERDOĞAN'I ÇOK AZ BİR FARKLA GEÇİYOR
"Yapılan tüm kamuoyu araştırmaları Erdoğan'ın karşısına kim çıkarsa kazanıyor görüntüsü oluşmaya başladı. Ülkedeki ekonomik kriz arttıkça bu belirginleşecek. Kılıçdaroğlu pek kazanacak gibi gözükmüyor. Çok az bir farkla Erdoğan'ı geçiyor.
DİYELİM ERDOĞAN'I KILIÇDAROĞLU AZ FARKLA GEÇTİ
Diyelim Kılıçdaroğlu aday oldu. Erdoğan'ı Kılıçdaroğlu az farkla geçti. Türkiye'nin 20 yıllık devir kapatmasında bunun finalinin net olması daha iyi olur. Erdoğan karşısına çıkan aday Erdoğan'ı 5 puan farkla seçildi diyebilirlerse, bu fark devrin sonlandığı anlamına gelir. Kılıçdaroğlu'nun adaylığı meselesinin son ana kadar istense de rakamlardan dolayı tereddütle karşılanacağını düşünüyorum.
KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN EN BÜYÜK DEZAVANTAJI
Bir diğer husus, bir şekilde insanlar açık ya da örtülü şekilde dile getiriyorlar. Kılıçdaroğlu'nun Dersimli bir Alevi olması. Bence bu olumlu ama benim gibi düşünenlerin sayısının az olduğunu düşünüyorum. Sayıca az olan kesimden Cumhurbaşkanı olup tarafsız olması durumunda, Türkiye'de zaman dışı kalması gereken ayrılıkları ortadan kaldırmaya etkisi olur diye düşünüyorum. Birileri açık açık bu meseleyi Kılıçdaroğlu'nun en büyük dezavantajı olarak kullanıyorlar. Erdoğan'ın Alevi-Sünni meselesine çok net ve barış içinde yaşamam perspektifine sahip olduğu konusunda endişeler var. Diğer adaylara baktığımız zaman İmamoğlu ve Yavaş'ın ayrı ayrı artıları ve eksileri görülüyor.
MANSUR YAVAŞ'IN KÜRT SEÇMENDEN OY ALAMAYACAĞI İDDİASI VAR
Mansur Yavaş'ın en önemli etkisi Kürt seçmenin oyunu alamayacağı iddiası var ve en önemli hussu da bu görünüyor. Öte yandan İmamoğlu'nun böyle bir sorunu olmadığı görülüyor. Tabi ki Kürt seçmen önümüzdeki seçimin belirleyicisi olacak ama olayı sadece bununla açıklamaya kalkmak, bence yeterli olmaz. Mansur Yavaş'ın bu konuda sorunu olduğu muhakkak, bu sorunu aşmak istiyor mu? Böyle bir şey yokmuş gibi davrandı. Ama bence Yavaş aday olmak istiyor. İmamoğlu daha az reddediyor, Yavaş net şekilde bu konular hiç girmiyor. İsimlerinin dolaşıyor olmasına itiraz etmiş değil.
KEMAL KILIÇDAROĞLU SİYASETİ BÖYLE SONLANDIRMAK İSTEYEBİLİR
Bir geçişten bahsediyoruz. Bu geçiş nasıl olacak? Kimle olacak? Bir başkanla olacak. O restorasyonda o yetkileri kullanması gerekiyor başkan. Ardından o başkanın ülkeyi güçlendirilmiş parlamenter sistem taşıyıp, kendisini semboliğe yakın bir konuma indirgemesi gerekiyor. Bir süreliğine çok etkili ve yetkili ama daha sonra başbakanın öne çıkacağı sistem düşünüldüğünde İmamoğlu bu profile uymuyor. İmamoğlu'nun o yetkileri kullanmak isteyeceği ve sonra muhafaza etmek isteyeceğini düşünebiliriz. Kılıçdaroğlu'na bu çok uyuyor. Çünkü Kılıçdaroğlu artık siyaseten jübilesini yapma eşine gelmiş durumda. Bunu da böyle sonlandırmak isteyebilir. Geçiş sürecinde başkanın yetkilerini kullanırken, beraber hareket ettiği partilerin de bu süreçte yetkileri kullanabilmesi gerekiyor. Bu yüzden protokolden bahsediliyor.
EKREM İMAMOĞLU CHP'NİN BAŞINA DAHA UYGUN
En akla yatkın gelen husus Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı olması, Meral Akşener'in başkan yardımcılığını kabul etmesi ve bir takım alanların partiler arasında paylaştırılması. Bu süreçte bir taraftan restorasyon yapılırken, diğer yandan parlamenter sisteme geçilmesi. Kısa bir süre sonrasında da yeni bir genel seçimle Türkiye'nin rejimin yeni aktörlerle ve tabi ki eskisi gibi yola devam etmesi. Böyle bir hususta Ekrem İmamoğlu'ndan ziyade Mansur Yavaş ve Kılıçdaroğlu'nun buraya daha fazla uyduğunu düşünüyorum. Bana göre şöyle: Kılıçdaroğlu başkanlığında ve daha sonra Ekrem İmamoğlu'nun CHP genel başkanı olmak için ortaya çıkması halinde yeni dönemin Meral Akşener ile yarışacak başbakanlığa talip olması. AK Parti seçimde kaybederse çözülme devam edecek. CHP, HDP güçlerini iyice artıracaklar. DEVA ve Gelecek Partisi de daha kıvama gelecekler. Böyle bir senaryonun daha gerçekçi olduğunu düşünüyorum. Erdoğan'ın kazanamayacağını bildiği seçime girmeme tavrı olursa iş tamamen değişir. Hulusi Akar'ın aday olması AK Parti iktidarının havlu atması anlamına gelecektir. Muhalefetin eli daha çok kolaylaşacaktır. Erdoğan karşısında en çok Kılıçdaroğlu'nu görmek istiyor olabilir. Ama onun öncesinde bilinmeyen bir sürpriz bir ismin çıkmasını daha çok tercih edebilir. Bu isim büyük kafa karıştırabilir ve Erdoğan o kısımdan yürüyebilir. "
KAYNAK: Haberciniz