Yeni Akit yazarı, kadınların spor yapmasına kafayı taktı: Kur’an ahlakıyla örtüşmüyor

Yeni Akit yazarı, kadınların spor yapmasına kafayı taktı: Kur’an ahlakıyla örtüşmüyor
Yeni Akit yazarı Ahmet Gülümseyen, bugünkü yazısında kadın sporcuları hedef aldı. Kadınların spor yapmasının İslam'a uygun olmadığını söyleyen Gülümseyen, "Kadınların spor yapmasında bizi rahatsız eden yönü, Müslüman Türk kimliğinden uzak, Kur’an ahlakı ve Resulullah’ın sünnetiyle örtüşmemesi. Bunların ne olduğunu hatırlatmakta yarar var" dedi.

Yeni Akit yazarı Ahmet Gülümseyen, bugünkü yazısında kadın sporcuları hedef tahtasına oturttu. Kadınların spor yapmasının Kur'an'a aykırı olduğunu söyleyen Gülümseyen, kadın sporcuların artmasını da bir "vehamet" olarak tanımladı.

Türkiye'de her geçen gün kadın sporcu sayısı artarken, ülke başarısı ve fırsat eşitliğinin olumlu yönde gitmesi de kadınların görünürlüğü açısından başarılı bulunuyor. Kadınların da tıpkı erkekler gibi spor yapabilme hakkı bulunurken, Yeni Akit yazarı Ahmet Gülümseyen'den şaşırtıcı bir yazı geldi. Gülümseyen şunları söyledi:

KADINLARIN SPOR YAPMASI KUR'AN AHLAKIYLA ÖRTÜŞMÜYOR

"Kadınların spor yapmasında bizi rahatsız eden yönü, Müslüman Türk kimliğinden uzak, Kur’an ahlakı ve Resulullah’ın sünnetiyle örtüşmemesi. Bunların ne olduğunu hatırlatmakta yarar var. Spor faaliyetlerine ayrılan zaman, spor faaliyetleri kapsamında ibadetlerin ertelenmesi (oruç, namaz gibi), sporda tesettür, kadın ve erkeğin aynı mekânda karışık spor yapması, bedenin zarar gören ağır sporlar, kumar ve bahis gibi şans oyunları, kötü sözler vb. birçok olumsuz unsuru oluşturmaktadır. Spor faaliyetlerinde tüm başlıkların ayrıntıları İslami kaynaklarda mevcut. Peygamber Efendimiz, Veda Hutbesi’nde buyurduğu gibi 'Kadınların sizin üzerinizdeki hakları geleneklere uygun biçimde yiyecek ve giyeceklerini sağlamanızdır. Kadınlar hususunda Allah’tan korkun ve onlara en iyi şekilde davranın…' Tüm bunları açıklarken tarafımıza 'Siz kadın performans sporcularıyla niçin bu kadar uğraşıyorsunuz?' şeklinde gelebilecek soruyu, biz tersinden sormak istiyoruz; 'Emperyalist/kapitalist güçler ve onların taşeronları, kadınları performans sporunun içine çekme çabasının nedeni ne olabilir?' sorunun cevabını hiç düşündük mü, karşı koyma adına ‘medeni’ cesareti gösterebildik mi?.? Hayır…

SPOR BAHANESİYLE BU GİDİŞAT NEREYE!

Yaşananları görmemezlikten geldiğinde, sürecin nasıl ‘vahim’ boyutlara geldiğini (yer sıkıntısından dolayı) sadece iki örnekle konuyu özetlemeye çalışalım. Ay-yıldızlı formayı giyen kadın güreşçi, aynı zamanda Şeref Eroğlu’nun başkanlığını yaptığı Güreş Federasyonu Yönetim Kurulu listesinde yer alan Yasemin Adar 5. kez Avrupa’da kadın güreşinin şampiyonu olmuş. Elde ettiği derece sonrası güreş mayosuyla minderde ‘Türk Bayrağıyla’ objektif/kameraları selamlıyor. Bu tablo, daha çok kız çocuğunun güreşe teşvik edilmesi manasına geliyor. Nerede kaldı İslami hassasiyet. Diğer örnek ise aynı hafta içerisinde Amed-Fenerbahçe arasında Diyarbakır’da oynanan Kadın Futbol Süper Lig maçında çıkan kavga. ‘Sahaya yabancı maddeler atıldı, uzun süre arbede yaşandı, oyunlara isabet eden taş ve krampon darbeleriyle yaralandıkları görüldü…’Bu ifadeler kadın futbol müsabakasının haber içeriğini oluşturuyor. Kadınlar hani narin ve zarifti, incitilmemesi gereken varlıklardı. TFF’nin sitesine bakıyorum, yurdun dört bir tarafından çok sayıda (1., 2., 3. Lig) kadın futbol takımı. Aynaya bakıp kendi kendimizi sorguluyoruz mu “Spor bahanesiyle bu gidişat nereye! Geleceğin ‘anaları’ üzerindeki bu ‘oyun’ da neyin nesi?” ‘Dur’ denilmesi gereken tehlike büyük, vesselam."

HABERE YORUM KAT
Keşfet