MHP reformlarla ne istediğini biliyor ama AK Parti’nin kafası karışık

MHP reformlarla ne istediğini biliyor ama AK Parti’nin kafası karışık

Karar yazarı Akif Beki kaleme aldığı yazısında iktidar partisi AK Parti ile MHP arasında reform konusunda görüş ayrılıkları olduğunu belirterek, “MHP, hiç değilse ne istediğini biliyor, kafası karışık değil. Fakat ortağı için aynı şeyi söylemek zor” ifadelerini kullandı.

Karar yazarı Akif Beki kaleme aldığı köşe yazısında iktidar ortakları AK Parti ile MHP arasındaki reform konusundaki çelişkilere dikkat çekti. İktidar ortaklarının reform vaadinden aynı şeyi anlamadıklarının artık ortaya çıktığını söyleyen Beki, “Cumhurcuların reformdan anladığı bir değil” başlıklı yazısında şu ifadeleri kullandı:

İktidar ortakları, reform vaadinden aynı şeyi anlamıyor, artık ayyuka çıktı.

Bir kanat, şunu bekliyor: 

Anayasa Mahkemesi, rejimin sırtında bir kambur. Hak ihlali kararları ile fazla oluyor. Sistemi tıkamaya, rahatsızlık vermeye başladı.

Zaten eski sistemin artığıydı. Cumhurbaşkanlığı sistemi, bu kamburdan artık kurtulsun. AYM kaldırılsın, yerine sistemle çelişmeyecek bir Yüce Divan kurulsun.

CHP de bir milli güvenlik sorunu ve ihanet odağı. Milli bekayı tehdit ediyor. Cumhurbaşkanlığı sistemi, bunu daha fazla taşıyamaz, icabına bakılsın.

HDP deseniz, demokrasimize tehdit. Terör ve bölücülük yuvası. Kapısına, açılmamak üzere kilit vurulsun, derhal kapatılsın.

Hak ve özgürlükleri kötüye kullanıyor, demokrasiyi istismar ediyorlar. 'Zillet' İttifakının elindeki kozlar alınsın. Terörist Demirtaş'la Sorosçu Kavala'nın suçlu olup olmadığını bağımsız ve tarafsız yargı bir an önce netleştirsin. Uzatmadan suçlarını teyit ve tescil etsin. Reform bahsi de burada kapansın. 2021, reform yılı olsun.

Tek başlılık sistemi, kambur zamburlardan temizlenip arındırılsın. Tam randımanlı çalışması sağlansın.

Bahçeli'nin açık çek ve destek verdiği, MHP'nin demokrasi ve hukuk reformlarından beklediği bu. Cumhurbaşkanlığı sistemini güçlendirecek tasfiyeler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise küresel ekonomi ve siyasetteki değişimlere ayak uydurmak için reform istemişti.

Vites büyütmekten değil, araç değiştirmekten söz ediyordu.

Makas değişikliğine niyet olarak yorumlanmıştı. Parlamenter sisteme geri dönüşe kadar varabilecek beklentiler uyandırmıştı.

Adalet Bakanı Gül de reformdan, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığını güçlendirmeyi ummuştu.

Haksız tutuklu yargılamaları bitirecekti. AİHM ve AYM kararlarına alt mahkemelerin uymasını temin edecekti. Yargıya öngörülebilirlik getirecekti.

Haklarının korunacağına inanmadığı, hukuk güvencesiyle yarınından emin olmadığı yere yatırımcı gelir miydi?

Hukuku ve demokrasiyi düzeltmeden, hak ve özgürlükleri iyileştirmeden ekonomi de toparlanamazdı. 

İktidarda, birbiriyle çatışan böyle iki zıt reform anlayışı var.

MHP, hiç değilse ne istediğini biliyor, kafası karışık değil. Fakat ortağı için aynı şeyi söylemek zor.

Cumhurbaşkanı; Demirtaş'ın terörist olduğunu, sözde bir hakkı varsa bile savunamayacaklarını, zaten yargının da ona böyle bir hak tanımayacağına inandığını söylüyor.

İçişleri Bakanı Soylu aynı kanaatte, hatta alayını terörist görüyor.

Oysa Adalet Bakanı Gül'e göre, kimin terörist olup olmadığına ancak yargı karar verir, başkası değil. Yargı da bağımsız ve tarafsız karar vermeli, kimin ne dediğine bakmadan.

AK Partili Numan Kurtulmuş ise HDP'yi kapatmaya katılmıyor, faydasız diye.

Aralarında fikir birliği yok.

Ve hangi reform anlayışının kazanacağı, sadece siyasi ittifakların kaderini belirlemeyecek. Ekonominin düze mi çıkacağını, yoksa daha mı batacağını da belirleyecek. 

Berat Albayrak'ın giderken dediği gibi, Mevla sonunu hayreylesin.

Akif Beki’nin yazısı için tıklayınız…

HABERE YORUM KAT