Morina karaciğeri yağı, Covid-19 ile mücadelede bir silah mı?

Morina karaciğeri yağı, Covid-19 ile mücadelede bir silah mı?

Norveçli bilim adamları Morina balığının karaciğeri yağının Covid-19 ile mücadelede etkin bir performans gösterip göstermediğini öğrenmek için çalışıyor.

Norveç'teki araştırmacılar, morina karaciğeri yağının Covid-19 ile mücadeleye yardımcı olup olmayacağını araştırıyor. Çalışmada, morina karaciğer yağını takviye alanların genel olarak daha sağlıklı bir yaşam sürmeye meyilli olup olmadığını belirlemek için de çaba sarf ediliyor.

Daha önce yapılan çalışmalarda morina karaciğeri yağı kullanıcılarının virüse yakalanma riskinin daha düşük olduğu ortaya konmuştu.

Oslo Üniversite Hastanesi Mikrobiyoloji Bölümünden bilim adamı Doktor Arne Søraas, “Devam etmekte olan COVID-19 çalışmamızdan elde edilen ön veriler, morina karaciğeri yağı kullanıcılarının daha düşük COVID-19 riskine sahip olabileceğini ve enfekte olduklarında ciddi hastalık sonucu risklerinin daha düşük olabileceğini gösteriyor” dedi.

Şimdi araştırmacılar, morina balığı karaciğer yağının etkisini test etmek için uğraşıyor. Araştırmacılar bu sayede hem Covid-19 enfeksiyonlarını hem de diğer mevsimsel enfeksiyonları önlemeye veya azaltmaya yardımcı olup olamayacağını belirlemek için çalışmayı "rastgele, paralel grup tedavisi, dörtlü maskeli, iki kollu çalışma" haline getirmek istiyor.

Araştırma ekibi, araştırmaya yarısına morina balığı karaciğeri yağı, diğer yarısına da plasebo (mısır yağı) verilecek olan 70 bin gönüllünün katılmasını istiyor.

Morina balığı karaciğer yağı, karanlık kışları genellikle güneş ışığına maruz kalma yoluyla vücudun doğal üretimini sınırlayan çoğu Norveçli için birkaç doğal D vitamini kaynağından biri olarak biliniyor.

Bu çalışmayla, morina balığı karaciğeri yağının, dünya çapında ve sınırlı maliyetle hayat kurtaran sonuçlarla kolayca dağıtılabilen ucuz ama etkili bir silah olup olmadığı belirlemeye çalışılıyor. 

Araştırmacılar ayrıca demografiye özgü Covid-19 enfeksiyonları ve morina karaciğeri yağı dozlarının popülasyonun belirli bölümleri için özel bir fayda sağlayıp sağlamayacağı hakkında daha fazla bilgi edinmeyi umuyorlar.

Oslo Üniversite Hastanesi'nden Doktor Saumia Shankar, “Hedef grup, D vitamini eksikliği olanlar. Daha koyu tenli kişilerin daha sık böyle bir eksikliğe sahip olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, çalışmanın D vitamini eksikliği olan veya koyu tenli birçok insanı kapsaması çok önemli, bu yüzden etkileri daha net görebiliyoruz ”dedi.

 

HABERE YORUM KAT