Prof. Dr. Ercan, İstanbul'da meydana gelecek olan depremin şiddetini açıkladı

Prof. Dr. Ercan, İstanbul'da meydana gelecek olan depremin şiddetini açıkladı
Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan, Marmara'da her 30 yılda bir yaklaşık 6.2 büyüklüğünde depremler meydana geldiğini söyledi. 7.2 büyüklüğünde olan depremlerin ise 570 yılda bir olduğunu belirtti. İstanbul'da beklenen büyük depremin şiddetinin ise aşağı yukarı 6.4 civarında meydana gelebileceği bilgisini paylaştı.

Beklenen büyük Marmara depremi vatandaşları tedirgin etmeye devam ediyor. Uzmanlar da olası bir depremde çok fazla can kaybının yaşanacağı konusunda sürekli bilgi aktarımı yaparak devletten konuyla ilgili önlemler almaması için uyarılarda bulunuyor. Peki büyük Marmara depremi git gide yaklaşırken bizler bu depreme ne kadar hazırlıklıyız?

Konuyla ilgili konuşan Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan, Marmara'da her 30 yılda bir yaklaşık 6.2 büyüklüğünde depremler meydana geldiğini söyledi. 7.2 büyüklüğünde olan depremlerin ise 570 yılda bir olduğunu belirtti. Genel olarak 4 bin yıllık deprem geçmişine bakıldığında ise, İstanbul'da beklenen büyük depremin şiddetinin aşağı yukarı 6.4 civarında meydana gelebileceği bilgisini paylaştı.

DEPREM OLACAK DİYENLERİN ELİNDE BİLİMSEL BİR  VERİ YOK

İstanbul'da meydana gelecek depremle ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ercan, İstanbul depreminin olacağı tarihin henüz net olarak bilinemediğini belirtti. İstanbul'da deprem yarılarının 1999 yılından beri yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Ercan," Uyarılar 1999'da 3 gün içinde olur diye yapıldı. 3 gün içinde olmayınca, 3 ay içinde olacak dendi, 3 ay içinde de olmayınca, 1 yıl içinde olacak dendi, o da olmayınca 3 yıl içinde olacak dendi, daha sonra 10 yıl içinde olacak lafı ortaya atıldı. Böyle diye diye en sonunda 2020 yılına kadar geldik. Depremin üzerinden 21 yıl gibi koca bir zaman geçti ve beklenen deprem henüz olmadı. 2020'de de olmayınca şimdi de 2024 yılında olacak, her an olabilir, 2029'da olabilir gibi yine hiçbir bilimsel veriye dayanmayan kestirimler yapılıyor. En önemlisi bu yapılan bu değerlendirmeler basında da yer alıyor ki bu bilgilerin hiçbir bilimsel tabanı yokken, insanlara bir korku panik havası salınıyor" ifadelerini kullandı.

TÜM MARMARA İÇİN BİR YIKIM BEKLENTİSİ OLMALIDIR

İstanbul'da meydana gelecek depremin şiddetinin en fazla 6.4 olacağını belirten Prof. Dr. Ercan, " Genel olarak 4 bin yıllık deprem geçmişine bakıldığında en fazla meydana gelecek olan şiddet bu şekildedir. Bunu Kuzey Marmara olarak değerlendirmek ya da tam Marmara olarak değerlendirmek gereklidir çünkü deprem Marmara'nın neresinde olursa olsun 100 kilometre yarıçaplı bir alanda yıkıcı bir etkisi olur. Gölcük'te meydana gelen 7.5 büyüklüğündeki depremin yıkım gücü 11'idi fakat Avcılar'daki yıkım gücü yaklaşık olarak 9'du ve orada bulunan yapıları yıktı. Avcılar'ın Gölcük'ten uzaklığına baktığımızda yaklaşık olarak 100 kilometredir. Gölcük'te olan bir deprem oradan yaklaşık 120 kilometre ileride olan Adapazarı'nda öldürücü bir etki yaptı. Oysaki deprem orada olmadı. En son yaşanılan İzmir depremine bakıldığında deprem Sisam'da 7 büyüklüğünde oldu fakat 78 kilometre ileride bulunan Bayraklı'yı yıktı. Yani demek ki   evinizin yıkılması ya da tehlike altında olması için depremin ille de bulunduğunuz konumda olması gerekmiyor.

Marmara bölgesinde size en az 100 kilometre uzaklıkta yaşanacak olan bir deprem sizi etkiler. Dolayısıyla sonuçlara bakıldığında, büyük İstanbul depremi, büyük Tekirdağ depremi diye bahsedilen depremler aynı zamanda, Kocaeli'nin, Yalova'nın, Bursa'nın, Mudanya'nın, Gemlik'in, Bandırma'nın, Balıkesir'in, Çanakkale'nin, Tekirdağ'ın da depremleridir. Bu durumu böyle değerlendirmek gereklidir. Beklenti sadece İstanbul ve Tekirdağ için değil, tüm Marmara çevresi için bir yıkım beklentisi olması gereklidir.

Marmara'da 7.2 'den  daha büyük olan depremlerin yaklaşık 570 yılda  bir olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ercan, Gölcük'te görülen 7.5 şiddetindeki depremin tekrar olma olasılığının yok denecek kadar az olduğunu söyledi. Marmara'da 7.6'lık bir deprem beklendiğinin söylenmesinin 4 bin yıllık Marmara'nın deprem davranışlarıyla herhangi bir bağlantısı olmadığını belirtti. Marmara'da 7 den daha büyük bir deprem meydana gelmiş olsaydı, Eminönü, Ayasofya, Kızkulesi, Bozdağan Valen, surlar, Süleymaniye Camii, Beyazıt Camii vb. birçok tarihi yapının ayakta kalamayacağını belirtti. Şu an bakıldığında ise bu eserlerin hepsinin ayakta olduğunu belirten Prof. Dr. Ercan, bu yapıların depremlerin tanıkları olduğunu söyledi. Bu da İstanbul'da çok büyük depremlerin meydana gelmediğini kanıtıdır.

2075 YILINA KADAR DEPREM GECİKEBİLİR

Marmara Bölgesi'nin şu anda çok yorgun olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ercan, "Marmara şu anda çok yorgun. Burayı kırabilmesi için yeniden bir gerginlik biriktirmesi gerekiyor. O gerginlik biriktirmesi doğudan her yıl gelen gerginliğin birikme hızına bağlı olarak değişiyor. Burada Ercan algoritması dediğim bir algoritmaya baktığım zaman bu gerginliğin birikebilmesi için, yani 6 milyar cigatona ulaşıp gelişip bu kabuğu kırabilmesi için en az 2045 yılına kadar beklemek gerekiyor. Eğer düzgün bir dağılım olursa. Eğer bu gerginlik birikmesi yeterli değilse 2075 yılına kadar deprem gecikebilir" şeklinde konuştu.

"İSTANBUL'U DEPREME HAZIRLAMAK GEREKİYOR"

Türkiye'de son 21 yılda depremle ilgili çok şeyler yapıldığını ifade eden Ercan, "İstanbul hazırlamak için büyük deprem geliyor demeye gerek yoktur. 21 yılda çok şeyler yapılmıştır.. Sadece İstanbul değil Türkiye'nin birçok kentinde çok şeyler yapıldı. Her 5 yapıdan biri yerden gelen sorunla yıkılır, her 5 yapıdan biri, 4 tanesi ise kötü yapılaşmalar nedeniyle yıkılıyor. Sadece yapıdan karot alarak veya sadece yapı için güçlendirme önlemleri yaparak o yapı depremden korunamaz. Hem yerin hem yapının güçlendirilmesi gerekiyor.

İstanbul'da 1 milyon 800 bin tane yapı vardır. İstanbul birçok Avrupa kentinden daha büyüktür. O nedenle böyle sihirli değneği böyle pat diye koyarak İstanbul'daki yapıları birden güçlendirme olasılığı ne yazık ki yoktur. Yavaş yavaş bu işin kentsel dönüşümü anlamı içinde inşaat, jeofizik mühendisleri, mimar, şehir planlamacıları bunlar bir araya gelip hem yer konusunda hem de nitelikli yapı konusunda sağlıklı, güvenli atılımlar yapmak gerekiyor" dedi.

KAYNAK: Demirören Haber Ajansı (DHA)

HABERE YORUM KAT

Güncel