Sadettin Tantan 17 Ağustos üzerinden Cumhurbaşkanı yardımcısına yanıt verdi!

Sadettin Tantan 17 Ağustos üzerinden Cumhurbaşkanı yardımcısına yanıt verdi!

Türkiye siyasetinde şimdilerde deprem tartışması yaşanıyor. İktidar yetkilileri 17 Ağustos ile İzmir'de meydana gelen 30 Ekim tarihindeki depremi kıyaslıyorlar.. Ve eski iktidarı eleştiriyorlar.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın sözlerini konuşuyor. İzmir'de Deprem bölgesinde incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’ın "1999’da hükümet depremin ne olduğunu iki gün sonra bile anlamamıştı" iddiasını o geceye anlatarak yanıtlayan eski içişleri Bakanı Sadettin Tantan oldukça sert açıklamalarda bulundu..

İKİ DEPREMİ KIYASLAMAK YANLIŞ

Eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, İzmir depremi ile Gölcük depreminin kıyas edilemeyeceğini belirterek Sözcü'ye yaptığı açıklamalarda şunları dile getirdi:

İzmir'de 20 bina yıkıldı, Gölcük depreminde 133 bin bina… İzmir'de 115 kişi hayatını kaybederken, Marmara depreminde 17 bin kişi öldü.

Daha önce AFAD Başkanlığı da yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İzmir depremine müdahaleyi değerlendirirken "1999 depreminde, deprem olduktan 2 gün sonra devlet olayın ne olduğunu bile anlayamamıştı. Oysa, İzmir'de biz dakikalar sonra depreme müdahale ettik" ifadesini kullandı. 17 Ağustos 1999 depremi sırasında İçişleri Bakanı olan Sadettin Tantan o gece neler yaşandığını SÖZCÜ'ye anlattı:

YERLE BİR OLMUŞ:

Deprem olduğunda bakanlık konutundaydım. Hemen kalktım ve taksiyle 10 dakika içinde Bakanlığa gittim. Kocaeli Valisi Menduh Oğuz'la konuştum. Dedi ki ‘TÜPRAŞ'ta yangın var.' Yangın da büyük bir tehlikenin habercisiydi. İstanbul Valiliği'ni aradım, derhal Kocaeli'ye itfaiye gönderilmesini istedim. Sakarya Emniyet Müdür Yardımcısı'na ulaştım ona, ‘Sakarya'da durum nasıl' dedim. Aldığım bilgilere göre şehir depremle yerle bir olmuştu. Zonguldak Valisi'ni aradım. Maden işçilerinin Sakarya'ya, İzmit e gönderilmesini emrettim.

TELEFON KESİLDİ:

Yaklaşık 10 dakika sonra telefonlar kesildi. Elde taşınan büyük telsizlerle iletişim kurulmaya başlandı. İki gün sonra Türk Silahlı Kuvvetleri de göreve çağrıldı. Onlar da arama kurtarmada görev aldılar. Bu arada Başbakanlık'ta da çalışmalar yapılıyordu. Deprem konusunda uzman isimlerle, Afet İşleri Genel Müdürlüğü yetkililerinden oluşan heyete, yurt dışında çalışan uzmanlar da katkı vermeye başladı.

SAĞLIK EKİPLERİ:

Doktor, hemşire, diğer sağlık personeli, ambulanslar deprem bölgesine süratle gönderildi. Çok süratli bir şekilde hükümet müdahale etti.

OKTAY ARŞİVLERE BAKSIN 
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın açıklamasının ‘çirkin ve yanlış' olduğunu ifade eden Sadettin Tantan, şunları söyledi: "Kendi geçmişini, arşivini bilmiyor demek ki. Fuat Oktay geçmişteki depremde yapılanları arşivden çıkarsa, Malatya'da, Van'da yaşananlar da yaşanmaz, Türkiye bu duruma gelmezdi. Arşivlere baksaydı deprem İstanbul için de şimdi büyük bir risk taşımazdı. Çünkü İstanbul'u yılarca Adalet ve Kalkınma Partisi yönetti. Oktay'ın o şekilde konuşması, o makamı hak etmediğini gösteriyor. Bu şekilde, aksini bilmeden, aksini okumadan o makamı hak etmediğini ortaya koyuyor."

SİVİL SAVUNMA EKİPLERİ BİR GÜNDE YETİŞMEDİ


1999'da hükümetin yaptığı bütün çalışmaların arşivde bulunduğunu hatırlatan Sadettin Tantan, nerelerin yıkılıp yeniden yapılması, nerelerin sağlamlaştırılması gerektiği çalışmalarının yapıldığını vurguladı.

Edirne'den Kocaeli'ne kadar özel çalışmalar yapıldığını kaydeden Tantan "Yani onlara uyulsa bugün Kanal İstanbul Projesi hiç görüşülmezdi ve tartışılmazdı. Bugün İstanbul beton yığınına dönüşmüşse, döndürülmüşse örgütlü suçun, derebeylerinin çıkarlarından başka bir şey değil. Derebeylerin her şeyden menfaat elde etmek için yaptığı bir katliamdan başka bir şey değil" dedi.

SİVİL SAVUNMAYI BİZ KURDUK

O dönem İçişleri Bakanlığı'na bağlı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü bulunduğunu belirten Tantan, arama ve kurtarma çalışmaları için özel ekipler oluşturmaya başladıklarının altını çizdi. Tantan "İzmir depreminde orada çalışan jandarma, polis, itfaiye ve diğer sivil toplum kuruluşlarını biz eğittik, yetiştirdik. AFAD, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü'nün çalışmalarıyla yetiştirildi. Sivil Savunma Genel Müdürlüğü'nün eğitimi, teknolojisi ve her şeyi ile bu günlere geldi. O çalışanlar bir günde yetişmedi. Uzun yılların deneyimi var orada" diye konuştu.

HABERE YORUM KAT

1 Yorum