Bilim Kurulu Üyesi söyledi! İnsanlar aşılı-aşsız diye ikiye ayrılacak mı?

Bilim Kurulu Üyesi söyledi! İnsanlar aşılı-aşsız diye ikiye ayrılacak mı?
Koronavirüs aşısıyla ilgili tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Vatandaş aşılı-aşısız ayrımı yapılacak mı diye beklerken Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan’dan açıklama geldi. İlhan, “Vatandaşlarımızı 'aşılı, aşısız' diye ayırmamız doğru değil, bu benim kişisel görüşüm” dedi.

Koronavirüs salgınına karşı tek çözüm aşı olarak ortaya çıkıyor. Ancak bir çok insan aşı olmaktan çekiniyor ya da aşı karşıtlığı yüzünden aşı olmak istemiyor.

Bu durum da halk arasında aşılı-aşısız tartışmasının yaşanmasına neden oluyor. Daha önce de birçok kez gündeme gelen aşılı-aşısız tartışmasıyla ilgili Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan’dan açıklama geldi.

Koronavirüs salgınıyla mücadeleyle ilgili açıklamalarda bulunan Prof. İlhan, çift doz aşı olanların sayısı 50 milyon civarında olursa vaka sayısının 1000'in altına düşebileceğini söyledi. İlhan, “Koronavirüs devam ettiği sürece bir süre daha tedbirli olmamız gerekecek. Maske sanki şemsiye gibi cebimizde olacak belki de. Vaka sayısı 1000'in altına düştükten sonra alışveriş merkezine (AVM) gittik, kalabalık bir metroya bindik, kalabalık bir yere gittik o zaman maskemizi takacağız, sonra çıkarıp cebimize koyacağız belki” dedi.

“VAKADA 1000'İN ALTINI GÖREBİLİRİZ”

Prof. Dr. İlhan, vaka sayılarının ne zaman 1000'in altına düşebileceğine ilişkin, “Toplumsal bağışıklık için hedeflediğimiz rakamlar yüzde 80'lere gelirse 1000'in altını da görebileceğimiz kanısındayım, yani çift doz aşı olan vatandaşlarımızın yüzde 80 olması ile. İkinci doz aşı olan vatandaşımız 16 milyon, yani hedef nüfusun dörtte biri aşılanmış. Çift doz aşı olan sayısı bu rakamın 3 katına doğru yaklaşırsa yani 50 milyon civarında olursa o zaman 1000'lerin altını görebileceğimize inanıyorum. Koronavirüs devam ettiği sürece bir süre daha tedbirli olmamız gerekecek. Maske sanki şemsiye gibi cebimizde olacak belki de. Belki vaka sayısı 1000'in altına düştükten sonra, AVM'ye gittik, kalabalık bir metroya bindik, kalabalık bir yere gittik o zaman maskemizi takacağız, sonra çıkarıp cebimize koyacağız. Türkiye'nin belli bölgelerinde, çok kalabalık yerlerinde, 1000'in altındaki rakamlar söz konusu olursa ancak maskeyi tekrar değerlendirmek gerekiyor bence. Vatandaşlarımız şunu tutmalılar akıllarında; biz artık iki doz aşımızı olacağız. Aşımızı olduktan sonra açık alanlarda muhtemelen artık maske takmaya gerek olmayabilecek; ama kapalı alanlarda, toplu taşımada, kalabalık AVM'de, kalabalık pazar yerlerinde, sinema, tiyatro gibi yerlerde maske takarak, hijyene devam ederek hayatımıza devam edeceğiz. Bu şekilde düşünüp üstesinden bu şekilde gelmek gerekiyor. Dünyada benzer uygulamalara şahit oluyoruz” diye konuştu.

“AŞILI AŞISIZ DİYE AYIRMAMIZ DOĞRU DEĞİL”

Prof. Dr. İlhan, gençlerin aşıya ilgisini arttırmak amacıyla maçlara, tiyatroya, sinemaya, konsere girişte aşı şartı getirilip getirilmeyeceğine ilişkin de, “Vatandaşlarımızı ‘aşılı, aşısız’ diye ayırmamız doğru değil, bu benim kişisel görüşüm. Ama herkesi aşıya inandırmamız, davet etmemiz gerekiyor. Elbette ülkemizde aşı zorunlu değil; ama hepimiz şahit oluyoruz ki ne kadar çok aşı olursak o kadar çok koronavirüs ile mücadelede başarılı oluyoruz. Bilim insanları, ülkemizin cumhurbaşkanı, bakanları, siyasi parti liderleri herkes aşısını oldu, herkes topyekun mücadele içinde. Bir an önce normal hayata dönmemiz için herkesin aşı olması gerekiyor. Bir ayrım yapmanın ben çok doğru olmayacağını kanısındayım. Daha önce kısıtlama zamanında bunlar düşünülmüştü; seyahat için, iller arası kısıtlamalar için çok zor bu, böyle ayrım yapmak yerine herkesi aşıya teşvik edecek yaklaşımlarda bulunmak daha doğru olacaktır” ifadelerini kullandı.

Bilim Kurulu Üyesi söyledi! İnsanlar aşılı-aşsız diye ikiye ayrılacak mı?

KAYNAK: Demirören Haber Ajansı (DHA)

HABERE YORUM KAT
Keşfet