Koronavirüs bakın insan vücuduna nasıl etki yapıyormuş

Koronavirüs bakın insan vücuduna nasıl etki yapıyormuş
Koronavirüsün insan vücudu üzerindeki etkisiyle ilgili yapılan bir araştırmada çarpıcı sonuçlar çıkarıldı. Virüsün vücutta en az 10 organ sistemini etkilediği tespit edildi.

Tüm dünyayı 1.5 yıldan fazla süredir etkileyen ve milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olan koronavirüs salgınıyla ilgili her gün yeni bir araştırmaya imza atılıyor.

Koronavirüsün insan vücudu üzerinde nasıl bir etki bıraktığı, ileriki dönemde hangi hasarlara yol açabileceğiyle ilgili yapılan araştırmalara bir yenisi daha eklendi.

Dünyanın saygın tıp dergilerinden biri olan The Lancet'in online yayın organı E Clinical Medicine'de yayınlanan makalede koronavirüsün insan üzerindeki etkileriyle ilgili dikkat çeken bir makale yayınlandı.

The Lancet'in online yayın organlarından E Clinical Medicine'de geçtiğimiz hafta yayınlanan geniş çaplı bir araştırma, Kovid-19'un uzun vadede vücutta yarattığı tahrip edici izleri gözler önüne serdi. Amerika, Kanada, Avrupa, Orta Doğu ev hatta Asya'dan toplam 56 ülkeden 3 bin 762 Kovid hastasının uzun süreli takibi ile sonuçları değerlendiren bilim insanları, Haziran 2020'den önce Kovid'e yakalanmış ve hastalığı PCR testiyle doğrulanmış veya antikor varlığı ile tespit edilmiş hastaları çalışmaya dahil etti. Bu kişilerin 7 aylık takibini yaparak 28 günden uzun süren şikayetlerini değerlendiren çalışma ekibi, sonuçları bilimsel bir makale haline getirerek "uzun Kovid (Long Covid) etkileri konusunda dünyanın en büyük yayınını yapmış oldu. Çalışmaya göre Kovid hastalığı, 203 semptom ile 10 farklı organı etkiliyor. Bu semptomlardan 66 tanesi ise hastalığın üzerinden 7 ay geçmiş olmasına rağmen sürüyor. En yaygın uzun Kovid etkisi yorgunluk, halsizlik ve genç yaşlı fark etmeksizin her yaş grubunda görülen zihinsel problemler. Çalışmada, en çok (yüzde 31 ile) 40-49 yaş grubunun bu etkilerden mustarip olduğu dikkat çekerken, 1700 kişinin çalışma saatlerini azaltmak zorunda kaldığı belirtiliyor. Uzun Kovid etkisine dair şimdiye dek yapılmış en geniş kapsamlı yayın olan bu araştırmayı değerlendiren Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Türkiye'nin en büyük pandemi merkezlerinden Feriha Öz Acil Durum Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nurettin Yiyit, Delta varyantı tehlikesine de dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.

7 AY SONDA BİLE İŞ HAYATINA DÖNEMEDİLER

Doğan Haber Ajansı’nın haberine göre, Prof. Dr. Yiyit, “E Clnical Medicine'de, 56 ülkeden hastaların dahil edildiği, Kovid'e bağlı 28 günden daha uzun süre devam eden şikayetlerin değerlendirildiği iyi bir çalışma yayınlandı. 7 ay süreyle bu hastaların şikayetleri izlenmiş ve görülmüş ki aslında çok büyük bir hastada, biz buna uzun Kovid diyoruz, 28 günden daha uzun süren bulgular söz konusu. İşin daha ilginci de bu hastaların yüzde 45'i hiçbir zaman iş hayatlarının eskisi gibi olmadığını söylüyor. Yüzde 22 gibi önemli bir grup da halen eski iş hayatına dönemediğini ifade ediyor. Tüm bunları üst üste koyduğumuz zaman, Kovid'den korumanın çok daha kıymetli olduğunu, mutlaka aşı olmamız gerektiğini anlıyoruz. Çünkü bu hastalarda yukarıdan aşağıya doğru neredeyse bütün organları etkileyen bulgular var. Hastaların büyük bir kısmını aylarca süren halsizlikten bahsediyor. Bunun dışında efor kapasitelerinin çok düştüğünü ve egzersiz sonrası yorgunluğun daha da arttığını ve bence hepimizi ilgilendiren kısmı da bilişsel fonksiyonlarının düştüğünü ifade ediyorlar. Çok büyük bir grup hasta, hani bazen deriz ya, 'Aradığım kelimeyi bulamıyorum, nasıl ifade edeceğimi çıkartamıyorum' diye; bu şikayetin birçok hasta için uzun süre devam ettiğini görüyoruz" dedi.

“EN ÇOK GENÇLERİ ETKİLİYOR”

Kovid enfeksiyonunun kanlanmanın, yani damarların girdiği bütün organları etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Yiyit, “Sindirim sisteminden tutun da kardiyovasküler sisteme, genital sisteme kadar, özellikle aşıya bağlanan yan etkilerin aslında aşı ile değil aşı olmadan Kovid'e yakalanma ile ortaya çıkabileceğini gösteren bir çalışma bu. 7 ay gibi uzun bir süre şikayetlerin devam ettiğini görüyoruz ve hastalarının yüzde 86 gibi büyük bir oranında uzun Kovid tablosuna maruz kalıyor. Tüm bunlar, 'Bana bir şey olmaz' tavrının çok yanlış odluğunu gösteriyor. Hastalığı atlatabilirsiniz ama atlattıktan sonra uzun süre bu şikayetlerle yaşamak gibi bir durum söz konusu. Bunları görüp de aşı olmamak gerçekten çok büyük bir cesaret işi” diye konuştu.

Kovid sonrası 28 günden uzun süren şikayetlerin her yaş grubunu etkilediğini ama ağırlıkla 40-49 yaş grubundakileri daha çok etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Yiyit, "Bunlar, daha genç, dinamik, aktif iş hayatının içinde olan grup. Bu anlamda da 'Ben gencim bana bir şey olmaz' söyleminin de bir anlamı kalmıyor" dedi.

KAYNAK: Demirören Haber Ajansı (DHA)

HABERE YORUM KAT
Keşfet