Ali Babacan'dan Erdoğan'a: Kanal İstanbul projesini çöpe atın, Hayat İstanbul diyoruz!

Ali Babacan'dan Erdoğan'a: Kanal İstanbul projesini çöpe atın, Hayat İstanbul diyoruz!
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Kanal İstanbul'a gönderme yaparak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslendi. Babacan, "Biz ‘Hayat İstanbul’ diyoruz. Kanal İstanbul'a harcanacak kaynaklarla inanın İstanbul depremi hazırlıklı getirilmesi mümkün. Ama bunu testi kırılmadan yapmak lazım. Giden canlar geri gelmiyor. Aynısını İstanbul’da, Marmara’da tekrar yaşamayalım. Sayın Erdoğan'a sesleniyorum. Kanal İstanbul projesini çöpe attığınızı açıklayın" dedi.

DEVA Partisi lideri Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Kanal İstanbul’dan vazgeçmesini ve partisinin Hayat İstanbul projesini başlatması için çağrı yaptı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Hatay'ın Defne ilçesinde incelemelerde bulunurken Cüneyt Özdemir’in YouTube kanalına bağlanarak gazeteci Kenan Taş’ın sorularını yanıtladı.

Babacan'ın açıklamaları şöyle:

‘KANAL İSTANBUL, AVRUPA YAKASINI ADA HALİNE GETİRECEK’

“Kanal İstanbul diye tutturdular. Biz ‘Hayat İstanbul’ diyoruz. Kanal İstanbul'a harcanacak kaynaklarla inanın İstanbul depremi hazırlıklı getirilmesi mümkün. Ama bunu testi kırılmadan yapmak lazım. Giden canlar geri gelmiyor. Aynısını İstanbul’da, Marmara’da tekrar yaşamayalım. Sayın Erdoğan'a sesleniyorum. Kanal İstanbul projesini çöpe attığınızı açıklayın. Üstelik Kanal İstanbul, İstanbul’un Avrupa yakasını ada haline getirecek.

Siz, depremden sonra karayolu ulaşımı tıkandığı için kaç tane şehir merkezine ulaşamadınız. Bir de sadece köprülerle bağlanan bir adayı düşünün. İnanın bunları düşündükleri yok. Kafa şöyle çalışıyor: ‘Boğaz’da gayrimenkul çok para ediyor. Ben ikinci boğazı yaparsam çok para kazanırım’. Rant, gözlerini karartmış. Bırakın Kanal İstanbul’u. Hep beraber Hayat İstanbul’u başlatalım.

‘ÇADIR EKSİĞİ KAÇ GÜNDE TAMAMLANACAK?’

Sayın Erdoğan ‘1 yılda binaları tamamlayacağım’ derken çadır ihtiyacını kaç günde tamamlayacağını niye açıklamıyor? Çünkü en iyi bildiği şey müteahhitlik. Ama sadece müteahhitlikle ülkenin sorunlarını çözemiyorsunuz. Kaç tane çadır eksiği var ve kaç günde tamamlanacak? Ben bunu vatandaş olarak merak ediyorum. Niye açıklamıyor? Belki de bilmiyor. Belki de sayılar çok kötü onun için açıklamak istemiyorlar. Kendilerine güveniyorlarsa açıklasınlar.

“PLAN OLSA, ‘2 HAFTADA ÇADIR İŞİNİ ÇÖZECEĞİM’ DER”

1 yıl dedikleri sadece inşaatı yapma süresi. Plan olsa, ‘2 haftada çadır işini çözeceğim. 3 ayda konteynerleri bitireceğim’ der. Ama müteahhit kafa; ‘TOKİ binalarını 1 senede bitireceğim’ diyor. Onun dışında bir şey yok. Önce ‘1 sene’, sonra ‘asgari 1 sene’ dedi.

‘SADECE GÜNÜ KURTARMAYA ÇALIŞIYORLAR’

Mesele sadece yeni bina dikmek değil. Çok büyük bir sosyal ve ekonomik enkaz var. Bu enkazın nasıl kaldırılacağıyla ilgili doğru düzgün bir plan, program yok. Bu işin makro ekonomik ve finans boyutları daha ortada yok. Hiçbir açıklama yapılmadı. Sadece günü kurtarmaya çalışıyorlar.

‘FİNANSMAN İYİ HESAP EDİLMEZSE KRİZ DALGALARI GELİR’

13 politika başkanlığımızla bir çalışma izledik. İşin içinde makroekonomik dengelerin tekrar kurulması ve bu işin finansman boyutu da var. Özellikle ciddi şekilde cari açığı büyütecek bir sürece giriyoruz. Cari açığın finansmanı çok kritik olacak. Finansman ayağı iyi hesap edilmezse, 1999 depreminden sonraki arka arkaya büyük ekonomik krizler gibi bu depremin arkasından kriz dalgaları gelir. Ekonomik kriz dalgalarını baştan önlemek, işin hem makroekonomi hem de finans ayağını iyi çalışmakla mümkün olur. Kısa bir zaman içinde çalışmamızı açıklayacağız. Altı partinin ortak çalışmasına da girdi olarak koyacağız.

“DİKEY YAPILAŞMA RANT DEMEK”

Yıl 2013, 2014, 2015. Ben o günlerde feryat ediyorum: ‘Dikey yapılaşma çok yanlış. Çünkü rant demek. Bu rant paylaşımı şehirlerin yapısını bozuyor. Bu, yolsuzluğun en önemli alanı’ diyorum. Düzeltmek için o yıllarda kaç tane yasa hazırladık. Büyük bir mücadele verdik. O günlerde bana ne diyordu? Basına yansıdı: ‘Bu dediklerini yaparsam il başkanı, ilçe başkanı bulamam’ diyordu.

‘YIKILAN YAPILARIN MÜTEAHHİTLERİNE BAKINCA ACAYİP İLİŞKİLER ÇIKIYOR’

Şimdi büyük yıkımın olduğu yerlerde yıkılan binaların müteahhidi kimdir diye baktığımızda arkadan acayip ilişkiler çıkıyor. Böyle bir şey olur mu? Yapanla denetleyenin ayrı olması lazım. Birisi yapacak, birisi bağımsız şekilde denetleyecek. Bu imar rantlarının mutlaka kontrol altına alınması gerekiyor.

‘KRİTİK YAPILARIN 2017’YE KADAR ATLAMASI GEREKİYORDU’

2012-2023 yılları arasında hazırlanan bir deprem afet yönetimi stratejisi ve eylem planı var. Benim de hükûmette olduğum yıllarda hazırlanan bir eylem planı. Dönüp baktığımızda 2017’ye kadar tamamlanması gereken pek çok şeyin tamamlanmadığını görüyoruz. Mesela kritik bütün yapıların 2017 yılına kadar depreme dayanıklılık açısından sınıf atlaması ve hemen gereğinin yapılması gerekiyordu. Fakat bu hazırlanan planlara uyulmadığını görüyoruz."

HABERE YORUM KAT
Keşfet