Devlet Bahçeli'den zehir zemberek açıklama! "CHP ve İYİ Parti PKK mandasına girmiştir"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazılı bir açıklama yayınladı ve muhalefete çok sert sözlerle yüklendi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kürt sorunu konusunu gündeme getirmesi ve HDP ile İYİ Parti'nin de tartışmalara dahil olmasıyla birlikte, MHP lider Bahçeli de muhalefete adeta ateş püskürdü. İYİ Parti'nin ve CHP'nin PKK'ya zeytin dalı uzattığını söyleyen Bahçeli, Kılıçdaroğlu'nun tarihi bir yanlış içinde olduğunu da belirtti.
Bahçeli, HDP'nin meşru görülmemesi gerektiğini söylerken, Anayasa Mahkemesi'nin de arka planda CHP'yle temas kurup kurmadığını sorguladı. CHP ve İYİ Parti'nin yanında Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'na da sert açıklamalar yapan Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın ülke için en doğru adres olduğundan bahsetti. İşte Bahçeli'nin açıklamasından önemli satır başları:
HDP'NİN PKK DEMEK OLDUĞUNU BİLMEYEN YOKTUR
"Cumhuriyet Halk Partisi’yle İP’in aynı anda HDP’yi meşru organ görüp sözde Kürt sorunu üzerinden PKK’ya zeytin dalı uzatmaları terörizmin değirmenine su taşıyan bedhahlıktır. Kalbinde vatan sevgisi olup da HDP’nin PKK demek olduğunu bilmeyen, görmeyen, idrak etmeyen yoktur. HDP’yi meşru görmek, meşruiyet kavramına vurulmuş paslı zincirdir. CHP Genel Başkanı tarihi bir yanlışın içindedir. İP yönetimi terörizmin pençesinde güç ve iktidar devşirmenin izindedir. Karşımızdaki tablonun makul ve münasip tek bir yanı bile asla gösterilemeyecektir. Anlaşılan odur ki, HDP, zillet ittifakının diğer ortaklarını kapı kulu, siyasi kukla, kürek mahkumu haline çevirmiştir. Oy için, iktidar için, koltuk için, makam için Türkiye düşmanlarının bayatlamış projelerine tutunanları, bununla da kalmayıp kuvveden fiile geçenleri Türk milleti affetmeyecektir. Anayasa Mahkemesi’nin HDP’nin kapatılmasını esas alan davayı görüştüğü sırada, CHP Genel Başkanı’nın sivri çıkışı akılları bulandırmış, kuşkuları arttırmıştır.
CHP İLE ANAYASA MAHKEMESİ ARASINDA KİRLİ BİR TEMAS MI VAR?
CHP ile Anayasa Mahkemesi arasında kirli bir temas hattı kurulup kurulmadığı, HDP’nin aklanması maksadıyla kripto mesajların karşılıklı gidip gelmediği herkesin merak konusu haline gelmiştir. Zamanlama itibariyle çok manidar olan bir dönemde HDP’yi meşru görmek, meşruiyet çemberine almaya heveslenmek Anayasa Mahkemesi üzerinde fiili baskı kurmak anlamına gelecektir. CHP Genel Başkanı’nın kulağına ne fısıldanmışsa, önüne koyulan ödev listesi neleri ihtiva ediyorsa aynısıyla tatbik ve telaffuz edilmektedir.
CHP BÖLÜCÜLÜĞÜN SİYASET AYAĞI OLMAYA HDP'DEN DAHA YATKINDIR
Birleşmiş Milletler 76.Genel Kurulu’nun yapıldığı bir tarih aralığında, Cumhurbaşkanımızın isabetli ve küresel vicdanın dikkatini çeken konuşmasının yapıldığı esnada, CHP Genel Başkanı’nın gündem ve güven kirliliğini tetiklemesi, buna İP’in heyecanla iştirak etmesi sadece küstahlık değil, aynı zamanda müptezelliktir. CHP bölücülüğün ve terörizmin siyaset ayağı olmaya HDP’den daha çok yatkın ve meyyaldir.
KALPAK GİYMEK YERİNE SARI, KIRMIZI, YEŞİL POŞ TAKMASI YAKIŞACAK
Kılıçdaroğlu’nun kahraman gazilerimizle buluşmasında onların gözünün içine nasıl baktığı, yüreğinin sızlayıp sızlamadığı ayrıca tartışılması gereken bir muammadır. Bu şahsa kalpak giyip poz vermek değil; sarı, kırmızı, yeşil poşu takıp ittifak ortaklarıyla kucaklaşması daha çok yakışacak, en azından daha gerçekçi bir fotoğraf vermiş olacaktır. Sözde Kürt sorununu ifade eden kim varsa PKK’nın yanında hizaya girmiş, bölücülüğün ağzıyla konuşmuş sayılacaktır.
SELAMSIZ BABACAN, SEROK AHMET
Terörist Demirtaş’tan selamsız Babacan’a, serok Ahmet’ten satılmış kalemlere varıncaya kadar Kürt kardeşlerimizi sorun olarak gören ve gösteren güruhun ne vatan sevgisi ne de millet mensubiyeti kalmıştır. Kılıçdaroğlu’nun 'bu ülkeye barışı dostlarımızla getireceğiz' demesi, adeta Türkiye’de savaş varmış gibi ima ve ihsasta bulunması derin bir yarılma, vahim bir kırılma halidir.
DOSTLAR KİMDİR, BARIŞ NE DEMEKTİR?
Dostlar kimdir, barış ne demektir? Düşmanı dost gören bir anlayışın vatanı karanlığa, milleti uçuruma çekmesi kaçınılmaz bir hayat ve siyaset gerçeğidir. Bir başka ifadesinde 'KHK kapsamında görevden alınan herkesi görevlerine iade edeceğim' açıklaması 15 Temmuz’un siyasi dayanağını, FETÖ’ye duyduğu gizli sevdayı deşifre etmekle kalmamış, Pensilvanya’lı caniyle kurduğu dirsek temasını da gözler önüne sermiştir.
CHP YÖNETİMİ YÜZ KIZARTICI BİR HALDEDİR
Bu ülkede bir sorun varsa o da terördür ve ona destek veren siyasi mihraklardır. CHP yönetimi yüz kızartıcı bir haldedir. Türkiye’nin milli varlığını, milli bekasını, milli kimliğini zedelemek, dahası zehirlemek için kuyruğa giren alçakların oyuncağı, siyaset uşağıdır. Yanındaki yöresindeki diğer partilerle milli utanç haline gelen CHP’nin PKK’nın dümen suyuna, FETÖ’nün çekim alanına girmesi rezaletin daniskasıdır. Sözde Kürt sorununun çözüm adresi olarak siyaset ve TBMM’nin gösterilmesi ise millet iradesini hain bölücülere lekeletme iştahı ve iştiyakıdır. Buna da hiç kimsenin hakkı olamayacaktır.
KILIÇDAROĞLU'NUN AMACI KÜRDİSTAN'IN KURULUŞUNA HARÇ KARMAKTIR
CHP ve İP’in medya üzerinden HDP ile pazarlığı yoğunlaştırmaları, PKK’ya sevimlilik ve şirinlik gösterme çabaları bölücü odaklara cesaret aşılamış, nitekim 'yarın ne yapacaksınız?' sorusuna cevap aranmaya başlanmıştır. Kılıçdaroğlu’nun amacı ve yapmak istediği etnik temelde bölünmedir, terörle mücadeleye kast etmektir, küresel bir senaryo çerçevesinde sözde Kürdistan’ın kuruluş temellerine harç karmaktır.
BÖLÜCÜ TERÖRÜN KÖKÜ KAZINMALI, BELİ KIRILMALIDIR
Terör örgütünün darbe üstüne darbe yediği bir dönemde HDP’yi meşru ilan etmek PKK’ya el uzatmak, kol kanat germek, mücadele kararlılığını tartışmaya açmaktır. Zillete düşenler ne yapsa, neyi söylese boştur, bölücü terörün kökü kazınmalı, bir daha doğrulmamak üzere beli kırılmalıdır. Terörle mücadelenin adresi de vatanımızın her köşesi, mücavir topraklarda tehdit saçan her kaynaktır. Zillet ittifakının dile getirdiğinin aksine siyasette konuşmakla vakit kaybedilmeden; dağda, ovada, şehirde hainlerin başı ezilerek devletin hükmü şahsiyetiyle ve milletimizin haysiyetli duruşuyla teröristlere ezici cevap verilmelidir.
KILIÇDAROĞLU, HDP'NİN GİRDABINDA BOĞULACAKTIR
HDP, yabancıların ve Kandil çetesinin esaret tasmasıyla sözde siyaset yaparken, CHP’nin de bu tasmaya özenmesi ve talip olması hakikaten milli bir felakettir. Kılıçdaroğlu, HDP’nin girdabında boğulacaktır. CHP yönetimi PKK’nın ve FETÖ’nün tuzağında kaybolacaktır. İP teslimiyetçi ve HDP’yi Kürt siyasi hareketi gören siyasi pespayeliğinin bedelini millet nezdinde ödeyecektir. Türk milleti, bölücülüğü ve kalabalıklaşan siyasi bölücüleri tarihin çöp sepetine fırlatıp; mukadderatına, mukaddesatına ve bin yıllık kardeşlik hukukuna cesaretle sahip çıkacaktır.
CHP ARTIK HDP'DİR, HDP ZATEN PKK'DIR
CHP artık HDP’dir, HDP zaten PKK’dır, nihayetinde İP ile CHP de PKK’nın mandası altına girmiştir. Temel sakatlık etnik bölücülük sorununu Kürt kökenli vatandaşlarımızın tamamını ilgilendiren ve kapsayan bir sorun olarak takdim edilmesi ve ayrıştırıcı bir zeminde çözüm arayışlarına girilmesidir. Türk milleti bu kokuşmuşluğa izin vermeyecektir."