Erdoğan: CHP'ye talimat kandilden geliyor
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Tokat'ta düzenlenen mitingde konuşma gerçekleştirdi.
"MESELE TAYYİP ERDOĞAN DEĞİLDİR, MESELE DOĞRUDAN TÜRKİYE'DİR"
"Türkiye'nin 21 yılda 3 kat büyümesinden rahatsız olanlar pusuda bekliyor. Türkiye'nin hak ve özgürlük reformlarıyla ileri demokrasi sınıfına yükselmesine tahammül edemeyenler pusuda bekliyor. Türkiye'nin hak ve özgürlük reformlarıyla ileri demokrasi sınıfına yükselmesine tahammül edemeyenler pusuda bekliyor. Türkiye'nin ilkeli ve adil duruşuyla bölgesinde ve dünyada artan gücünü hazmedemeyenler şu anda pusuda bekliyor" ifadelerini kullanan Erdoğan devamında şu sözleri kullandı:
"Biz Türkiye Yüzyılı ile daha büyük hedeflere gözümüzü dikmişken birileri ülkemizi elindeki kazanımlardan etmek için tökezlememizi bekliyor. Akıl ve vicdan sahibi herkes biliyor ki, mesele Tayyip Erdoğan değildir, mesele AK Parti değildir, mesele Cumhur İttifakı değildir, mesele doğrudan Türkiye'dir, Türk milletidir. Bunların nezdinde somutlaşan hak ve hakikat davasıdır.
Milletimizin dünyanın bu müstesna coğrafyasındaki varlığından öylesine rahatsızlar ki, aradan bin yıl geçmiş olmasına rağmen kinleri halen dipdiri. Bu gerçeği bizzat yüzümüze söyleyen batılı devlet adamları gördük. Allah'ın yardımı ve milletimizin desteği ile her saldırıyı savuşturarak mücadeleyi asla bırakmayarak bu hevesleri boşa çıkardık. İnşallah 31 Mart'ta bir kez daha milletimizin desteğini alarak Tokat'ta da, İstanbul'da da, Ankara'da da Türkiye'ye bu namı salacağız. Ülkemizin Türkiye Yüzyılı yolculuğunu hızlandıracağız. İnşallah sizlerle birlikte Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart'ta milli irade bayramını kutlayacağız. Rabbim hepinizden razı olsun.
"VESAYETİN ETKİSİZ KALDIĞI YERDE DARBE TEŞEBBÜSLERİ İLE KARŞILAŞTIK"
Son 30 yılının her günü ülkesine ve milletine hizmetle geçmiş bir kardeşiniz olarak bana en çok neye hayıflandığımı sorarsanız cevabım ülkemizdeki muhalefetin haline olacaktır. Esasında demokrasilerde muhalefet çok önemlidir. Hem iktidara alternatif olması bakımından önemlidir, hem de iktidarı denetlemesi açısından önemlidir. Türkiye maalesef ne iktidar hazırlığı olan, ne de denetleme görevini yapan bir muhalefete sahip değildir. Başbakanlığım döneminde biz muhalefet ile kayda değer bir uğraş içinde hiç olmadık. Karşımızda hep vesayeti bulduk. Vesayetin etkisiz kaldığı yerde darbe teşebbüsleri ile karşılaştık. CHP zihniyeti yerini hep vesayet ve darbe safında belirlediği için siyaset muhalefet tarafı boş kaldı. Öyle ki kendi projelerimizin alternatiflerini kendimiz geliştirdik. Kendi politikalarımızın eksiklerini, yanlışlarını kendimiz belirleyip düzeltme yoluna gittik. Bundan da asla gocunmadık.
Ancak bizim yaptıklarımız ülkemiz demokrasisinin muhalefet tarafındaki eksikleri ortadan kaldırmıyor. İşte muhalefetin bugünkü halini görüyorsunuz. Acınacak halleri var. Birbirlerini yemekten, dönüp de ülkenin haline, bölgemizde yaşanan gelişmelere, küresel yükseliş ve düşüşlere bakacak halleri yok. Merkez belediye başkan adayını takdim ediyor, adayını bulamıyor. İzlediniz değil mi? Aday ortada yok. Muhalefetin halini Tokatlı Nuri bundan 150 sene önce söylediği mısrada ne güzel anlatıyor. Ala yeri karlı dağlar alıp da gayri dost iline varıp gelinmez.
Siyaset yolunda, hizmet yolunda iş lazımdır, eser lazımdır, proje lazımdır, en önemlisi istikamet lazımdır. Bunlar lafla olmuyor Ziya Paşa ne diyor; Eşek ölür semeri, insan ölür kalır eseri. Biz eser siyaseti yaptık. CHP'nin içinde işler belki lafla yürüyordur ama ülkemizde ve dünyada böyle bir tarz yok. Birileri 31 Mart seçilerine niçin bu kadar önem verdiğimizi soruyor. Biz her seçimde olduğu gibi bu seçimde de en az 50 ilimizde miting yapmayı planlayarak yola çıktık. Yıl başından beri 2 defa gittiğimiz iller oldu. Her şeyden önce bizim siyasetimizden önce milletimiz var. Şehirlerimize gitmek bizi yormaz tam tersine enerji verir, moral verir.
Hafta sonu Ankara ve İstanbul mitinglerimizi yaptık. Birinde 200 bin birinde 650 bin kişi vardı. Oradan selamlar gönderdik. Şimdi de diyorum ki, Tokat'tan İstanbul'a, Ankara'ya selamlar gönderelim. Bugün Tokat'ta da sevgi ve coşku dolu bir mitingle beraberiz. Buradan Çorum'a geçiyoruz. Çorum'dan da aynı şekilde Ankara'ya, İstanbul'a mesajlar isteyeceğiz.
"DEM İLE GİRDİKLERİ İTTİFAKA KİMLERİN KOÇLUK ETTİĞİNİ GÖRÜYORSUNUZ"
İktidara geldiğimizden beri bu 18'inci sandık imtihanımız hepsinden de başarıyla çıktık. Hepsinde de aynı aşkla, aynı şevkle, aynı heyecanla çalıştık, koşturduk. Milletimizle kucaklaştıkça kendimizi yenilenmiş hissediyoruz. Ama siz bizi yalnız bırakmadınız. İnşallah 31 Mart'ta Tokat'ta da, İstanbul'da da, Ankara'da da yalnız bırakmayacağınıza inanıyorum. Tabii milleti kendine yük gören bir muhalefet zihniyetine bunları anlatmak mümkün olmuyor. Çünkü onlar oturdukları yerden ettikleri beyhude laflarla siyasetçilik oynamayı seviyorlar. Bırakınız ülkeyi kendi partileri içinde birliği, beraberliği, insicamı sağlayamıyorlar. Menfaat hesaplarını her şeyin üzerinde tutarak ülkeye de zarar veriyorlar. Sırf üç beş belediye fazla almak uğruna DEM ile girdikleri ittifaka kimlerin koçluk ettiğini görüyorsunuz. Talimat nereden geliyor? Kandil'den, uygulama Ankara'da, İstanbul'da, Mersin'de ortaya çıkıyor.
Zaten DEM dediğiniz yapı geçmişten beri partiymiş gibi davranan bir örgüt aparatı. Sahne önünde olanların bu partide yetkisi ve sözünün ağırlığı yok. Bu parti Ankara'daki genel merkezinden değil İstanbul'daki sapkın ideolojik yapılar ile Kandil'deki terör baronları tarafından yönetilmektedir. Bu gerçek ortadayken kendilerini meşru muhatap yapma gayretleri beyhudedir. Parti yönetiminin önce hem ülkeye, hem millete hatta kendi tabanına siyasi irade sahibi olduğunu ispatlaması gerekiyor. Biz terör meselesini bitirmek için her yol ve yöntemi denerken bunların çapını da gördük. Örgüt militanları tarafından tokatlanan siyasetçilerle particilik, belediyecilik yapılamaz. CHP'nin böyle bir partiyle birlikte yol yürüme, belediye başkanlığı verme, belediye bürokrasisini paylaşma hesabına girmesi anlaşılır gibi değil. İnşallah 14-28 mayısın tamamlayıcısı olacak 31 Mart'tan sonra bu çorak ve çarpık muhalefet anlayışının da tasfiyesine şahitlik edecektir. Biz de gençlerimize bırakacağımız en büyük mirasımız olan Türkiye Yüzyılı'nın inşasını tamamladıktan sonra inşallah huzuru kalple yola devam edeceğiz. O gün gelene kadar gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz
"EMEKLİLERİMİZİN ALIM GÜCÜNÜ YUKARI ÇIKARACAĞIMIZA İNANIYORUZ"
Emeklilerin yaşadığı sıkıntının farkındayız. Bir defaya mahsus 5 bin lira ödenmesinden yüzde 50 maaş zammına, banka promosyonuna kadar elimizden geleni yapıyoruz. Kamu bankalarımız maaş tutarına göre promosyonu 8-12 bin liraya yükseltti. İkramiyeleri 2-5 Nisan tarihleri arasında hesaplara yatırıyoruz. Yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonun düşmeye başladığını göreceğiz. Önümüzdeki yıldan itibaren çalışanlarımızın ve emeklilerimizin alım gücünü yukarı çıkaracağımıza inanıyoruz. Yeter ki biz aramıza kimseyi sokmayalım."