Erdoğan'la görüşenlerin yorumlarını yazdı: Kesin bir aday profili çizmiyor
Gazeteci Sedat Bozkurt, bugünkü yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşenlerin yorumlarına yer verdi. Erdoğan'ın ekonominin kötü olduğuna inanmadığı belirtilirken, görüşenlerin Erdoğan'ın adaylığı içi net bir profil çizmediğine de yer verildi.
GazeteDuvar'da yer alan köşesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşenlerin yorumlarını derleyen deneyimli gazeteci Sedat Bozkurt, şu ifadeleri kullandı:
EKONOMİNİN KÖTÜ OLDUĞUNA İNANMIYOR
"Erdoğan’ın ruh halinin ne olduğunu anlamak için son dönemde onunla görüşen bazı isimlerin yorumlarını derledim:
- Ekonomin kötü olduğuna ve daha da kötüye gedeceğine asla inanmıyor. Mayıs ayından sonra düzelmeye başlayacağına, Haziran -Temmuz’da çok iyi olacağına inanıyor.
VATANDAŞIN AÇ OLDUĞUNA İNANMIYOR
- Vatandaşın aç olduğuna inanmıyor. Bunu maksatlı olarak muhalefetin çıkardığını düşünüyor. Lüks araç, cep telefonu, beyaz eşya gibi teknolojik ürünlerin satılmasını örnek veriyor, bunların hepsini ilerleme olarak kabul ediyor ve hep geçmiş ile kıyaslıyor, “nereden nereye geldik?” diye anlatıyor.
ADALET KONUSUNDA ÇOK FARKLI DÜŞÜNÜYOR
- Ülkedeki adalet sorunu, adil yargılama konusunda çok faklı düşünüyor. Cemaat üyeleriyle olduğu gibi şimdi de yargı içinde Hakyol’cularla yol alıyor ve onlara güveniyor. Bu alandaki hakimiyeti nedeniyle, geçmişte yargı üzerine kurulan baskıları da dikkate alarak orada bir sorun görmüyor.
ABDULHAMİT GÜL'Ü CESUR DAVRANMADIĞI İÇİN GÖREVDEN ALIYOR
- Adalet eski Bakanı Abdulhamit Gül’ü 'cesur davranmadığı' için eleştiriyor ve o nedenle görevden alıyor. Cesaret beklediği alan; kendi düşüncesini aynen savunması, insan hakları, hukuk gibi meselelere saplanıp kalmaması, tereddütler yaşamaması ve bunları bahane olarak öne sürmemesi.
YARGILANAN BAZI SANIKLARLA İLGİLİ ÖZEL İLGİSİ VAR
- Yargılanan bazı sanıklarla ilgili özel ilgisi var. Selahattin Demirtaş’ı 'seni başkan yaptırmayacağız' sözü nedeniyle affetmiyor. Osman Kavala’yı 'hain'” olarak görüyor. Gezi ve kendisine yönelik entelektüel muhalefeti onun eseri olarak görüyor. Kavala meselesine çevresindeki herkesin de kendisi gibi bakmasını istiyor, hiçbir itirazı bu konuda kabul etmiyor.
TRT'YE ÇIKTIĞINDA 15 MİLYON KİŞİNİN İZLEDİĞİNİ ANLATIYOR
- Reytinginin yüksek olduğuna, toplum tarafından dikkatle takip edildiğine inanıyor. En son TRT’ye çıktığında 15 milyon kişinin kendisini izlediğini anlatıyor ve bu oranların kendisine bir rapor olarak sunulduğunu aktarıyor.
SÜLEYMAN SOYLU'YU BAŞARILI BULUYOR
- Bakan olarak hep Devlet Bahçeli tarafından desteklendiği bilinen İçişleri Bakanı Soylu’yu başarılı buluyor ve bunu da hissettiriyor. Bakanlık yapma tarzı olarak Abdülhamid Gül’e, överek verdiği örnek Süleyman Soylu.
ŞİKAYETÇİ OLUNMASINI NANKÖRLÜK OLARAK DEĞERLENDİRİYOR
- Gece gündüz çok çalıştığını, yollar, hastaneler, okullar, havaalanları yaptıklarını dillendirip halen şikâyetçi olunmasını nankörlük olarak değerlendiriyor.
EMİN AKBAŞOĞLU'NU ÇOK TAKDİR EDİYOR
- Beraber çalıştığı kişileri değerlendirmesi çok farklı ve ilginç. Örneğin enflasyon hesabı mizah konusu olan Grup Başkanvekili M. Emin Akbaşoğlu’nu çok takdir ediyor. Bunu da partinin grup başkanvekilleri ile yaptığı görüşmede diğer 4 grup başkanvekilinin yüzüne karşı söylüyor.
AFRİKA'DAKİ ÖĞRENCİLERİ TÜRKİYE'YE GETİRMEK İSTİYOR
- Afrika’yı çok önemsiyor. Oralardaki “elementleri ve madenleri” Türkiye’nin Afrika ülkeleri ile birlikte değerlendirebileceğini planlıyor. Oradaki öğrencileri Türkiye’ye getirmek istiyor. Afrika açılımının nedeni bu.
- Savunma sanayi ve Karadeniz’deki doğal gaza çok fazla umut bağlamış vaziyette. Bunlarla ülkenin refaha ulaşacağına inanıyor.
ERDOĞAN KESİN BİR ADAY PROFİLİ ÇİZMİYOR
Haberin en önemli unsurunu sona bıraktım. Erdoğan ile görüşenlerin tamamı seçimlerde Erdoğan’ın mutlak aday olacağı inancını taşıyor. Bu nedenle 'aday olacak mısınız?' sorusunu kimse dillendirmiyor. Ama görüşmeye bu gözle bakanların kafası da karışıyor. Görüşmenin ardından, ufak ufak yoklama da yapanların edindiği izlenim Erdoğan’ın kesin bir aday profili çizmediği yönünde. Bu şüpheyi oradan kaldıracak bir cümle kurulmamış olması da kafa karışıklığını arttırıyor. Erdoğan’ın tarzı da bu. Daha önce örneğin 'Abdullah Gül kardeşim' diyerek cumhurbaşkanı adayı olarak Gül’ü açıkladığında, TBMM AKP Grup toplantısı salonunda kürsüde hemen yanı başında duran Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da diğerleri gibi bunu o anda orada öğrenmişti."