İsmail Saymaz: Çubuk'ta linç edilen Erdoğan ya da Bahçeli olsaydı

İsmail Saymaz: Çubuk'ta linç edilen Erdoğan ya da Bahçeli olsaydı
Halk Tv yazarı İsmail Saymaz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Çubuk'ta linç girişimine uğramasıyla ilgili bir yazı kaleme aldı. Bu saldırının Recep Tayyip Erdoğan ya da Devlet Bahçeli'ye yapılsaydı ne olacağını anlatan Saymaz, "Çubuk Olayı, muhaliflerin eyleme geçtiklerinde ölümü göze almalarını gerektiğini ispat ediyor" dedi.

Halk Tv yazarı İsmail Saymaz, bugünkü yazısında Çubuk olayına değindi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun linç edildiği olay Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ya da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin başına gelseydi neler olacağını yazan Saymaz, iktidarın cezalandırma görevini yasal olmayan yollardan yapmaya çalıştığını ifade etti.

Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'nın Çubuk semtinde katıldığı şehit cenazesinde linç yedi. Kendisine yumruk atıldı. Bulunduğu ev taşlandı. Daha sonra yumruk atan Osman Sarıgün'e çok düşük bir ceza verildi. Konuyla ilgili Saymaz da şu ifadelere yer verdi:

ERDOĞAN OLSAYDI AKIBET NE OLURDU?

"Ankara Çubuk'taki şehit cenazesinde linç girişimine uğrayan, CHP lideri Kılıçdaroğlu değil de Erdoğan olsaydı akıbet ne olurdu? Akkuzulu Mahallesi sakinleri darbeci ilan edilip tutuklanmaz mıydı? Bahçeli'nin sığındığı ev 'Yakın!' çığlıklarıyla kuşatılsaydı devlet görevlileri 80 dakika boyunca ikinci Madımak girişimine seyirci kalır mıydı?

ÇUBUK OLAYI GÖSTERİYOR Kİ BU SALDIRILAR ASLA KENDİLİĞİNDEN MEYDANA GELMEZ

Allah aşkına söyleyin. Bozkurtlar her bir evi ateşe vermez miydi? Linç hareketleri açısından örneklem oluşturan Çubuk Olayı gösteriyor ki bu saldırılar asla kendiliğinden meydana gelmez ve gelmiyor. İktidar yasal ve resmi zor gücüyle gerçekleştiremediği cezalandırma yetkisini gayrı resmi araçlarla kullanıyor. Harekete geçirilen yandaş kitleler egemen otorite adına davrandıkları ve adeta milli bir vazifeyi yerine getirdikleri bilinciyle suç işliyor. Bu yüzden ceza bile almayacaklarını düşünüyorlar. Linç çoğunluk adına azınlığa yönelen kitlesel şiddettir. Bir siyahinin beyazı linç ettiği hiç görülmemiştir. Bir kadının erkeğe karşı galeyana geldiği de... Galeyana gelmek üstünler için haktır. Linç etmek de!

OSMAN SARIGÜN'ÜN AK PARTİ ÜYESİ OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI

Çubuk'tan sonra inek hırsızı Sarıgün'ün AK Parti üyesi olduğu ortaya çıktı. Hatta AK Parti Etimesgut Belediye Başkan aday adayı Önder Gökçekaya, adliyenin koridorunda Sarıgün'ün elini öperken çekilmiş fotoğrafını 'Türkiye'nin kahramanı' diye paylaştı. Erdoğan, geçmiş olsun demedi. Bahçeli, Kılıçdaroğlu'nu suçlayıp 'O adama yumruk attıracak kadar ne yaptın?' diye sordu.

HANGİ MUHALİF CAN GÜVENLİĞİNDEN EMİN OLABİLİR Kİ?

Kılıçdaroğlu ölümden döndüğü Çubuk'ta, bir yıl sonra korumasız dolaşabildiyse, eğer 'arkasında varsa birileri' varsa, ancak iktidar olabilir. Siyasi azmettiricisi odur. Çubuk Olayı, muhaliflerin eyleme geçtiklerinde ölümü göze almalarını gerektiğini ispat ediyor. Öyle ya, ana muhalefet lideri Ankara'nın göbeğinde, TSK'nın ve Emniyet'in gözleri önünde linç edilebildiğine göre hangi muhalif, iktidara karşı çıkarken veyahut hakkını ararken, can güvenliğinden emin olabilir ki?

HABERE YORUM KAT
Keşfet