İYİ Parti'den net çıkış: Anayasanın ilk dört maddesi tartışmaya kapalıdır!
İYİ Parti Sözcüsü Prof. Dr. Kürşad Zorlu, parti olarak anayasaya dair kırmızı çizgilerinin olduklarını belirtti. Zorlu, ilk dört madde ve bu maddelerin ruhunun korunmasının tartışmaya kapalı olduğunu belirtti.
Sözcü yazarı Aytunç Erkin’e konuşan Zorlu, partisine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
ANAYASANIN İLK DÖRT MADDESİNİN DEĞİŞMESİ TARTIŞMAYA KAPALI
DEVA Partisi lideri Ali Babacan'ın 66. maddenin değiştirilebileceği sözlerinin ardından gündem olan anayasanın ilk dört maddesinin de değişebileceği iddialarına net yanıt veren Zorlu, "Bizim, anayasaya ilişkin kırmızı çizgilerimiz var. Mesela ilk dört madde ve onun ruhunun korunması. Bu konu tartışmaya kapalıdır bizim için" dedi.
“İYİ Parti iktidara gelirse, dış politika dengesinde nerede duracak” sorusuna da şu yanıtı verdi:
MİLLİ MERKEZ YAKLAŞIMIMIZLA UYUMLU BİR YERDE DURACAĞIZ
“Aslında milli merkez yaklaşımımızla uyumlu bir yerde duracağız. Uluslararası kurallar ve uluslararası hukukun çerçevesi temel itibarıyla batı tarafından oluşturulmuştur. Dolayısıyla yer yer istisnai neticeleri olmakla birlikte uluslararası nitelik taşıyan olay ve olgular batının hukuk, egemenlik ve meşruiyet anlayışının dışına çıkmadan yönlenmektedir. Burada batıyı iki merkezde irdelemek mümkündür. Biri ABD diğeri Avrupa ve onun çeperi. Ukrayna savaşı, bu çepere ilişkin safların keskinleştiği bir süreç oluşturmuştur. Bugün uluslararası sistemin oluşa geldiği soğuk savaş döneminin yönetim koşulları belirli değişimler göstermiştir. Batı karşısındaki ülkeleri optimal bir demokrasi anlayışına sevk edebilmenin yolu da karşıtlık ve küresel parçalanma üzerinden değil birleştiricilik ve uyum üzerinden yürünmesini gerekli kılmakta. Artık kalkınma da karşıtların işbirliği ile sürdürülebilir. Örneğin tedarik zinciri meselesi…
TÜRKİYE NEDEN BURADA KALSIN!
Şimdi asıl önemlisi Türkiye'nin bu dengeler içerisinde nerede konumlanacağı. Türkiye, Çin ve Rusya'nın önde olduğu Doğu ile ekonomi ve enerji konularında yüksek bir bağımlılık yaşanırken, değerler sistemi, hukuki ve yapısal olarak batı ile bağımlılık içerisindedir. Ne yazık ki cumhuriyetin kazanımlarından ve dünyadaki özgün yerinden uzaklaşan Türkiye şimdi bu iki bağımlılık arasında teraziyi bozarak bir tür kıskaçta kalmıştır. Çok tartışılmadı ama demokrasiyi, kuvvetler ayrılığını aşındıran bu ucube yönetim sistemi de böyle bir sıkışmışlığın neticesinde daha rahat gün yüzüne çıkmıştır. Türkiye, neden burada kalsın! Hem batıyla hem doğuyla ilişkilerini ileriye götürebilir. İYİ Parti'nin bu ucube yönetim sistemini değiştirme iddiası bir yönüyle Türkiye'nin dış politikasını da yeniden onarabilmenin tezahürüdür.”

ALİ BABACAN, "VATANDAŞLIK TANIMINI DEĞİŞTİRMELİYİZ" DEMİŞTİ
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, katıldığı bir programda, "Vatandaşlık tanımıyla ilgili maddede değişiklik yapılmalı diyoruz. O maddeyi mutlaka daha kuşatıcı kapsayıcı bir madde haline getirmemiz lazım ve 85 milyonun o maddede temsil edilmesi gerektiğini söylüyoruz. 2012'de AK Parti'nin komisyona getirdiği teklifte de bu anlayış vardı zaten. Kimseyi anayasadan çıkarmıyoruz. Tam tersi, 85 milyon insanın vatandaşlık tanımını okuduğunda, 'bu benim' demesini sağlıyoruz. Devlet her vatandaşını olduğu gibi kabul etmek zorunda. Vatandaşımız kendini nasıl tanımlıyorsa devlet o tanıma saygı duymak zorunda" demişti.