Mehmet Ali Çelebi geçmişte söylediklerini unuttu: Gülen'i kurtardınız, yapmasaydınız 15 Temmuz yaşanır mıydı?

Mehmet Ali Çelebi geçmişte söylediklerini unuttu: Gülen'i kurtardınız, yapmasaydınız 15 Temmuz yaşanır mıydı?
AK Parti saflarına geçeceği iddia edilen bağımsız Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, altılı masa yerine Cumhur İttifakı'ndan yana olacağını ve 15 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan direndiği için binlerce insanın hayatta olduğunu söylemesi gündem oldu. Ancak Çelebi'nin 2018 yılındaki konuşması ise tam olarak zıtlık içeriyor. Yaptığı konuşmada Çelebi, "2007'de terör tanımını değiştirdiniz, Fetullah Gülen'i kurtardınız. Eğer yapmasaydınız, bugün 15 Temmuz yaşanır mıydı? Yaşanmazdı" demişti.

CHP İzmir Milletvekili olan, daha sonra partisinden istifa ederek Memleket Partisi'ne geçen Mehmet Ali Çelebi, buradan da istifa etti. İstifasının ardından ise şu anda AK Parti saflarına geçeceği iddia ediliyor. Çelebi bugün yaptığı paylaşımla, AK Parti'ye geçeceğine dair bir sinyal verdi. Fakat Çelebi'nin Meclis tutanaklarına bakıldığında, 15 Temmuz gecesi yaşananlar, Ergenekon ve FETÖ konusunda iktidarı suçlarken, CHP'nin iyi ki var olduğunu söylüyor.

Altılı masa yerine Cumhur İttifakı'nı seçtiğini ifade eden Mehmet Ali Çelebi, 15 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın direnmemesi halinde çok sayıda insanın öleceğini de ifade etti. Meclis arşivine bakıldığında; Mehmet Ali Çelebi'nin 15.12.2018 tarihinde yaptığı konuşmada iktidara çok ağır eleştiriler yönelttiği görülüyor. İşte Çelebi'nin o konuşması:

ÜLKEMİZİN HER YERİNDEN ADALETSİZLİK VE KALİTESİZLİK AKIYOR

"Ülkemizin her yerinden maalesef, adaletsizlik ve kalitesizlik akıyor, bütçeden de öyle. Bir adaletsizlik uygulaması başımızdan geçen. Ergenekon çöktü. Benim bu cümleyi söylemem bir saniyemi aldı ama bu cümleyi bu ülkenin kurması on bir senesini aldı sayenizde ama emin olun hiçlik hiç bu kadar tehlikeli olmamıştı, hiçlik hiç bu kadar zamanımızı çalmamıştı, hiçlik hiç bu kadar insanı mağdur etmemişti. 60 bin dinleme, 17 bin sayfa iddianame, ölümler... Yıllarca kamuoyu ve yargı, hukukun ciddiliğine sarmalanmış palavralarla şüphe ve korkuyla düşünmeye ayartıldı. Neden? Çünkü adaletin hüküm sürmediği her yerde hâkim güçlerin hırsları hüküm sürer. Yaşanan buydu.

ASKERLERİ ŞENLİKLERLE TUTUKLADINIZ, HABUR'DA TERÖRİSTLERİ KARŞILADINIZ

Peki, bu utanç kimin? Geçip geldiğimiz yerlerin ufkundan kendinize şöyle bir bakıyor musunuz? Birliklerimizden 'terörist' diye alındık. 'Subay nasıl terörist olur?' demediniz 'İyi paketledik.' diye sevindiniz. Zekeriya Öz bana 'İtirafçı ol.' dedi. Onun altına zırhlı araç verdiniz. Askerleri şenliklerle tutukladınız, Habur'da teröristleri şenliklerle karşıladınız.

NUTUK SUÇ UNSURU YAPILDI ORALI OLMADINIZ

2008'de tutuklandığımdan bir sene sonra ilk duruşmaya gittiğimde, oradaki seyirciler 'Bu çocuğun burada ne işi var?' diye söylediler bana. Ne çocuğu? 24 yaşında bir teğmeni örgüt yöneticisi, generalleri üye yaptınız 'Olur mu öyle saçmalık?' demediniz, izlediniz. Nutuk suç unsuru yapıldı oralı olmadınız. Oysa Nutuk'u Mustafa Kemal'in ışığından ruhları kamaşan yarasalar ancak suç unsuru görebilirdi, izlediniz. Bunlar Mustafa Kemal'in yenilmezliğine karşı duyulan kızgınlığın zavallıca gösterisinden başka bir şey değildi.

ADAM ÖLDÜRMEKTEN HÜKÜMLÜ ADAMLARI BİZE GİZLİ TANIK YAPTINIZ

Adam öldürmekten hükümlü adamları bize gizli tanık yaptınız, izlediniz. Subayın cep telefonuna sehven terörist numaraları eklendi; ben terörle mücadele ediyorum, dağdaki teröristin kurşunu beni şehit yapardı, bunlarınki beni terörist yapmaya çalıştı, izlediniz. Ali Tatar 'Bu hukuksuzlukla yaşayamam.' diyerek intihar etti, izlediniz, selasına kulak vermediniz. Ayın 19'unda anması var, bakalım gidecek misiniz? Kuddusi Okkır Ergenekon'un kasasıydı, cenazesini belediye kaldırdı, vicdanlarınızı karanlıklara, hakikat duymazlığın ve 'Aman bana dokunulmasın.' rahatlığına sürüverdiniz.

İNSANLARI BOĞMAYA ÇALIŞTINIZ FAKAT BAŞARAMADINIZ

Kumpas netti, müebbet yağdırdılar, izlediniz; hayır, hayır, gülerek izlediniz. İnsanları bir kaşık suda boğmaya çalıştınız fakat başaramadınız çünkü bizim masumiyetimiz sizin karanlıklarınızın erişemeyeceği bir yükseklikte nefes alıp veriyordu.

BİZİ ESİR ALDIĞINIZI SANDINIZ AMA BİZİ ESİR ALAMAZSINIZ

Bizleri esir aldığınızı sandınız, esir aldığınızı sandınız -şu an parti meclisi üyemiz de cezaevinde- ama bizi esir alamazsınız çünkü bizim esir alınan tarafımız en az var olan tarafımızdır. Bizim asıl var olan tarafımız bedenlerimize sığmayarak taşan ve ülkemizin sonsuzluğunda nöbet tutan ruhumuzdur ve tarih bu ruha vurulacak kelepçeyi üretememiştir.

ÇOK HATA YAPTINIZ ÇOK

Çok hata yaptınız, çok. 2004 yılında MGK karar aldı 'Yurt dışında 'F tipini' takip edin, özel okulları takip edin. Öğrenci evlerini İçişleri Bakanlığı takip etsin. Öğrenci evleri uygulamalarına engel olunsun. Bağışlar ve usulsüz para hareketleri MASAK tarafından takip edilsin.' diye tavsiye kararı aldı, oralı olmadınız. Yapsaydınız, 15 Temmuz olur muydu? Olmazdı.

YARGIYI FETÖ'YE TESLİM ETTİNİZ, YAPMASAYDINIZ 15 TEMMUZ YAŞANIR MIYDI?

2007'de terör tanımını değiştirdiniz, Fetullah Gülen'i kurtardınız. Eğer yapmasaydınız, bugün, 15 Temmuz yaşanır mıydı? Yaşanmazdı. 2010 referandumuyla yargıyı FETÖ'ye teslim ettiniz, okyanus ötesine selam çaktınız. Bunu yapmasaydınız 15 Temmuz yaşanır mıydı? Hayır.

KUMPAS DAVALARI NETİCESİNDE DARBE GERÇEKLEŞTİ

Sonrasında, '17 Aralık milat.' dediniz ama 18 Aralıkta Fehmi Koru'yu FETÖ'yle uzlaşma için gönderdiniz. Nasıl bir milattı bu? Sonrasında, ordu hallaç pamuğu gibi atıldı Balyoz, Ergenekon ve diğer kumpas davalarıyla ve kumpas davaları neticesinde darbe gerçekleşti.

YİNE Mİ ALDATILACAKSINIZ?

Sonrasında, Reşat Petek araştırma komisyonu başkanı oldu. Bugün, sağ kolu Gülerce tanık, Sözcü gazetesi yazarları sanık. Şimdi, ne farkı var? Şimdi, bizim davalarda da Şemdin Sakık tanık, Genelkurmay Başkanı sanıktı. Ne farkı var? Yine mi aldatılacaksınız?

İYİ Kİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ VAR, O DÖNEMDE BİR KAYA OLDU

Ve Türk Hava Yollarının ambargo koyduğunu görüyoruz Sözcü, Birgün, Yeniçağ, Karar, Evrensel gazetelerine. FETÖ'yle mücadele böyle mi olur? FETÖ'yle mücadele eden gazeteler bunlar. Nasıl bir samimiyet bu? İyi ki Cumhuriyet Halk Partisi var, o dönemde bir kaya oldu, çöktü hakikat tepesinin üzerine. Ne sandınız? Bu topraklar çok zalim gördü de bir o kadar yiğit, hak bildiğinden ve inancından taviz vermeyen hakikat aşıkları görmedi mi? Hallac-ı Mansur'un sesleri hâlâ yankılanmıyor mu bu topraklarda? (CHP sıralarından alkışlar) Nice hakikatsever bilgelerin, kafası koparılmış, zindanlarda işkencelerden geçirilmiş, sevdikleri katledilmişlerin sesleri ve bakışları bu diyarlarda gezmiyor mu? İşte onlar, bizi hakikatin cesaretine ve korkusuzluğuna, vicdanlı ve yürekli bir dünya kurmaya çağırıyorlar. Biz bu sese kulak verenlerden olacağız. Bu nedenle, biz, her daim 'Hak, hukuk, adalet.' diyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisinden her zaman devrimci Anadolu kültürünün esaret tanımaz, zulme boyun eğmez, hakikatten ayrılmaz yürek atışlarını duyacaksınız. O nedenle geliyoruz, halk görüyor. Şafak çığlıklarıyla sabaha eren o müthiş gece gibi geliyoruz. Kara kışlara inat dallara yürüyen bahar gibi çiçek çiçek geliyoruz. Köpürecekse köpürsün ihanetin suları, karaya hücum eden dalgalar gibi geliyoruz."

KAYNAK: Haberciniz

HABERE YORUM KAT
Keşfet