Murat Yetkin: Bu fiili ittifaka 'İmamoğlu’na kaybettirme lobisi' de diyebiliriz
Gazeteci yazar Murat Yetkin bir yazı kaleme aldı. Yazısında Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’la başa çıkma ihtimali olan bir ismin sivrilip öne çıkmasından rahatsızlık duyan çok fazla kesimin olduğunu aktardı.
"İMAMOĞLU'NA KAYBETTİRME LOBİSİ"
Murat Yetkin yazısında şu ifadeleri kullandı:
"Yerel seçimin aslında en çok İstanbul seçimi olduğunun herkes farkında. CHP bütün hatalarına rağmen İzmir’de cefakar seçmeni, Ankara’da Mansur Yavaş sayesinde kendini fazla sıkıntıda hissetmiyor zaten. Mesele İstanbul ve İmamoğlu.
İmamoğlu’nun durumu ise zor. Çünkü İstanbul seçiminde İmamoğlu’na karşı, özellikle kurulmayan ancak fiilen oluşmuş bir ittifak var. Özellikle kurulmadı bu ittifak, hem Cumhur İttifakı hem de muhalefet partilerinin tercihleriyle oluştu.
Oluştu diyorum çünkü bir yandan da Türkiye’nin mevcut atmosferinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’la başa çıkma ihtimali olan bir ismin sivrilip öne çıkmasından rahatsızlık duyan o kadar çok kesim var ki, mutlaka başlarında bir orkestra şefi gerekmiyor. Bu daha çok siyasi çıkarların yakınsamasıyla oluşmuş, gayrı resmi bir anlayış zemini.
Oluşan bu fiili ittifaka 'İmamoğlu’na kaybettirme lobisi' de diyebiliriz. Bu lobinin üç unsuru var.
1- Cumhur İttifakı bileşenleri. Bu en doğal ve en kolay anlaşılır bileşen. Erdoğan kendisine 2019’da ilk kez yenilgiyi tattıran İmamoğlu’na İstanbul’u da siyaseti de dar etmek istiyor.
2- CHP-dışı muhalefet partilerinin etkili çoğunluğu. Burada başı İYİ Parti ve lideri Meral Akşener geliyor. Siyasette işler abla-kardeş muhabbetinden husumete dönüşebiliyor.
DEM Parti ve Yeniden Refah’ın doğrudan İmamoğlu’na kaybettirme itkisiyle hareket ettiğini söylemek haksızlık olur. DEM kendisini seçmenine kanıtlamak, gerçek gücünü de ölçmek istiyor. Ama bu hamlesiyle İmamoğlu’na kaybettirme ihtimali olduğunu da görecek deneyimde.
Yeniden Refah lideri Fatih Erbakan dün YetkinReport'a 'Aday göstermezsek AK Partinin yedek lastiğine döneriz' yargısını 31 Mart’a dek değiştirmezse bu İmamoğlu’na kaybettirme lobisi için önemli bir kayıp sayılmalı.
Şunu da eklemek gerekiyor ki, tüm bu siyasi partiler kendi kimlikleri olan ayrı partiler ve kimse CHP’ye de İmamoğlu’na da kazandırmak zorunda değil; isteyen bunu daha geniş çaplı bir çoğulcu demokrasi mücadelesi olarak görür, isteyen görmez.
3- İmamoğlu’na kaybettirme lobisinin üçüncü bileşeni ise CHP içindeki hizipleşme."